HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 MART 2026, ÇARŞAMBA

ÇOCUKLARI VE GENÇLERİ KORUMADA 3.GÖZ GAZETESİNİN HASSASİYETİ.

11.03.2026 00:00
‎Aileden başlayan, topluma yayılan bir sorumluluktur çocuklarımızın güvenliği.
‎Çocuk güvenliği çoğu zaman sadece ailelerin bireysel dikkatiyle sınırlı bir mesele gibi görülür. "Çocuğunu yalnız bırakma", "gözünü üzerinden ayırma", "yabancılara güvenmemeyi öğret"… Bunların hepsi doğru ve hayati uyarılardır. Çünkü çocuklar dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmezler. Tehlikeyi tanımazlar, kötülüğü sezemezler. Masumiyetleri onları savunmasız kılar.
‎Bu yüzden anne babaların en temel görevi çocuklarını korumaktır. Onları tek başına okula göndermemek, bakkala yalnız yollamamak, tanımadıkları insanlara emanet etmemek, kapıyı tek başına açmamayı öğretmek… Bunlar küçük gibi görünen ama hayat kurtaran tedbirlerdir. Çünkü bazen sadece birkaç dakikalık bir boşluk bile geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.
‎Ancak bu mesele yalnızca bireysel dikkatle sınırlı değildir. Çocuk güvenliği aynı zamanda toplumsal ve hatta küresel bir sorundur. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile çocuk istismarı ağlarının ortaya çıkması bunun acı bir kanıtıdır.
‎Bunun en çarpıcı örneklerinden biri hiç şüphesiz Epstein skandalıdır. ABD'li finansçı Jeffrey Epstein etrafında ortaya çıkan ve dünya siyasetinden iş dünyasına kadar uzanan karanlık ilişkiler ağı, insanlığa çok ağır bir gerçeği hatırlattı. Güç, para ve statü bazen en büyük suçların üzerini örtebiliyor.
‎Yıllarca süren iddialar, kapatılan dosyalar, susturulan tanıklar ve gizlenen gerçekler… Epstein meselesi yalnızca bir suç dosyası değildir. Bu olay, dünyanın en güçlü çevrelerinde bile çocukların nasıl bir meta haline getirilebildiğini gösteren korkunç bir aynadır.
‎Türkiye'de bu konuya dikkat çeken yayınlardan biri de 3. Göz Gazetesi oldu. Gazete, meselenin sadece kriminal bir olay değil, küresel bir ahlak krizi olduğunu vurgulayan yazılar yayımladı. Gazetenin imtiyaz sahibi ve yazarlarından İrfan Aydın ise bu skandalın arkasındaki sistemsel çürümeye dikkat çekerek sert bir eleştiri ortaya koydu.
‎Aydın'a göre mesele sadece bir kişinin suçları değildir. Asıl mesele, bu suçların yıllarca görmezden gelinmesine izin veren güç ilişkileridir. Eğer bir sistem güçlüleri koruyup zayıfları yalnız bırakıyorsa, o sistemin ahlaki temelleri zaten sarsılmış demektir.
‎İşte tam da bu yüzden çocuk güvenliği yalnızca ailelerin sorunu değildir; toplumların, yerel yönetimlerin ve devletin de sorumluluğudur. Bir toplum çocuklarını koruyamıyorsa, aslında geleceğini koruyamıyor demektir.
‎ORHANGAZİDE ALINACAK TEDBİRLER.
‎3.Göz gazetesi ve irfan Aydın uzun süredir dikkat çekici bir yayın çizgisi izliyor. Gazete, her alanda olduğu gibi uyuşturucunun özellikle gençler arasında yayılma tehlikesine karşı hem kamuoyunu uyarmaya hem de yetkilileri harekete geçmeye çağıran haber ve köşe yazıları yayımlıyor. Bu tür yayınlar, yerel basının sadece haber veren değil, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturan bir güç olduğunu gösteriyor.
‎Bu gerçek yalnızca büyük şehirler ya da dünya siyasetinin karanlık dosyaları için geçerli değildir. Bursa'nın ilçesi olan Orhangazi gibi daha küçük yerleşimlerde bile çocuk güvenliği konusunda ciddi bir farkındalık ve tedbir gereklidir.
‎Orhangazi'de atılabilecek bazı somut adımları sıralayacak olursak;
‎1. Okul çevrelerinde güvenlik artırılmalı
‎Okul giriş ve çıkış saatlerinde polis ya da zabıta denetimi artırılmalı. Okul çevresindeki şüpheli kişiler ve araçlar daha sık kontrol edilmelidir.
‎2. Kamera ve aydınlatma sistemleri yaygınlaştırılmalı
‎Parklar, okul yolları ve ara sokaklarda güvenlik kameraları artırılmalı. Özellikle akşam saatlerinde yetersiz aydınlatılan alanlar çocuklar için risk oluşturur.
‎3. Okul servisleri ve taşıma sistemi sıkı denetlenmeli
‎Servis şoförleri ve yardımcı personel düzenli olarak kontrol edilmeli. Çocukların kim tarafından alınıp bırakıldığı net şekilde kayıt altına alınmalıdır.
‎4. Ailelere bilinçlendirme eğitimleri verilmeli
‎Okullarda ve belediye bünyesinde ebeveynlere yönelik çocuk güvenliği seminerleri düzenlenmelidir. Çocuklara "yabancı güvenliği" eğitimi verilmesi büyük önem taşır.
‎5. Park ve oyun alanlarında denetim artırılmalı
‎Çocukların yoğun bulunduğu park ve oyun alanlarında devriye uygulamaları yapılmalıdır. Kamera sistemleriyle güvenlik desteklenmelidir.
‎6. Sosyal medya konusunda aileler uyarılmalı
‎Çocukların konumunu, okulunu ve günlük rutinini sosyal medyada paylaşmak ciddi riskler doğurabilir. Bu konuda aileler bilinçlendirilmelidir.
‎Bugün dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir çocuk istismarı olayı bize çok önemli bir gerçeği hatırlatır. Kötülük sınır tanımaz. Ama ona karşı duracak olan şey de aynı şekilde evrensel bir bilinçtir.
‎Çocuk güvenliği evde başlar, okulda devam eder, toplum tarafından korunur ve devlet tarafından güvence altına alınır.
‎Unutmamak gerekir ki,
‎Bir anlık dalgınlık bazen bir ömür boyu sürecek bir pişmanlığa dönüşebilir. Çünkü kaybedilen şey sadece birkaç dakika değildir.
‎Kaybedilen bir çocuktur.
‎Ve bir toplumun gerçek medeniyet ölçüsü, çocuklarını ne kadar koruyabildiğidir.
 
