HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 OCAK 2026, SALI

ORHANGAZİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HUKUKA AYKIRI Mİ YÖNETİLİYOR?

20.01.2026 00:00
‎Orhangazi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü'nde fiilî yönetimin görevlendirme ve vekâlet eden şube müdürleri üzerinden yürütüldüğü artık bir kanaat değil, gözlemlenebilir bir gerçektir. Kadrolu yöneticilerin fiilen başka yerlerde görev yapması, yerlerine vekâleten görevlendirme yapılması ilk bakışta "idari takdir" gibi sunulsa da, mesele bu kadar basit değildir.
‎Çünkü idarenin takdir yetkisi sınırsız değildir.
‎Ve vekâlet, hukuken istisnaî ve geçici bir uygulamadır.
‎Şimdi soralım yetkililere.
‎Vekâletle Yönetim mi, Hukuka Aykırı Süreklilik mi?
‎Vekâlet Hukuken Ne İçindir?
‎657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre vekâlet,
‎– geçici ayrılma,
‎– hastalık,
‎– izin,
‎– kısa süreli görev boşluğu
‎gibi zorunlu hallerde başvurulan bir yöntemdir.
‎Vekâletin özü şudur;
‎Asıl olan asaleten atamadır.
‎Vekâlet, boşluğu kısa süreliğine doldurur; boşluğu kalıcı hâle getirmez.
‎Ancak Orhangazi'de görünen tablo, geçici bir zorunluluk değil;
‎Yıllardır süreklilik kazanmış bir vekâlet düzenidir.
‎İşte hukuki sorun tam burada başlar.
‎Süreklilik Kazanan Vekâlet Hukuka Aykırıdır.
‎Danıştay'ın yerleşik içtihatlarında açık bir ilke vardır.
‎"Geçici nitelik taşıması gereken vekâlet görevlendirmeleri, süreklilik kazanamaz."
‎Yani bir kamu kurumunun aylarca, hatta yıllarca vekâletle yönetilmesi, artık idari ihtiyaç değil;idarenin kendi görevini asaleten yerine getirmemesi anlamına gelir.
‎Bu durum Hukuki belirlilik ilkesine,
‎Kamu hizmetinde süreklilik ilkesine,
‎Liyakat esasına aykırıdır.
‎Yetki Sorunu Değil, Meşruiyet Sorunu
‎Vekâlet eden yöneticilerin imzaları hukuken geçerli olabilir.
‎Ancak mesele sadece imza yetkisi değildir.
‎Mesele şudur.
‎İlçenin eğitim politikasını belirleyen,
‎personel üzerinde disiplin ve idari tasarrufta bulunan,uzun vadeli kararlar alan kişilerin kalıcı olmaması,hukuken olmasa bile idari meşruiyet açısından ciddi bir zaaf yaratır.
‎Çünkü kamu yönetimi sadece "yetki" ile değil,hesap verebilirlik ve kurumsal sorumluluk ile yürür.
‎"Ben burada vekilim" diyen bir yönetici, fiilen hesap verir; ama zihnen bağlanmaz.
‎Kadro Başka Yerdeyse, İlçe Neden Vekâletle Yönetiliyor?
‎Daha kritik bir soru şudur.
‎Eğer Orhangazi'nin kadrolu yöneticileri başka görevlerde çalışıyorsa;Kadro neden Orhangazi'de tutulmaktadır?
‎Neden asaleten atama yapılmamaktadır?
‎Bu durum geçici ise, neden süresi net değildir?
‎İdare hukukunda belirsizlik masum değildir.Belirsizlik, çoğu zaman idari sorumluluğun ertelenmesi anlamına gelir.
‎Eğitim Hizmeti Deneme Alanı Değildir
‎Millî Eğitim gibi doğrudan kamu yararını ilgilendiren bir alanda, "şimdilik böyle yürüsün" anlayışı hukuken savunulamaz.
