HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 10 NİSAN 2026, CUMA

ŞEHİT POLİS MEMURU İBRAHİM PALAMUT

10.04.2026 00:27
ŞEHİT POLİS MEMURU İBRAHİM PALAMUT
ŞEHİT POLİS MEMURU İBRAHİM PALAMUT
Gönlünün güzelliği yüzüne vuran bir isimdi Şehit İbrahim Palamut. Kim konuşsa İbrahim'i anlatsa dudaklarından dökülen ilk cümlesi; "Merhametliydi, gönlünden hiç kötülük gezmezdi" oluyor. 3 Mart 1973 tarihinde Orhangazi Yeniköy'de Sevdiye ve Necati Palamut çiftinin üç kardeşten biri olarak dünyaya geliyor.
Aile en büyük korkuyu ise İbrahim üç aylıkken yaşıyor. Şiddetli bir ateş ve hastalık ile Bursa'ya hastaneye kaldırılan İbrahim burada uzun mücadeleler sonrası tekrar yaşama tutunmayı başarıyor. Çünkü kaderde şehit olmak vardı.
Daha çocukluğundan beri kafaya koyduğu mesleklerden biri idi polis olmak İbrahim'in. Ya avukat olacaktı, ya da Polis olacaktı. O da o dönemi yaşayan bizler gibi Meslek Lisesi mezunu olmanın üniversite sınavlarında engelini yaşayanlardan biri idi.
İlk ve orta öğrenimini doğduğu Yeniköy'de tamamlayan İbrahim Palamut, lise eğitimini ise Orhangazi Endüstri Meslek Lisesi Torna Tesviye bölümünden mezun oluyor.
ÜNİVERSİTEYİ İSTEMESİE RAĞMEN ŞARTLAR EL VERMEDİ
Baba Necati Palamut, oğlunun liseden sonra üniversitede hukuk eğitimi görmesini çok istediğin, ancak ticaretle uğraştığı için kötü bir dönem geçiriyor ve İbrahim Palamut, ailesini maddi açıdan zora sokmamak için okumaktan vazgeçiyor. Üniversiteye gidemediği için bir diğer sevdası olan Polisliği tercih ediyor ve girdiği sınavları kazanarak zorlu bir eğitim sonrası Kayseri Polis Okulu 1992-1993 1. Dönem mezunu olarak Polis okulunu başarı ile tamamlıyor.
GÖNÜLLÜ OLARAK MARDİN'İ TERCİH ETTİ
Mezuniyeti sonrası ilk görev yeri olarak kurada kendisine memleketi Bursa çıkan İbrahim Palamut, başka bir devresine Mardin ili Savur İlçesi çıkıp fenalaşması üzerine arkadaşı ile yer değişimi yapmayı kabul ederek kendisi gönüllü olarak Mardin'e gitmeyi tercih ediyor. Alın yazısı, kader ya bu hiçbir şey önüne geçemiyor elbette. 1993 yılı terörün kahpe kurşunlarını sıktığı en acı yıllar o vakit. Mardin-Savur öncesi İbrahim Palamut, Kayseri'de hem eğitim hem doğu görevine hazır hale gelebilmek için bir süre daha burada kalıyor. Ardından da Mardin Savur'da Terörle Mücadele biriminde göreve başlıyor.
ARKADAŞININ YERİNE GÖREVE GİDİYOR
İbrahim Palamut'u yazarken başından beri hep kaderin ve yazgının O'u şahadet şerbetini içmesi için hazırladığını gördüm adeta. Daha 3 aylıkken geçirdiği zorlu hastalık, üniversiteye gidememesi, gönüllü olarak Mardin Savur'a gelmesi ve son şahadet olayında da kaderin tecellisi. Şehit düştüğü gün İbrahim Palamut'un normalde izin günü. Ancak mesai arkadaşının eşinin doğum yapması nedeni ile arkadaşının ricası ile yer değiştirerek göreve İbrahim gidiyor. Dedik ya kader hep şahadeti yazmış İbrahim'in alnına…
28 Aralık 1993 günü Mardin/Savur/merkezde yaya devriye görevini ifa ederken kahpe teröristler tarafından kurulan hain pusuda 2 kahraman yiğidimizden biri olarak vücuduna aldığı 8 kurşunla yaklaşık 4 saatlik çatışma sonunda şehit düşüyor İbrahim Palamut. Kahpe saldırıda kendisi ile birlikte devriye görevinde bulunan Polis Memuru Erol Keskin'de şehit düşüyor.
BABASININ PEHLİVANI İDİ…
Baba Necati Palamut, oğlunu anlatırken bizlere her defasında cümlesi; "Pehlivan gibiydi" evladım oluyor. En acı haber ise şahadet haberi odu Palamut Ailesi için. Yeniköy'e acı haber geliyor ancak kimse aileye söyleyemiyor. En sonunda Muhtar Ömer, amca Kamil Palamut'a acı haberi veriyor ve birlikte baba Necati Palamut'un yanına gidiyorlar. O esnada zeytinlerle uğraşan Necati Palamut'un yanına gelerek acı haberi veriyorlar. Baba Palamut'un ağzından dökülen ilk cümle ise: "Vatan için elbet şehit düşecekler. Vatan sağ olsun" oluyor. Acı haber sonrası Baba Necati Palamut, metanetini korumasına rağmen anne yüreği acıya hazır değildi. Kalp hastası olan anne Sevdiye Palamut, acı haberi ancak defninden iki gün sonra yavaş yavaş öğrenebiliyor. O güne kadar ilaçlar ve sakinleştiriciler tarafından acı habere alıştırılan Anne Sevdiye Palamut, halen oğlunun vefatını kabullenemiyor.