Yılmaz AYDEYER / MİHRALI BEY / diğer yazıları
•ÇOCUKLARI VE GENÇLERİ KORUMADA 3.GÖZ GAZETESİNİN HASSASİYETİ. 11 00:00:00.03.2026
•ESKİ VE YENİ TÜRKİYE DE EĞİTİM ANLAYIŞI 04 00:00:00.03.2026
•PROJE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNEN OKULLARIMIZ 25 00:00:00.02.2026
•ORHANGAZİDE BİR ZAMANLAR BİR OKULDAN TEKRARI YAPILAMAYAN ULUSLARARASI HALK OYUNLARI FESTİVALİ DÜZENLEME BAŞARISI. 18 00:00:00.02.2026
•TÜRKİYE VE ORHANGAZİDE ÖZEL OKUL GERÇEĞİ. 10 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’de Eğitim Alarm Veriyor “14 Bin Öğrenci, 40 Kişilik Sınıflar, Düşen Başarı" 03 00:00:00.02.2026
•EĞİTİMDE MAKYAJ, SINAVDA ÇÖKÜŞ ‎(TAKTİRNAMELİ ÇÖKÜŞ) 28 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HUKUKA AYKIRI Mİ YÖNETİLİYOR? 20 00:00:00.01.2026
•OKUMAYAN TOPLUM,. ‎ÇÖKEN EĞİTİM VE TÜRKİYE GERÇEĞİ 15 00:00:00.01.2026
•“YAZMALISIN HOCAM” "EğitimYöneticiliğinden köşe yazarlığına" 11 00:00:00.01.2026
•‎NEDEN ÜÇÜNCÜ GÖZ ? 02 00:00:00.01.2026
•Pahalı Kantin, Güvensiz Sokak, