HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MART 2026, ÇARŞAMBA

Kahramanların Yazdığı Destan

17.03.2026 00:00
Çanakkale…

Adı anıldığında bile yüreklerde bir sızı, gözlerde bir gurur belirir. Çünkü orası sadece bir savaşın değil, bir milletin yeniden dirilişinin adıdır. O topraklarda süngüyle yazılmış bir destan, kanla sulanmış bir tarih ve dualarla yükselmiş bir zafer saklıdır.

Çanakkale'yi anlamak için bazen büyük tarih kitaplarına değil, cepheden yazılmış bir askerin mektubuna bakmak yeterlidir. Muallim Hasan Ethem'in annesine yazdığı satırlar, o cephedeki ruh hâlini bütün samimiyetiyle anlatır:

 "Valideciğim… Nasihatamiz mektubunu, ortasından dere geçen yemyeşil bir ovanın ortasında, bir armut ağacının altında otururken aldım. Yeşil ekinlerin rüzgârda eğilişi sanki annemden gelen mektubu selamlıyor gibiydi… Hepsi bana doğru eğilip kalkıyor, mektup geldi diyerek beni tebrik ediyordu."

Cephede kan ve barut kokusu vardır ama Hasan Ethem'in satırlarında aynı zamanda tabiatın huzuru ve iman dolu bir ruh da vardır. O, etrafına bakarken doğayı bile kendisiyle sevinir gibi anlatır:

 "Başımı kaldırdım, gölgesinde oturduğum ağacın yaprakları raks eder gibi sallanıyordu. Bir bülbül tatlı sesiyle sanki sevincime iştirak ediyordu. Cığıl cığıl akan dere ise validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor, oynuyor, köpürüyordu."

Bir süre sonra hizmet eri ona sütlü çay getirir. Hasan Ethem şaşırır:

 "Mustafa, bu sütü nereden aldın?

—Şu derenin kenarında yayılan sürünün çobanından aldım efendim, 10 paraya…

Valideciğim, 10 paraya yüz dirhem süt, hem de su katılmamış… Koyundan şimdi sağılmış… Aldım ve içtim."

Fakat o sırada cephede başka bir manzara vardır. Dere kenarında askerler çamaşır yıkamaktadır. İçlerinden biri ezan okumaya başlar. Hasan Ethem o anı şöyle anlatır:

 "O güzel çayın yeşil bir tarafında çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişlerdi. İçlerinden biri öyle güzel bir sesle ezan okuyordu ki… Ben de ellerimi kaldırdım ve şöyle dua ettim:

'Ey Rabbim! Bu kahraman askerlerin bütün dileği, senin yüce adını İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği nasip eyle. Süngülerimizi keskin kıl…"

İşte Çanakkale'nin ruhu budur.

Orada sadece süngüler çarpışmadı; dualar da göklere yükseldi.

Mektubunun sonunda Hasan Ethem annesine şöyle seslenir:

"Anneciğim… Dünyanın en güzel yerleri burasıymış. Yalnız bu memleketlerde düğün olmuyor. İnşallah düşman asker çıkarır da bizi de götürürler, bir düğün yaparız…"

O "düğün" dedikleri şey aslında şehadetti.

Bugün bizlere düşen görev, o kahramanların hatırasını sadece törenlerde anmak değil; onların bize bıraktığı vatanın kıymetini bilmektir.

Çünkü Çanakkale'de dünya bir şeyi gördü:

Bu milletin karşısına çelik zırhlı ordular çıkabilir, ama karşılarında iman dolu göğüsler varsa o millet asla yenilmez.

Çanakkale yalnızca bir zafer değildir.

Bir milletin imanının, haysiyetinin ve fedakârlığının tarihe kazınmış en büyük nişanesidir.