DAYISININ İZİNDEN GİTTİ
Oğlunun şahadeti sonrası Necati Palamut'u en çok duygulandıran iki olay oluyor. Diğer oğlu Murat Palamut, şehit kardeşi olduğu için askerlikten muaf tutulmasına karşın "Hayır askerliğimi yapacağım" diyerek kutsal vatan görevini Erzincan'da 18 ay olarak ağabeyinin emaneti görerek askerliğini her Türk evladı gibi yapması baba Necati Amcaya büyük bir duygu yaşatıyor. Bir diğer duygusal olay ise torunu Kerem'in 4 yıl Teknik Öğretmen Okulunu okuyup bitirmesine rağmen dayısının izinden gitmesi oluyor. Şehit Dayısı gibi Polislik mesleğini gururla yapması Palamut Ailesinin gurur kaynağı. Kerem, dayısı ile aynı mesleği yapmasını her zaman gururla ifade ederek; "Dayım Mardin'de şehit olduğunda 7 yaşındaydım. Dayım çocukluk yıllarımda önemli yeri olan bir kahramandı. Şehit olarak aramızdan ayrılması beni duygusal olarak etkileyen bir olaydı. Vatan nöbetini dayımın bıraktığı yerden devam ettirebilmek istiyordum. Ailemin desteği ile üniversite eğitimimden sonra Bilecik Polis Meslek Eğitim Merkezi'nden 2012 yılında Polis Memuru olarak mezun oldum. Yaklaşık 8 yıldır Trafik Polisi olarak Vatanıma hizmet etmekten onur duyuyorum" diyor…
KARDEŞİ O ANI UNUTAMIYOR
Murat Palamut, ağabeyinin şahadet haberini aldığı günü 27 yıldır hiç unutamadığını belirterek duygularını: "Ben en değerli mi kaybettim çok büyük acıydı. Daha dün gibi her şey. Her gece yatmadan asla aklımdan geçirmeden uyuyamam. Ağabeyim bizim hem acımız hem gururumuz oldu. Gün gelecek buluşacağız bu benim avuntum oldu" diyerek anlatıyor bizlere.
BİLSEYDİM O TELEFONU KAPAR MIYDIM?
Şehit Kardeşi Murat Palamut'un en unutamadığı an ise ağabeyi İbrahim Palamut ile son telefon görüşmesi oluyor. Şahadetinden kısa bir süre önce ağabeyinin evi telefonla aradığını anlatan Murat Palamut, ailesinden görüştüğü son kişinin kendisi olduğunu ifade edip; "Şahadet haberini aldığımda 18 yaşındaydım o gece hiç uyumadım, sabah aldık haberini en son telefon ile bir gün önce benimle konuştu, dünya başıma yıkıldı böyle bir acı tarifi olmaz gerçekten. Son konuşmamızda ağabeyim o telefonu hiç kapatmak istemedi, sürekli konuşmak istedi. Ben ise kapatmak istedim ev telefonu ayakta kalmıştım gece geç saatte olunca uyku hali oldu ah keşke bilseydim hiç kapatır mıydım o telefonu?" son anısını paylaşıyor bizlerle.
ÖLMEZSEN VATAN SAĞ OLMAZ
Kitabın hazırlık sürecinde en metanetli sohbetlerden birini baba Necati Palamut, ile gerçekleştirdim. Vakur bir eda ile yaşananları anlatırken röportajın sonunda sorduğum: "27 Yıl nasıl geçti" sorusuna verdiği cevap ise sözün bittiği yer oldu adeta. Sabır ve duadan başka yapacak bir şey olmadığının altını çizen Necati Palamut: "Sabırdan başka çare yok. Çünkü sen ölmezsen bu vatan sağ olmaz" sözü ile aslında her şeyi özetledi bizlere.
İSMİ YENİKÖY'DE TRAFİK ŞUBEDE YAŞIYOR
İbrahim Palamut, şahadeti sonrası diğer şehitlerimiz gibi unutulmadı. Orhangazi'de İlçe Trafik Büro Amirliğine ismi: "Şehit İbrahim Palamut Polis Noktası ve Orhangazi Trafik Tescil Büro Amirliği" şeklinde verilerek yaşatılıyor. İlçemiz Arapzade Mahallesi Göçmen Konutları Bölgesinde bulunan Polis Noktasının adı Valilik Makamının 08.02.2008 tarih ve 307 sayılı oluru ile Şehit İbrahim Palamut Polis Noktası olarak değiştirilmiştir. Diğer yandan da memleketi Yeniköy'de cadde ve sokaklara isminin verilmesinin yanı sıra çocuk parkına da adı verilerek şehidimizin ismi yaşatılmakta.
MUHARREM DEĞİRMEN ÖNCE VATAN DEDİLER "ŞEHİTLERİMİZ" KİTABINDAN
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.