HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 OCAK 2026, SALI

İhtişamın Gölgesinde Eriyen Saygı

20.01.2026 00:00
Eskiden bir Anadolu kasabasında, sakallı, sarıklı, cübbeli bir adam otobüse bindiğinde ortam kendiliğinden değişirdi. Kimse bağırarak konuşmaz, kimse laubaliliği artırmazdı. Otobüs şoförü bile sesini alçaltır, "buyurun hacı amca" demeyi ihmal etmezdi. O adamın gerçekten ne kadar dindar olduğu, hayatında ne yaptığı sorgulanmazdı. 

Sakal, takke ya da cübbe; toplum nezdinde bir ahlak teminatıydı. Yanlış yapmış olsa bile, "bilmeden yaptı", "isteyerek yapmamıştır" diye düşünülürdü. 

Çünkü o kimliği taşıyan insanların hata yapma ihtimali son derece düşüktü; hatta çoğu zaman yok denecek kadar azdı. O görünüş, sadece bir şekil değil, bir sorumluluktu. Taşıyan, onun hakkını adabıyla, edebiyle verir; hâliyle, sözüyle, tavrıyla o kimliği kirletmemeye özen gösterirdi. Bu yüzden saygı, kişinin davranışından önce kimliğine verilirdi.

Bugün ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız.
Son dönemlerde sıkça şu cümleleri duyuyoruz:

"Dindar insanlara olan saygıyı güçlendirmemiz gerekiyor."

"Müslümanlar olarak iyi örnek olmalıyız."

"İnsanlar Müslümanlardan zarar gelmeyeceğini anlamalı."

Bu ifadeler ilk bakışta doğru ve yerinde gibi duruyor. Ancak asıl sorulması gereken soru şu: Bu cümleleri neden bugün kuruyoruz?

Yirmi, otuz, kırk yıl önce neden böyle bir ihtiyaç hissedilmiyordu?

O yıllarda bu ülkede başörtüsü kısmen yasaktı, sakal fişleme sebebi olabiliyordu, namaz kılan memur potansiyel suçlu gibi görülebiliyordu. Buna rağmen toplumun vicdanında dindar insana duyulan saygı bugünkünden çok daha güçlüydü. 

Aileler küçük çocuklarını baskılara rağmen gizliden gizliye Kur'an öğrensin diye hocalara gönderir, dinini bilsin isterdi. "Hoca" denilen insana yanlış bile yakıştırılmazdı.

Bugün ise her şey serbest.
Başörtüsü serbest, sakal serbest, cübbe serbest.

Umreye, hacca gitmek kolaylaştı; hatta neredeyse turistik bir faaliyete dönüştü.

Cami sayısı arttı, din görevlisi sayısı arttı, Kur'an kursları her caminin yanında çoğaldı. Kadın-erkek öğreticiler atandı, imkânlar genişledi.

Peki sonuç ne oldu?

Bunca imkâna rağmen, Müslümanlara duyulan saygı azaldı.

Artık "Bu camiye gidiyor", "Sakallı", "Hacı", "Hoca" denildiğinde insanlar durup düşünmüyor. Aksine, "Bunlardan her şey beklenir" diyen bir algı giderek yayılıyor. Daha da acı olanı, bu algının; muhafazakâr olduğunu, özgürlükleri savunduğunu, İslam'ı temsil ettiğini iddia eden bir iktidar döneminde yerleşmiş olmasıdır.

Eskiden cuma namazlarında cemaat sokaklara taşardı. Bugün ise birçok yerde son cemaat yeri ya doluyor ya dolmuyor. Camiler büyüdü, minareler yükseldi; fakat cemaat küçüldü. Fiziki ihtişam arttı ama manevi ağırlık aynı oranda artmadı hatta küçüldü.

Burada çok net bir ayrım yapmak gerekiyor:
İnsan dinden soğumaz. Ama dini temsil ettiğini söyleyenlerin tutarsızlığından, gösterişinden ve adaletsizliğinden soğur.

Gösterişte Müslüman olup, pratikte bambaşka bir ahlak sergileyenler; sadece kendilerini değil, İslam'ı da toplumun gözünde yıpratmaktadır.