 
Mustafa AYDIN / diğer yazıları
•Kahramanların Yazdığı Destan 17 00:00:00.03.2026
•ÜÇ ZARF HİKÂYESİ 11 00:00:00.03.2026
•Paratoner ve Dua 04 00:00:00.03.2026
•Köyü Boşalttınız, Şimdi Öğretmeni Taşıyacağız Diyorsunuz 25 00:00:00.02.2026
•“Unutulmayan Osuruk Sendromu” 18 00:00:00.02.2026
•Bu Şehrin Derdi Trafik Değil, Tarafgirlik 10 00:00:00.02.2026
•Adalet Mülkün Temelidir 03 00:00:00.02.2026
•BORÇ OSMANLI’DAN KALDI, ÖDEMEK CUMHURİYET’E DÜŞTÜ 28 00:00:00.01.2026
•İhtişamın Gölgesinde Eriyen Saygı 20 00:00:00.01.2026
•Temelden Gelen Sesler 15 00:00:00.01.2026
•Mağdurun Maskesi ve Demokratik Görünümlü İktidarların Sonu 07 00:00:00.01.2026
•Rahmet Ölümü Beklemez 02 00:00:00.01.2026
•Bozkırdan Yükselen Cumhuriyet 24 00:00:00.12.2025
•“Gördüğü insan kardeşini sevmeyen, görmediği Allah’ı sevemez.” 17 00:00:00.12.2025
•Köyleri Boşalttık, Şimdi Şehirlerde Konut Arıyoruz 10 00:00:00.12.2025
•Bir Ülkenin Kriterleri Bozulursa 03 00:00:00.12.2025
•Bu Gençliği Kim Bu Hale Getirdi? 27 00:00:00.11.2025
•Bir Liderin Ardından: 10 Kasım 10 00:00:00.11.2025
•Takke, Türban, Saray ve Medeniyet 05 00:00:00.11.2025
•Aydınlanma: Akılla Başlayan Yolculuk 29 00:00:00.10.2025
•Tefekkür 22 00:00:00.10.2025
•“Kutsal Liderler Ülkesi” 14 00:00:00.10.2025
•Körlük ve Vicdan 08 00:00:00.10.2025
•Ahlak Yerine Marka, Vicdan Yerine Dedikodu 02 00:00:00.10.2025
•Silahsız Kuvvetler ve Sessiz Yığınlar 25 00:00:00.09.2025
•Havadan Gelen Zehir mi, Yoksa Yaşadığımız Çağın Bedeli mi? 17 00:00:00.09.2025
•Taraf Olacaksak Ahlâkın ve Adaletin Tarafında Olalım 10 00:00:00.09.2025
•Zamanın İçinde Ölmeden Yaşamak 03 00:00:00.09.2025
•Özgürlüğün Sonsuz Nefesi 29 00:00:00.08.2025
•Aynı Ülkede, Ayrı Dünyalar 20 00:00:00.08.2025
•Zekâ Kalabalıkta Erir mi? – Ringelmann Etkisinden Günümüze Akıl Tembelliği 12 00:00:00.08.2025
•Müritleşen Zihinler ve İki Yakanın Ortasında Kalanlar 05 00:00:00.08.2025
•Bilgiye Savaş Açanların Karanlığında Yaşamak 29 00:00:00.07.2025
•EMEKLİ BİR PROFESÖRÜN FERYADI ÜZERİNE 15 00:00:00.07.2025
•Din Adamı Yoktur, Dindar İnsan Vardır 02 00:00:00.07.2025
•Harfleri Kutsadık, Hakikati Kaybettik 25 00:00:00.06.2025
•KAŞGAR’DA BAŞLAYAN MÜCADELE 18 00:00:00.06.2025
•YELPAZEYE DÖNÜŞEN SADAKAT: AKLINI KİRAYA VERENLER 11 00:00:00.06.2025
•Devletin Maliyesi mi, Bir Şirketin Bilançosu mu? 29 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs ve Bir Milletin Yeniden Doğuşu 18 00:00:00.05.2025
•ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİL, SORUMLULUKTUR 13 00:00:00.05.2025
•Suçlular Dışarıda, Gazeteciler İçeride 05 00:00:00.05.2025
