HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 MART 2026, ÇARŞAMBA

Çocuk Her Yerde Çocuktur: Gazze’de de Doğu Türkistan’da da Aynı Acı, Aynı Kader

11.03.2026 11:21
Çocuk Her Yerde Çocuktur: Gazze’de de Doğu Türkistan’da da Aynı Acı, Aynı Kader
Çocuk Her Yerde Çocuktur: Gazze’de de Doğu Türkistan’da da Aynı Acı, Aynı Kader
Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan siyasi krizler, savaşlar ve baskıcı politikalar en çok çocukların hayatını etkiliyor. Gazze'de bombaların gölgesinde büyüyen çocuklar ile Doğu Türkistan'da kimlik baskısı, kültürel yok sayılma ve ailelerinden koparılma tehdidi altında yaşayan çocukların kaderi aslında birbirine çok benziyor. Siyasi kararları yetişkinler veriyor, devletler politikalar oluşturuyor, liderler stratejiler belirliyor; fakat ortaya çıkan acının en ağır yükünü çoğu zaman hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar taşıyor.
Çocuk siyaset bilmez. Çocuk ideoloji bilmez. Çocuk sınır, ırk, coğrafya ya da düşman kavramını bilmez. Çocuk yalnızca yaşamak, oyun oynamak, öğrenmek ve güvende olmak ister. Ancak Gazze'de ve Doğu Türkistan'da çocuklar bu en temel haklardan dahi mahrum bırakılan bir hayatın içine doğuyor.
Gazze'de Çocuk Olmak: Bombaların Gölgesinde Büyümek
Gazze Şeridi uzun yıllardır savaş, abluka ve çatışmaların merkezinde bulunuyor. Bu durumdan en çok etkilenen kesim ise nüfusun önemli bir bölümünü oluşturan çocuklar. Uluslararası raporlara göre Gazze'de yaşayanların büyük kısmı çocuk yaş grubunda ve bu çocukların önemli bir bölümü hayatlarının büyük bölümünü bombardıman sesleri, yıkılan evler ve sürekli bir korku atmosferi içinde geçiriyor.
Gazze'de birçok çocuk savaş nedeniyle ailesini kaybetmiş durumda. Kimi çocuk anne veya babasını kaybederken, kimileri her iki ebeveynini de kaybederek yetim kalıyor. Evleri yıkılan çocuklar çadırlarda veya geçici barınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Okulların bombalanması ya da hasar görmesi nedeniyle eğitim hayatları da sık sık kesintiye uğruyor.
Birçok uluslararası yardım kuruluşunun raporlarında Gazze'de yaşayan çocukların önemli bir kısmının ciddi psikolojik travmalar yaşadığı belirtiliyor. Sürekli siren sesleri, patlamalar ve ölüm haberleri arasında büyüyen çocuklar için "normal bir çocukluk" neredeyse imkânsız hale geliyor. Oyun parkları yerine enkazların arasında oynayan çocuklar, aslında yetişkinlerin verdiği siyasi kararların sonuçlarını yaşamlarının en hassas döneminde hissediyor.
Doğu Türkistan'da Çocuk Olmak: Kimlik ve Aile Baskısı Altında Bir Çocukluk
Gazze'de çocuklar savaşın ortasında büyürken Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türkü çocuklar ise farklı bir baskı ortamının içinde yaşamlarını sürdürüyor. Çin yönetiminin uyguladığı politikalar nedeniyle birçok Uygur ailesi parçalanmış durumda. Bazı ebeveynlerin tutuklandığı veya zorunlu eğitim kamplarına gönderildiği iddiaları uluslararası raporlarda yer alıyor.
Bu durum çocukların ailelerinden kopmasına neden oluyor. Anne babasından ayrı kalan birçok çocuk devlet yurtlarında veya farklı kurumlarda büyütülüyor. Bu kurumlarda çocukların kendi dilini, kültürünü ve inancını yaşamasının zorlaştığı yönünde çok sayıda uluslararası rapor bulunuyor.
Doğu Türkistan'da yaşayan bazı çocukların aileleriyle birlikte özgürce ibadet edemediği, kültürel kimliklerini açıkça yaşayamadığı ve eğitim sisteminde yoğun bir asimilasyon politikasıyla karşı karşıya kaldığı yönündeki iddialar dünya kamuoyunda sık sık gündeme geliyor. Çocuk yaşta kimliğini koruma mücadelesi vermek zorunda kalan bu çocuklar için de normal bir çocukluk oldukça zor.
Siyasetin Gölgesinde Kaybolan Çocukluklar
Gazze ve Doğu Türkistan farklı coğrafyalar, farklı siyasi krizler ve farklı devlet politikalarıyla gündeme geliyor. Ancak ortaya çıkan tabloya bakıldığında acının adresi değişse de mağdurun aynı olduğu görülüyor: çocuklar.

Dünyada bazı siyasi çevreler Gazze'de yaşananları gündemde tutarken Doğu Türkistan'daki gelişmeler çoğu zaman yeterince konuşulmuyor. Bazı çevreler ise Doğu Türkistan'ı dile getirirken Gazze'deki çocukların yaşadıklarını geri planda bırakabiliyor. Oysa insani açıdan bakıldığında acının coğrafyası olmaz.
Bir yerde bombalar altında büyüyen çocuklar, başka bir yerde kimlik baskısı altında büyüyen çocuklar… Farklı nedenlerle olsa da sonuç aynı: çocukluk yarım kalıyor.
Çocuk Siyaset Bilmez, Çocuk Sadece Çocuktur
Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun çocukların ortak bir dili vardır: oyun, merak ve umut. Çocuklar savaşların tarafı değildir, ideolojik mücadelelerin parçası değildir. Onlar yalnızca güvenli bir hayat, ailelerinin yanında büyüme ve eğitim alma hakkına sahip bireylerdir.
Gazze'deki çocuk da Doğu Türkistan'daki çocuk da aslında aynı şeyi ister: korkmadan yaşamak. Birinin elinde oyuncak yerine enkaz taşları, diğerinin hayatında özgürlük yerine baskı varsa bu durum insanlığın ortak sorunu haline gelir.
Çocuk ırk bilmez.
Çocuk siyaset bilmez.
Çocuk sınır bilmez.
Çocuk coğrafya bilmez.
Çocuk savaş bilmez.
Çocuk her yerde çocuktur.
Bu nedenle dünyanın hangi köşesinde olursa olsun çocukların yaşadığı acılara aynı hassasiyetle yaklaşmak gerekir. Gazze'deki çocukların acısı ne kadar gerçekse Doğu Türkistan'daki çocukların yaşadığı zorluklar da o kadar gerçektir.
Çocukların kaderi siyaset olmamalı, çocukların kaderi çocukluk olmalıdır.
HABER-MUHARREM DEĞİRMEN / 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.