Sorun dinin kendisi değildir.
Sorun, dinin ahlaktan, adaletten ve tevazudan koparılmasıdır.

Her yere ihtişamlı camiler yaptık. Ama o camilerin içini dolduracak ihtişamlı bir ahlakı çoğaltamadık. 

Minareleri yükselttik; fakat o minarelerin gölgesinde Müslüman olana duyulan saygıyı koruyamadık.

Bugün "saygıyı nasıl artırırız?" diye soruluyorsa, cevap yeni binalarda, yeni Kur'an Kurslarında, yeni sloganlarda değildir.

Cevap; dürüstlükte, adalette, kul hakkına riayette ve gösterişten uzak durmakta gizlidir.

İnsanlar vaazdan çok hayata bakar.

Sözden çok davranışı tartar.

Eğer böyle devam ederse, daha büyük camiler yapabiliriz; ama daha büyük bir boşluğu da birlikte büyütürüz.

Çünkü saygı zorla öğretilmez.
Saygı, yaşanarak kazanılır.
 
Mustafa AYDIN / diğer yazıları
•İhtişamın Gölgesinde Eriyen Saygı 20 00:00:00.01.2026
•Temelden Gelen Sesler 15 00:00:00.01.2026
•Mağdurun Maskesi ve Demokratik Görünümlü İktidarların Sonu 07 00:00:00.01.2026
•Rahmet Ölümü Beklemez 02 00:00:00.01.2026
•Bozkırdan Yükselen Cumhuriyet 24 00:00:00.12.2025
•“Gördüğü insan kardeşini sevmeyen, görmediği Allah’ı sevemez.” 17 00:00:00.12.2025
•Köyleri Boşalttık, Şimdi Şehirlerde Konut Arıyoruz 10 00:00:00.12.2025
•Bir Ülkenin Kriterleri Bozulursa 03 00:00:00.12.2025
•Bu Gençliği Kim Bu Hale Getirdi? 27 00:00:00.11.2025
•Bir Liderin Ardından: 10 Kasım 10 00:00:00.11.2025
•Takke, Türban, Saray ve Medeniyet 05 00:00:00.11.2025
•Aydınlanma: Akılla Başlayan Yolculuk 29 00:00:00.10.2025
•Tefekkür 22 00:00:00.10.2025
•“Kutsal Liderler Ülkesi” 14 00:00:00.10.2025
•Körlük ve Vicdan 08 00:00:00.10.2025
•Ahlak Yerine Marka, Vicdan Yerine Dedikodu 02 00:00:00.10.2025
•Silahsız Kuvvetler ve Sessiz Yığınlar 25 00:00:00.09.2025
•Havadan Gelen Zehir mi, Yoksa Yaşadığımız Çağın Bedeli mi? 17 00:00:00.09.2025
•Taraf Olacaksak Ahlâkın ve Adaletin Tarafında Olalım 10 00:00:00.09.2025
•Zamanın İçinde Ölmeden Yaşamak 03 00:00:00.09.2025
•Özgürlüğün Sonsuz Nefesi 29 00:00:00.08.2025
•Aynı Ülkede, Ayrı Dünyalar 20 00:00:00.08.2025
•Zekâ Kalabalıkta Erir mi? – Ringelmann Etkisinden Günümüze Akıl Tembelliği 12 00:00:00.08.2025
•Müritleşen Zihinler ve İki Yakanın Ortasında Kalanlar 05 00:00:00.08.2025
•Bilgiye Savaş Açanların Karanlığında Yaşamak 29 00:00:00.07.2025
•EMEKLİ BİR PROFESÖRÜN FERYADI ÜZERİNE 15 00:00:00.07.2025
•Din Adamı Yoktur, Dindar İnsan Vardır 02 00:00:00.07.2025
•Harfleri Kutsadık, Hakikati Kaybettik 25 00:00:00.06.2025
•KAŞGAR’DA BAŞLAYAN MÜCADELE 18 00:00:00.06.2025
•YELPAZEYE DÖNÜŞEN SADAKAT: AKLINI KİRAYA VERENLER 11 00:00:00.06.2025
•Devletin Maliyesi mi, Bir Şirketin Bilançosu mu? 29 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs ve Bir Milletin Yeniden Doğuşu 18 00:00:00.05.2025
