HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 14 NİSAN 2026, SALI

ÇOCUKLA ÇOCUK OLAN BİR GÖNÜL İNSANI: PROF. DR. HAYDAR BAŞ’IN ÇOCUKLARLA KURDUĞU DERİN BAĞ

14.04.2026 15:17
ÇOCUKLA ÇOCUK OLAN BİR GÖNÜL İNSANI:  PROF. DR. HAYDAR BAŞ’IN ÇOCUKLARLA KURDUĞU DERİN BAĞ
ÇOCUKLA ÇOCUK OLAN BİR GÖNÜL İNSANI:  PROF. DR. HAYDAR BAŞ’IN ÇOCUKLARLA KURDUĞU DERİN BAĞ
Sevginin, samimiyetin ve merhametin en saf hali: çocuklarla kurulan gönül köprüsü
Prof. Dr. Haydar Baş, hayatı boyunca yalnızca siyasi ve fikrî yönüyle değil; insani ilişkilerdeki sıcaklığıyla da hafızalara kazınmış bir isim olarak öne çıktı. Onu yakından tanıyanların en çok dile getirdiği özelliklerden biri ise çocuklarla kurduğu samimi, doğal ve içten iletişimdi.
Haydar Baş, çocukların dünyasına yukarıdan bakan bir yetişkin değil; onların seviyesine inen, onların diliyle konuşan, onların neşesine ortak olan bir gönül insanıydı. Bu yönüyle yalnızca bir lider değil; aynı zamanda çocukların kalbinde iz bırakan bir "dede" figürü olarak da hatırlanıyor.
TORUNUYLA KURDUĞU BAĞ: BİR FOTOĞRAFTAN ÖTE, BİR HAYAT ANLAYIŞI
Oğlu Hasan Baş tarafından zaman zaman paylaşılan aile fotoğrafları, bu yönü somut biçimde ortaya koyuyor. Özellikle kendi adını taşıyan torunu Haydar ile geçirdiği anlar, sıradan bir aile karesinin ötesinde; sevginin, şefkatin ve içtenliğin yansıması olarak dikkat çekiyor.
Dede Haydar ile torun Haydar'ın birlikte geçirdiği vakitler; oyun oynarken, sohbet ederken ya da birlikte vakit geçirirken çekilen karelerde, aradaki bağın ne kadar güçlü olduğu açıkça görülüyor. Bu anlar, yalnızca bir aile hatırası değil; aynı zamanda Haydar Baş'ın çocuklara bakış açısının da bir yansıması olarak hafızalara kazınıyor.
Çocukla çocuk olabilmek, onların dünyasına samimiyetle dahil olabilmek her insana nasip olan bir özellik değildir. Ancak Haydar Baş, bu yönüyle farklılaşan ve çocukların dilinden anlayan nadir şahsiyetlerden biri oldu.
ÇOCUK YÜREĞİNDEN ANLAMAK": BİR KARAKTER MESELESİ
Haydar Baş'ın çocuklarla kurduğu bu güçlü bağın temelinde, onun insan anlayışı ve hayat felsefesi yer alıyor. Çocuklara yaklaşımında herhangi bir yapaylık ya da mesafe bulunmazdı. Onlarla konuşurken bir öğretici değil; bir arkadaş, bir oyun arkadaşı gibi davranırdı.
Bu yaklaşım, onun çocukların dünyasına gerçekten temas edebildiğini gösteriyordu. Çünkü çocuklar, yapmacıklığı değil samimiyeti hisseder. Haydar Baş'ın çocuklarla olan ilişkisi de tam olarak bu samimiyet üzerine kuruluydu.
REHBERİ HZ. PEYGAMBER'Dİ: SEVGİNİN KAYNAĞI SÜNNETTİ
Haydar Baş'ın bu yaklaşımının arkasında ise güçlü bir manevi referans vardı: Hz. Muhammed.
İslam kaynaklarında Hz. Muhammed'in çocuklara karşı olan tutumu, sevgi ve merhametin en üst düzey örneklerinden biri olarak aktarılır. Özellikle torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile olan ilişkisi, bu konuda en çarpıcı örnekler arasında yer alır.
Hz. Peygamber'in torunlarıyla olan münasebetine dair kaynaklarda yer alan bazı dikkat çekici rivayetler şunlardır:
* Secde hâlindeyken torunları sırtına çıktığında onları rahatsız etmemek için secdeyi uzattığı aktarılır.
* Onları omzuna alarak gezdirdiği ve bu sevgisini toplum içinde açıkça gösterdiği bilinir.
* "Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendisidir" buyurarak torunlarına olan sevgisini ve değerini ifade etmiştir.
* Çocukları gördüğünde onları kucaklayıp öptüğü, sevgisini saklamadan gösterdiği rivayet edilir.
Bu yaklaşım, çocuklara değer veren, onları birey olarak gören ve sevgiyle büyüten bir anlayışın temelini oluşturur.
İşte Haydar Baş'ın çocuklarla kurduğu ilişkinin arka planında da bu sünnet anlayışı yer alıyordu. Onun için çocuk, yalnızca geleceğin büyüğü değil; bugünün en saf ve en değerli varlığıydı.
BİR MİRAS OLARAK SEVGİ: HATIRALARDA YAŞAYAN ANLAR
Prof. Dr. Haydar Baş'ın torunlarıyla, çocuklarla ve gençlerle kurduğu bu sıcak bağ; bugün geriye dönüp bakıldığında yalnızca hatıralarda kalan anlar değil, aynı zamanda örnek alınması gereken bir insanlık mirası olarak değerlendiriliyor.
Onun çocuklarla kurduğu ilişki, sevginin gösterilmesi gereken bir değer olduğunu; samimiyetin ise her yaşta karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Bugün o karelere bakıldığında görülen şey sadece bir dede ile torunu arasındaki ilişki değil; aynı zamanda bir gönül insanının, çocukların dünyasında bıraktığı derin ve kalıcı izdir.
ÖZEL HABER- MUHARREM DEĞİRMEN / 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.