HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 NİSAN 2026, ÇARŞAMBA

ÇOCUKLAR SUÇA SÜRÜKLENDİKTEN SONRA MI, ÖNCE Mİ?

21.04.2026 00:00
Türkiye bugün çocukların karıştığı ağır suçları konuşuyor. Televizyon ekranları dolu, sosyal medya yorumlarla taşmış durumda, herkes çözüm önerisi sunuyor, herkes bir anda "uzman" kesilmiş durumda. Sert cümleler kuruluyor, büyük büyük analizler yapılıyor. Ancak bu yoğun tartışmanın ortasında göz göre göre görmezden gelinen çok temel bir gerçek var: Bu mesele bugün ortaya çıkmadı. Bu tablo bir anda oluşmadı. Bu çocuklar bir gecede suç makinesine dönüşmedi. Bugün karşımızda duran tablo; yıllardır sahada büyüyen, adım adım derinleşen, defalarca uyarısı yapılan ama sistematik şekilde ihmal edilen bir sürecin sonucudur.
Ve burada açıkça ifade edilmesi gereken bir gerçek daha var. Bugün konuşanların büyük kısmının yıllarca sessiz kaldığı bu konuda, 3. Göz Medya ve 3. Göz Gazetesi uzun süredir sahadan veriyle, gözlemle, somut örneklerle bu tehlikeyi gündeme taşıdı. Araştırmacı Gazeteci İrfan Aydın ise bu süreci masa başından değil, doğrudan sahaya inerek, mahalleleri gezerek, okul çevrelerini gözlemleyerek, gençlerle birebir temas kurarak analiz etti ve yazdı. Bu mesele bir iki haberle geçiştirilmiş bir başlık değil; yıllara yayılan, süreklilik gösteren, çoğu zaman rahatsız edici olduğu için görmezden gelinen uyarılar zinciridir.
Yıllar önce yazılan yazılarda, yapılan haberlerde ve hazırlanan dosyalarda çok net başlıklar vardı. Okul çevrelerinde artan gruplaşmalar, çocuklar arasında bıçak taşımanın giderek sıradanlaşması, küçük yaşta şiddetin bir güç gösterisine dönüşmesi, mahalle aralarında değişen dil ve davranış kalıpları, ekonomik baskının çocuklar üzerindeki etkisi, aile içi kopuşların çocukları sokakla baş başa bırakması ve en önemlisi sosyal medyanın çocukları kontrolsüz bir şekilde yönlendirmesi… Bunların hepsi defalarca yazıldı. "Çocuklar arasında bıçak taşımak sıradanlaşıyor" dendiğinde abartı denildi. "Okul çevrelerinde gruplaşmalar tehlikeli bir noktaya gidiyor" denildiğinde kimse ciddiye almadı. "Gençlerin dili sertleşiyor, sokak farklı bir yöne evriliyor" dendiğinde kulaklar kapandı. Çünkü o günlerde mesele henüz bu kadar görünür değildi. Görmezden gelmek daha kolaydı.
Bugün ise o uyarıların tamamı sahada karşılık bulmuş durumda. Şanlıurfa'da okul çevresinde yaşanan ve silah kullanılan olayda bir çocuk hayatını kaybetti. Kahramanmaraş'ta sosyal medya üzerinden başlayan bir tartışma okul içinde bıçaklı saldırıya dönüştü. İstanbul Esenyurt'ta 16 yaşındaki bir çocuk gasp sırasında yaşıtını bıçakladı. Bursa'da eğitim sisteminden kopmuş bir çocuğun hırsızlığa yöneldiği ortaya çıktı. Ankara'da öğrencilerin sosyal medya üzerinden organize olup başka bir okula baskın planladığı olay güvenlik güçlerinin son anda müdahalesiyle engellendi. Bu olayların hiçbiri münferit değil. Hiçbiri tesadüf değil. Her biri yıllardır anlatılan sürecin kaçınılmaz sonucudur.