•ELEŞTİRMEK SUÇ DEĞİL, SORUMLULUKTUR 13 00:00:00.05.2025
•Suçlular Dışarıda, Gazeteciler İçeride 05 00:00:00.05.2025
•Kavramlar, Kavgalar ve Kördüğüm Zihinler 22 00:00:00.04.2025
•İklim Adına Dayatılan Yeni Tutsaklık 16 00:00:00.04.2025
•Yapay Zeka Manipülasyonu ve Medya Okuryazarlığı 09 00:00:00.04.2025
•Adaletin Sessiz Çöküşü 26 00:00:00.03.2025
•Çanakkale: Ruhların Zaferi 18 00:00:00.03.2025
•Türkiye’de Siyasi Söylem Değişikliği ve Muhalefetin Çıkmazı 12 00:00:00.03.2025
•Yapay Zeka Hizmetkâr mı, Tehdit mi? 05 00:00:00.03.2025
•Kime Nasıl Anlatsak 18 00:00:00.02.2025
•Sosyal Medya ve Troll Gerçeği 12 00:00:00.02.2025
•İslam'da İktidar Sahiplerinin Adaleti 29 00:00:00.01.2025
•Çöp bidonu..! 18 00:00:00.11.2024
•"Allah'tan kork, kuldan utan" 09 00:00:00.10.2024
•Eğri taştan doğru duvar olmuyor işte. 10 00:00:00.09.2024
•Bağır, çağır, azarla, memleketi pazarla.. 08 00:00:00.07.2024
•Kültür yolunda tasarruf olmaz, festival olur..! 27 00:00:00.06.2024
•İtibar "tasarrufla olur" 31 00:00:00.05.2024
• "Her fabrika bir kaledir." 20 00:00:00.05.2024
•Fulbright mı? Full ihanet mi? 12 00:00:00.05.2024
•Unutmayın ki; sonsuz iktidar yoktur..! 18 00:00:00.04.2024
•Şiir yazamadık ama şiir gibi bir seçim yaptık.. 04 00:00:00.04.2024
•Shrinkflasyon 05 00:00:00.02.2024
•Bizi ancak utanç kurtarabilir.. 12 00:00:00.01.2024
•Zarf başka mazruf başka.. 03 00:00:00.01.2024
•Kirli çamaşırlar..! 27 00:00:00.12.2023
•Zulüm bizdense, Ben bizden değilim..! 20 00:00:00.12.2023
•Biraz oradan, biraz buradan. Artık hepsi sıradan..! 12 00:00:00.12.2023
•Samimiyet içten gelir, dilden değil.! 05 00:00:00.12.2023
•Ya tutarsa.. 15 00:00:00.11.2023
•Yeni bakanlar, eski sloganlar..! 17 00:00:00.10.2023
•Sosyal medyanın Müslüman siyasetçileri..! 12 00:00:00.10.2023
•Önceliğimiz anlamak olmalı.! 26 00:00:00.09.2023
•Aynı tas aynı hamam.. 19 00:00:00.09.2023
•Taban önemli..! 06 00:00:00.09.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 16 00:00:00.08.2023
•Akıl tutulması... 10 00:00:00.08.2023
•Aset mi kaldı.? 03 00:00:00.08.2023
•Sağlık, ekonomi, siyaset..! 28 00:00:00.07.2023
•Keşke yanılmış olsaydık.! 27 00:00:00.06.2023
•Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke, demokratik ve özgür olamaz..! 12 00:00:00.06.2023
• Ekonomide "bir ileri iki geri." 30 00:00:00.05.2023
•Yeni Türkiye ve yeni siyaset dili..! 17 00:00:00.05.2023
•Yordunuz artık..! 08 00:00:00.05.2023
•Bu topraklarda 01 00:00:00.05.2023
•Pergel metaforu 18 00:00:00.04.2023
•Bahaneleri hep aynı..! 03 00:00:00.04.2023
•İtibardan tasarruf olmaz diyenlere itibar etmeyin 20 00:00:00.03.2023
•Seçim sath-ı mailine girerken 13 00:00:00.03.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.