HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 29 NİSAN 2026, ÇARŞAMBA

Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’ndan Emek ve Adalet Çağrısı: Madencilerin Mücadelesi Gündemde

29.04.2026 10:35
Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’ndan Emek ve Adalet Çağrısı: Madencilerin Mücadelesi Gündemde
Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’ndan Emek ve Adalet Çağrısı: Madencilerin Mücadelesi Gündemde
Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ile Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, madencilerin süregelen hak arayışına ilişkin yaptıkları açıklamalarla Türkiye'de emek, adalet ve ekonomik düzen tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Yapılan değerlendirmelerde yalnızca işçi hakları değil, aynı zamanda mevcut sistemin yapısal sorunları da sert bir dille ele alındı.
 "SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ"
Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, madencilerin çalışma koşullarını anlatırken kullandığı ifadelerle sahadaki gerçekliği çarpıcı şekilde ortaya koydu. Yerin metrelerce altında ölümle burun buruna çalışan işçilerin, sadece yaşamlarını değil, ailelerinin geleceğini de riske attığını vurgulayan Çakır, bu mücadelenin bir insanca yaşam mücadelesi olduğunu dile getirdi.
Çakır, işçilerin patronlarla karşı karşıya gelme niyetinde olmadığını, ancak emeğin karşılığının verilmemesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Aylarca maaş alamayan işçilerin varlığına dikkat çekerek, ekonomik darboğazın yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, doğrudan insan hayatını etkilediğini belirtti. Ailelerin geçim sıkıntısı, çocukların temel ihtiyaçları ve sosyal güvencesizlik gibi unsurların, işçi mücadelesinin temel dinamikleri arasında yer aldığına işaret etti.
ANKARA YÜRÜYÜŞÜ VE MÜDAHALELER
Hak arayışının sahaya nasıl yansıdığını anlatan Çakır, işçilerin kilometrelerce yürüyerek Ankara'ya ulaştığını, ancak bu süreçte güvenlik müdahaleleriyle karşılaştıklarını aktardı. Gözaltılar, dar alanlarda bekletilmeler ve fiziki zorluklar eşliğinde sürdürülen mücadelenin, işçilerin kararlılığını kırmadığını ifade etti.
Bu süreçte en çok dikkat çeken nokta ise, herhangi bir suç unsuru olmaksızın sadece hak arayan işçilerin hedef haline gelmesi oldu. Çakır, "Bu ülkede suçlu olan hakkını arayan işçi olmuş, servet biriktiren değil" diyerek sistem eleştirisini net bir şekilde ortaya koydu.
"301 KİŞİ KAZA DEĞİL, BİR SİSTEM SONUCUDUR"
Çakır'ın açıklamalarında en dikkat çekici bölümlerden biri de geçmişte yaşanan maden facialarına yönelik değerlendirmesi oldu. Özellikle Soma Maden Faciası üzerinden yaptığı vurguda, yaşananların basit bir iş kazası olarak görülemeyeceğini ifade etti. İş güvenliği, denetim eksikliği ve maliyet odaklı üretim anlayışının bu tür olayların temel nedeni olduğunu belirten Çakır, işçi hayatının yeterince korunmadığını dile getirdi.
KÖYLERDEN KOPUŞ VE ÜRETİMDEN UZAKLAŞMA
Madencilik faaliyetlerinin yalnızca işçileri değil, kırsal yaşamı da etkilediğini belirten Çakır, köylerin boşaltılması ve yaşam alanlarının daralması konusuna dikkat çekti. Tarımsal üretimden koparılan köylülerin, zamanla tamamen sisteme bağımlı hale geldiğini ifade etti. Eskiden kendi kendine yetebilen köy yapısının yerini, dışa bağımlı bir ekonomik modele bıraktığını vurguladı.
Bu değişimin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik bir kırılma yarattığını belirten Çakır, üretim gücünün el değiştirdiğini ve yerel halkın bu süreçte kaybeden taraf olduğunu söyledi.
"BU SADECE ÜCRET DEĞİL, ADALET MÜCADELESİ"
Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ise konuyu daha geniş bir çerçevede ele alarak, yaşanan sorunların yalnızca işçi-işveren ilişkisiyle sınırlı olmadığını ifade etti. Halaçoğlu'na göre mevcut tablo, denetim mekanizmalarının zayıfladığı ve güçler ayrılığının işlevini yitirdiği bir sistemin sonucu.
İşçilerin hak arama mücadelesinin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Halaçoğlu, bu hakkın engellenmesinin doğrudan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Hukukun üstünlüğünün zedelendiği bir ortamda adaletin sağlanamayacağını belirterek, sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini savundu.
"EMEKÇİNİN ÜRETTİĞİ DEĞER PAYLAŞILMIYOR"
Halaçoğlu, ekonomik düzenin sürdürülebilirliği açısından en kritik sorunun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu ifade etti. Üretimin büyük kısmını gerçekleştiren emekçilerin, ortaya çıkan değerden yeterince pay alamadığını belirten Halaçoğlu, bunun uzun vadede toplumsal dengeleri bozacağını söyledi.
Adaletin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ahlaki bir zemin üzerine kurulması gerektiğini vurgulayan Halaçoğlu, mevcut sistemde bu zeminin ciddi şekilde aşındığını ifade etti.
MÜCADELE BÜYÜYOR MESAJI
Her iki isim de açıklamalarında mücadelenin devam edeceğini net bir şekilde ortaya koydu. Gökay Çakır, işçilerin kararlılığını "Bugün yüzleriz, yarın binler, milyonlar olacağız" sözleriyle ifade ederken; Yusuf Halaçoğlu ise bu sürecin yalnızca işçilerin değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir adalet meselesi olduğunu vurguladı.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye'de emek mücadelesinin yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı kalmadığını; aynı zamanda hukuk, yönetim ve toplumsal adalet ekseninde daha geniş bir tartışmayı tetiklediğini açıkça gösteriyor. Haber-Muharrem Değirmen / 3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.