•Kavramlar, Kavgalar ve Kördüğüm Zihinler 22 00:00:00.04.2025
•İklim Adına Dayatılan Yeni Tutsaklık 16 00:00:00.04.2025
•Yapay Zeka Manipülasyonu ve Medya Okuryazarlığı 09 00:00:00.04.2025
•Adaletin Sessiz Çöküşü 26 00:00:00.03.2025
•Çanakkale: Ruhların Zaferi 18 00:00:00.03.2025
•Türkiye’de Siyasi Söylem Değişikliği ve Muhalefetin Çıkmazı 12 00:00:00.03.2025
•Yapay Zeka Hizmetkâr mı, Tehdit mi? 05 00:00:00.03.2025
•Kime Nasıl Anlatsak 18 00:00:00.02.2025
•Sosyal Medya ve Troll Gerçeği 12 00:00:00.02.2025
•İslam'da İktidar Sahiplerinin Adaleti 29 00:00:00.01.2025
•Çöp bidonu..! 18 00:00:00.11.2024
•"Allah'tan kork, kuldan utan" 09 00:00:00.10.2024
•Eğri taştan doğru duvar olmuyor işte. 10 00:00:00.09.2024
•Bağır, çağır, azarla, memleketi pazarla.. 08 00:00:00.07.2024
•Kültür yolunda tasarruf olmaz, festival olur..! 27 00:00:00.06.2024
•İtibar "tasarrufla olur" 31 00:00:00.05.2024
• "Her fabrika bir kaledir." 20 00:00:00.05.2024
•Fulbright mı? Full ihanet mi? 12 00:00:00.05.2024
•Unutmayın ki; sonsuz iktidar yoktur..! 18 00:00:00.04.2024
•Şiir yazamadık ama şiir gibi bir seçim yaptık.. 04 00:00:00.04.2024
•Shrinkflasyon 05 00:00:00.02.2024
•Bizi ancak utanç kurtarabilir.. 12 00:00:00.01.2024
•Zarf başka mazruf başka.. 03 00:00:00.01.2024
•Kirli çamaşırlar..! 27 00:00:00.12.2023
•Zulüm bizdense, Ben bizden değilim..! 20 00:00:00.12.2023
•Biraz oradan, biraz buradan. Artık hepsi sıradan..! 12 00:00:00.12.2023
•Samimiyet içten gelir, dilden değil.! 05 00:00:00.12.2023
•Ya tutarsa.. 15 00:00:00.11.2023
•Yeni bakanlar, eski sloganlar..! 17 00:00:00.10.2023
•Sosyal medyanın Müslüman siyasetçileri..! 12 00:00:00.10.2023
•Önceliğimiz anlamak olmalı.! 26 00:00:00.09.2023
•Aynı tas aynı hamam.. 19 00:00:00.09.2023
•Taban önemli..! 06 00:00:00.09.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 16 00:00:00.08.2023
•Akıl tutulması... 10 00:00:00.08.2023
•Aset mi kaldı.? 03 00:00:00.08.2023
•Sağlık, ekonomi, siyaset..! 28 00:00:00.07.2023
•Keşke yanılmış olsaydık.! 27 00:00:00.06.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 12 00:00:00.06.2023
• Ekonomide "bir ileri iki geri." 30 00:00:00.05.2023
•Yeni Türkiye ve yeni siyaset dili..! 17 00:00:00.05.2023
•Yordunuz artık..! 08 00:00:00.05.2023
•Bu topraklarda 01 00:00:00.05.2023
•Pergel metaforu 18 00:00:00.04.2023
•Bahaneleri hep aynı..! 03 00:00:00.04.2023
•İtibardan tasarruf olmaz diyenlere itibar etmeyin 20 00:00:00.03.2023
•Seçim sath-ı mailine girerken 13 00:00:00.03.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.