Burada asıl üzerinde durulması gereken nokta şudur: Bu çocuklar bir anda suç işlemeye başlamıyor. Bu bir süreçtir. Önce küçük sinyaller başlar. Okuldan kopuş, devamsızlık, ders başarısında düşüş, disiplin sorunları… Ardından aile ile bağ zayıflar. Evde iletişim kopar, denetim azalır. Çocuk daha fazla sokakta zaman geçirmeye başlar. Sosyal medya etkisi artar, yanlış rol modeller devreye girer. Şiddet normalleşir. Grup psikolojisi devreye girer. Ve en sonunda çocuk kendisini suçun içinde bulur. En tehlikeli olan ise bu sürecin büyük ölçüde görünür olmasıdır. Yani aslında sistem bu çocukları görüyor. Okul görüyor, öğretmen görüyor, çevre görüyor, çoğu zaman aile de görüyor. Ama zamanında, doğru ve etkili müdahale yapılmıyor.
3. Göz Medya'nın ve İrfan Aydın'ın yıllardır altını çizdiği en kritik nokta da tam olarak buydu. Sorun suç işleyen çocuk değil; suça sürüklenen çocuğun o noktaya gelene kadar yalnız bırakılmasıdır. Bugün birçok vakaya baktığımızda aynı tablo karşımıza çıkıyor. Disiplin kaydı olan ama takip edilmeyen öğrenciler, devamsızlığı artan ama sistem tarafından izlenmeyen çocuklar, aile içi sorunları bilinen ama sosyal destek mekanizmasına dahil edilmeyen bireyler, sosyal medyada riskli davranışlar sergileyen ama kontrol edilmeyen gençler… Yani aslında sorun bilinmesine rağmen çözüm üretilmiyor. Sistem görüyor ama müdahale edemiyor. Ve bu boşluk, çocukları sokakla, suçla ve şiddetle baş başa bırakıyor.
Bugün gelinen noktada herkes konuşuyor. Ekranlarda saatlerce süren tartışmalar, sert eleştiriler, çözüm önerileri… Ancak burada sormak gereken çok net bir soru var: Neredeydiniz? Bu mesele bugün ortaya çıkmadı. Bu çocuklar bir gecede bu hale gelmedi. Bu tablo yıllardır göz göre göre büyüdü. 3. Göz Medya yazarken, 3. Göz Gazetesi sayfalarında bu mesele işlenirken, İrfan Aydın sahadan gözlemlerle bu süreci anlatırken neden bu kadar yüksek ses yoktu? Neden o günlerde bu kadar net, bu kadar kararlı bir duruş sergilenmedi? Neden bu meseleler "abartı" denilerek geçiştirildi?
Gerçek şu ki bugün konuşulanların büyük kısmı geç kalmış bir farkındalığın sonucudur. Ama bu mesele artık sadece fark edilerek çözülebilecek bir aşamada değildir. Çünkü sorun derinleşmiştir, yaygınlaşmıştır ve artık toplumsal bir güvenlik meselesine dönüşmüştür. Çocuklar sadece suça karışmıyor; aynı zamanda şiddeti bir iletişim dili olarak benimsemeye başlıyor. Bu, geleceğe dair en büyük risklerden biridir.
Bu noktada yapılması gereken bellidir. Olaydan sonra devreye giren bir sistemle bu sorun çözülemez. Çocuk suç işledikten sonra başlayan adli süreçler, sadece sonucu yönetir; sebebi ortadan kaldırmaz. Asıl ihtiyaç olan şey, erken müdahale mekanizmasıdır. Riskli çocuk erken tespit edilmeli, okul, aile ve sosyal hizmetler arasında koordineli bir yapı kurulmalı, rehberlik sistemi güçlendirilmeli, ailelere yönelik destek programları zorunlu hale getirilmeli, sosyal medya üzerindeki denetim artırılmalı ve çocukların enerjisini yönlendirecek spor, sanat ve eğitim alanları yaygınlaştırılmalıdır. Aksi takdirde her yeni olaydan sonra aynı cümleleri kurmaya devam ederiz.
Bugün mesele sadece çocukların suça karışması değildir. Mesele, toplumun en kırılgan kesiminin sistemli şekilde kaybedilmesidir. Bir çocuk bıçak taşıyorsa, bu sadece bireysel bir sorun değildir; bu toplumsal bir alarmdır. Bir çocuk silah kullanıyorsa, bu sadece bir adli vaka değildir; bu geleceğe yönelik bir tehdittir.
Türkiye artık şu soruya net ve samimi bir cevap vermek zorundadır: Çocukları suça karıştıktan sonra mı konuşacağız, yoksa daha o noktaya gelmeden koruyacak mıyız? Bu sorunun cevabı aslında yıllardır verildi. Yazıldı, anlatıldı, uyarıldı. 3. Göz Medya yazdı, İrfan Aydın uyardı, sahadan gerçekler ortaya kondu. Ama dinlenmedi. Görmezden gelindi. Ertelendi.
Bugün ise artık erteleme lüksü kalmamıştır. Bugün artık konuşma değil, gereğini yapma zamanıdır. Çünkü kaybedilen her çocuk, sadece bir istatistik değildir. Bu toplumun geleceğinden eksilen bir parçadır. Ve bu kayıp büyüdükçe, geri dönüşü de o kadar zor olacaktır.
 
Muharrem DEĞİRMEN /GÖZLEM / diğer yazıları
•ÇOCUKLAR SUÇA SÜRÜKLENDİKTEN SONRA MI, ÖNCE Mİ? 21 00:00:00.04.2026
•Bu Bir Veda Değil, Bir Kavuşmanın Hikâyesi 14 00:00:00.04.2026
•10 NİSAN'IN GERÇEK TABLOSU: SAHADA VAR, AMA YOK SAYILAN BİR TEŞKİLAT OLMAMALI! 10 00:00:00.04.2026
•YÖNETİLEMEYEN ORHANGAZİ: BOŞLUĞU ÇETELER DOLDURUYOR, BEDELİNİ ÜÇÜNCÜ GÖZ MEDYA VE İRFAN AYDIN ÖDÜYOR 07 00:00:00.04.2026
•ORHANGAZİ YAZILARI 7 07 00:00:00.04.2026
•SPORUN TEPESİNDEKİ ÇÜRÜMÜŞ DÜZEN 01 00:00:00.04.2026
•ORHANGAZİ NOTLARI 6 01 00:00:00.04.2026
•Bir Hayalin, Bir Vizyonun ve Bir Emeğin Sessiz Vedası 26 00:00:00.03.2026
•ORHANGAZİ NOTLARI 5 26 00:00:00.03.2026
•Çanakkale’yi Mustafa Kemal’siz Okumak: Tarihe Karşı Bilinçli Bir Körlük 17 00:00:00.03.2026
•Çocuklar ölüyorsa hiçbir başarı anlamlı değildir 11 00:00:00.03.2026
•ORHANGAZİ YAZILARI 4 11 00:00:00.03.2026
•Hukuk Haritası mı değişti? İstanbul ve Bolu’da Suç, Orhangazi Serbest 04 00:00:00.03.2026
•ORHANGAZİ NOTLARI 3… 04 00:00:00.03.2026
•Küçük Esnafa Yük, Zincire Dokunulmazlık 25 00:00:00.02.2026
•ORHANGAZİ NOTLARI 2 25 00:00:00.02.2026
•Sadece Başkan Değil, Esnafın Yol Haritası Fahrettin Bilgit 18 00:00:00.02.2026
•BEKİR AYDIN YÖNETİMİNİN EN BÜYÜK KORKUSU 10 00:00:00.02.2026
•Siyaset Yeniden Milletin Yükünü Omuzlamalı 03 00:00:00.02.2026
•Bir Düdükle Silinen Emek: Amatör Futbol Nereye Gidiyor 30 00:00:00.01.2026
•BU CV’YE RAĞMEN BU İHALE NASIL VERİLDİ SAYIN BOZBEY? 28 00:00:00.01.2026
•Sadece Haber Değil, Sorumluluk Üreten Bir Medya 20 00:00:00.01.2026
•“Orhangazi’deki muhalefet boşluğunu doldurmaya çalışıyoruz” 15 00:00:00.01.2026
•ANNESİNİN EVLADI, HAYDAR HOCANIN TALEBESİ İRFAN AYDIN 11 00:00:00.01.2026
•Belediye Başkanlığı mı, Husumet Merkezi mi? 07 00:00:00.01.2026
•Bu Kente Beş Soru Sorduk, Şimdi Sıra Cevaplarda 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPOR SESSİZCE TASFIYE EDİLİYOR 24 00:00:00.12.2025
•İznik Örnek, Orhangazi İbret! 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEMEYEN ORHANGAZİ: BOŞLUĞU ÇETELER DOLDURUYOR, BEDELİNİ ÜÇÜNCÜ GÖZ MEDYA VE İRFAN AYDIN ÖDÜYOR 10 00:00:00.12.2025
•BU İLÇEDE YÖNETİM ÇÖKMÜŞTÜR! 05 00:00:00.12.2025
•Bülent Bakış’tan siyaset üstü bir mücadele 04 00:00:00.12.2025
•KIRMIZIDAN SİYAHA: PAPA’NIN AYAKKABISINA GİZLENEN DİPLOMASİ 03 00:00:00.12.2025
•Çocuklar ölüyorsa hiçbir başarı anlamlı değildir 27 00:00:00.11.2025
•RUHSUZ KASABA ORHANGAZİ 19 00:00:00.11.2025
•Vefa Bitti, Gösteriş Kaldı! 11 00:00:00.11.2025
•ATATÜRK’E LAYIK OLABİLMEK! 10 00:00:00.11.2025
•Zeytin Dallarında Sessiz Bir Çöküş 05 00:00:00.11.2025
•Orhangazi’de Cumhuriyetin İlk Nefesi 29 00:00:00.10.2025
•29 Ekim Kutlamalarına BERNA İL mührü 29 00:00:00.10.2025
•Siyasetin Kör Noktasında ki ORHANGAZİ 22 00:00:00.10.2025
•Zeytin Para Edecek mi? Zeytinyağı Piyasasında Ne Olacak? 14 00:00:00.10.2025
•Bu torakların sesi BÜLENT BAKIŞ 12 00:00:00.10.2025
•HASTALARIN UMUDU, SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SABRI TÜKENİYOR 08 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’nin Canına Okuyanlara Son Uyarı 02 00:00:00.10.2025
•Suskunluğunuzun arkasında korku mu var, çıkar hesapları mı? 27 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’de Adaletin Yeni Rotası 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Gününü kutlamak “VEFA” ile başlar 18 00:00:00.09.2025
•Belirsizlik büyüdükçe kuşku haklılaşır! 17 00:00:00.09.2025
•MHP’li Bozoğlu’ndan Kaymakama İstiklal Marşı çıkışı 08 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’nin gölü kendine küsmüşken 03 00:00:00.09.2025
•Hakikate Adanan Bir Ömür: 30 Ağustos’un Ruhuyla Haydar Baş’ın Vasiyeti 29 00:00:00.08.2025
•Orhangazi Kent Konseyi Ortak Akıl mı, Ortak Çıkar Kulübü mü? 20 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİMETRELİ ARKADAŞLAR… 18 00:00:00.08.2025
•Yurt Yerini kime neden sattın Bekir Aydın? 12 00:00:00.08.2025
•SİYASETİN UMUDU, HALKIN SESİ BERNA İL 05 00:00:00.08.2025
•Birinci Vazifen’ Bursa’da Birlik Ruhunun İmtihanı Kalem burada biter; meydan, umuda kalsın. 05 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’NİN PART TİME SİYASETÇİLERİ 29 00:00:00.07.2025
•Kırsalın Şehirleştirilmesi mi, Hafızasızlaştırılması mı? 15 00:00:00.07.2025
•ZALİMLERİN DEĞİŞMEYEN SOYU VE HÜSEYİNLERİN DİMDİK DURUŞU 05 00:00:00.07.2025
•Bir Selam Kadar Uzağımızda Ölüm Bizler hep birlikte İyiyiz 02 00:00:00.07.2025
•İKİ YÜZ KARASI AYNA: A HABER VE HALK TV 28 00:00:00.06.2025
•Fazıl Say ile "İznik Türküsü"nün Ardından 25 00:00:00.06.2025
•Ustadan Eser Kaldı, Senden Ne Kalacak? 18 00:00:00.06.2025
•Orhangazi Ziraat Şubesi’nde Ne Oluyor? 18 00:00:00.06.2025
•Partideki 'Biz'den Olmayanlar' Meselesi 18 00:00:00.06.2025
•Mahkumlar ve Yakınlarının Umutlarıyla Oynanan İnfaz Oyunu 11 00:00:00.06.2025
•İznik’ten Ankara’ya Giden Yol Kağan Mehmet Usta 29 00:00:00.05.2025
•“İstanbul’da Suç Olan, Orhangazi’de Neden Normalleştiriliyor?” 13 00:00:00.05.2025
•Hakikati Yazmanın Bedeli 05 00:00:00.05.2025
•Orhangazi’de Eski Mezar Taşlarının Sahipsizliği ve Korunma İhtiyacı: Tarih ve Kültürün Yok Olma Tehlikesi 28 00:00:00.04.2025
•Bursaspor’un Diriliş Öyküsü 16 00:00:00.04.2025
•Hakikat bayrağı düşmez Âşıklar ölmez 14 00:00:00.04.2025
•Cezaevlerinde Adalet Krizi ve Yaklaşan Tehlike 09 00:00:00.04.2025
•Siyaset Tartışıyor, Halk Geçim Derdiyle Boğuşuyor 26 00:00:00.03.2025
•Türkiye ve Orhangazi'de kadın cinayetleri 07 00:00:00.03.2025
•RAMAZANLAR DEĞİŞMEDİ, İNSANLAR DEĞİŞTİ 05 00:00:00.03.2025
•Orhangazi’de BESAŞ Fırtınası Ekmeğin ve Adaletin Hikâyesi 25 00:00:00.02.2025
•Adaletin Peşinde İki Farklı Perspektif 18 00:00:00.02.2025
•Cemal Öner: Orhangazi'nin Milli Görüş Davasına Adanmış İsmi 09 00:00:00.02.2025
•Araştırmacı Gazeteci İrfan Aydın ve 3. Göz Medya’nın Uyuşturucu ile Mücadelesi: Yargı Reformuna Yön Veren Rapor 03 00:00:00.02.2025
•Büyükbaş Hayvancılıkta Kriz: Her Kalemiyle Gerçekler Kurbanlık Büyükbaş Hayvanın Gerçek Bedeli 29 00:00:00.01.2025
•Neler bırakmadık ki 2024’te! 01 00:00:00.01.2025
•Hani otopark spor kulüplerine verilecekti? 25 00:00:00.12.2024
•Müslüman coğrafyasında "Müslüman" arar olduk..! 17 00:00:00.12.2024
•Çalışma hayatında öncü bir kadın ŞÜKRAN ÇOKLAR GÜNDÜZ 16 00:00:00.12.2024
•Özge Demir: Hak Mücadelesinin Güçlü Sesi 10 00:00:00.12.2024
•Orhangazi Tarımına Yön Veren Bir Lider: Dinçer Dimrit 06 00:00:00.12.2024
•PAŞAPINAR’A VE HİZMETE ADANMIŞ BİR HAYAT: CAVİT TAŞ 04 00:00:00.12.2024
•Eğitim, Sanayi ve Sosyal Kalkınmada Öncü Orhangazi TSO 03 00:00:00.12.2024
•Biri anlatsın Ne oluyor bu ülkede? 18 00:00:00.11.2024
•Topuklu Efe Çalışıyor, muhalifleri sahte hesaplarla uğraşıyor 06 00:00:00.11.2024
•BASKF için neden Çetin Yıldız ve ekibi? 31 00:00:00.10.2024
•OKURUMUZDAN MEKTUP VAR!!! 09 00:00:00.10.2024
•Rakı-Balıktan sporcu ile ilgilenmeye fırsat bulamayan Osman Kılıç 16 00:00:00.09.2024
•Sevdası TÜRKİYE olanların adresi 03 00:00:00.09.2024
•Bursa Gençlik ve Spor’da Gökay AZAK büyük bir şanstır 14 00:00:00.08.2024
•Gürle üzerine yazmak 20 00:00:00.07.2024
•Akçe, spor malzemeleri ve Cem Gençoğlu 29 00:00:00.06.2024
•Rakı-Balık Osman Kılıç!!! 24 00:00:00.06.2024
•Orhangazi’nin Sözde Abdulhamid Han Sevdalıları 15 00:00:00.06.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.