‎Çünkü eğitim hizmeti Deneme-yanılma ile,Geçici görevlendirmelerle,
‎Emanetçi yöneticilerle yürütülecek bir kamu hizmeti değildir.
‎Burada yapılan her idari tercih, öğretmenin çalışma barışını,
‎okul yöneticisinin karar gücünü ve öğrencinin eğitim hakkını doğrudan etkiler.
‎Orhangazi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü'nün vekâletle yönetilmesi,sadece bir personel meselesi değildir.
‎Bu durum;
‎Hukuki istisnanın kurala dönüşmesi,
‎Asaleten atamanın ertelenmesi,
‎Kamu yönetiminde sorumluluğun flu hâle gelmesi anlamına gelmektedir.
‎Hukuk, uzun süre sessiz kalabilir;
‎ama kayıt tutar.
‎Ve günün birinde sorulacak soru net olarak şudur.
‎"Bu ilçe neden asaleten yönetilmedi?"
‎O gün geldiğinde,"şartlar böyleydi" cevabı, hukuk önünde yeterli olmayacaktır.
‎Sonuç olarak evet bir ilçe, vekâletle yönetilebilir.
‎Ama eğitim, vekâletle yönetilemez.
‎Orhangazi'nin ihtiyacı geçici çözümler değil;asaleten atanmış, sorumluluğu ve geleceği bu ilçeyle bağlı yöneticilerdir.
‎Aksi halde bugün yaşanan belirsizlik, yarın daha büyük eğitim kayıplarına dönüşür.
‎Ve sonra herkes aynı cümleyi kurar:
‎"Bu noktaya nasıl geldik?"
‎Cevap basit.
‎Emanetle başladık, alışkanlıkla devam ettik.
 
Yılmaz AYDEYER / MİHRALI BEY / diğer yazıları
•ORHANGAZİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HUKUKA AYKIRI Mİ YÖNETİLİYOR? 20 00:00:00.01.2026
•OKUMAYAN TOPLUM,. ‎ÇÖKEN EĞİTİM VE TÜRKİYE GERÇEĞİ 15 00:00:00.01.2026
•“YAZMALISIN HOCAM” "EğitimYöneticiliğinden köşe yazarlığına" 11 00:00:00.01.2026
•‎NEDEN ÜÇÜNCÜ GÖZ ? 02 00:00:00.01.2026
•Pahalı Kantin, Güvensiz Sokak, Orhangazi’de Öğrenci Gerçeği 24 00:00:00.12.2025
•MÜDÜR BEY!... 17 00:00:00.12.2025
•İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ GERÇEKTEN YÖNETİYOR MU, YOKSA SADECE MAKAMI MI DOLDURUYOR? 10 00:00:00.12.2025
•Öğretmenevi peşkeş iddialarına karşı susamazsınız! 27 00:00:00.11.2025
•MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü ANLAMAK 10 00:00:00.11.2025
•Futbolun Mezar Taşında Orhangazi Yazıyor! 05 00:00:00.11.2025
•Bir ülkenin gerçek yüzü, sokaklarındaki düzenle, meydanlarındaki bayraklarla değil; en savunmasız insanlarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Bugün bu ülkede, Aydın Söke Açık Cezaevi’nde, sessizce tükenen bir hayat var: Öztürk K. Öztürk K. %75 engelli. Talesemi majör hastası, aynı zamanda tip 1 diyabetli. Yani yaşamı boyunca düzenli kan nakline, insüline ve hijyenik ortama ihtiyaç duyan bir insan. Yürüyerek girdiği cezaevinde bugün artık yatalak hale gelmiş durumda. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, yürüyemiyor, elleri titriyor, bilinci kimi zaman gidip geliyor. Ve o hâlâ orada, duvarların arkasında “infaz” adı altında yaşam mücadelesi veriyor. Cezalandırmak, bir toplumu düzen içinde tutmanın aracıdır, denir. Ama insan onurunu korumayan bir ceza, artık adaletin değil, intikamın alanına girer. Bugün Türkiye’de, “hasta mahpuslar” başlığı altında yüzlerce insan, fiilen ölüm cezasına mahkûm edilmiş durumda. Her rapor “cezaevinde kalamaz” dese de, her dilekçe “uygun değildir” gerekçesiyle geri dönüyor. Peki, neye uygun değildir? Bir insanın yaşamasına mı? Bir devletin vicdanına mı? Öztürk K.’nin kardeşi, “Yürüyerek girdi, şimdi nefes bile alamıyor. Kimse duymuyor” diyor. Oysa devlet, her yurttaşının yaşam hakkını korumakla yükümlüdür — suçlu ya da suçsuz fark etmeksizin. Çünkü yaşam hakkı, hiçbir mahkemenin elinden alamayacağı bir haktır. Cezaevleri, yalnızca demir parmaklıkların ardındaki suçluların değil, dışarıdaki toplumun da aynasıdır. O aynada ne görüyoruz? Gözünü kapatmış bir sistem mi, yoksa el uzatmaya cesaret eden bir toplum mu? Bir devletin adaleti, güçlüye değil, güçsüze gösterdiği şefkatle ölçülür. Öztürk K.’nin durumu bir istisna değil, bir gösterge. Bir ülkenin sağlık sistemi, hukuk düzeni ve vicdanı burada kesişiyor. Ve biz, üçü arasında sıkışmış bir insanın her geçen gün eriyişini izliyoruz. Bu bir siyaset meselesi değil. Bu, insanlık meselesi. Bir insanın yaşamasına yardım etmek, bir partinin, bir ideolojinin, bir grubun meselesi değildir. Bu, hepimizin ortak sorumluluğudur. Yetkililere sesleniyorum: Adalet Bakanlığı’na, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne, İnsan Hakları Kurumları’na… Bu bir “dosya” değil, bir hayat. Ve o hayat, gün be gün elimizden kayıyor. Bir insanın ölüme terk edilmesi, hukukun değil, sessizliğin eseridir. Ve biz sustukça, adalet bir kelimeden ibaret kalır. Bir mahkûmun yatağında öylece çürüyüp gitmesi, hepimize dokunmalı. Çünkü bir gün, adaletin terazisi yeniden kurulacak. O gün geldiğinde, belki de en çok şunu sorgulayacağız: “Biz sustuğumuzda kim ölmüştü?” 29 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’nin Sınavı. ‎Eğitim mi, Ezber mi? 22 00:00:00.10.2025
•DÜŞÜNÜR KOLEJİ GERÇEĞİ. . . 14 00:00:00.10.2025
•KİM BU OKUL MÜDÜRÜ? 08 00:00:00.10.2025
•Uyuşturucu ile çürütülen nesil. . 02 00:00:00.10.2025
•Çocuklar Tarikatlara Teslim Edilmez, Edilmemeli! 25 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’de “Kırtasiye Parası” Oyunu 17 00:00:00.09.2025
•‎O günün öğrencileri açtı, üşüyordu 10 00:00:00.09.2025
•Orhangazi 2025-2026 Eğitim-Öğretimine Hazır mı(?) 03 00:00:00.09.2025
•DEFTER YERİNE SİLAH TUTAN ELLER.. . 29 00:00:00.08.2025
•OKULLARDA EK DERS YOLSUZLUKLARI 20 00:00:00.08.2025
•İmam Hatipler Neden Boş? 12 00:00:00.08.2025
•Muharrem Değirmen ve ÇPL 05 00:00:00.08.2025
•3.Göz Gazetesinin Orhangazi Eğitimine katkısı 29 00:00:00.07.2025
• “Fen Lisesi açtık” demekle olmuyor ‎ 24 00:00:00.07.2025
•ORHANGAZİ’DE LGS FİYASKOSU ve Orhangazi’de Eğitim Kıyımı 15 00:00:00.07.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.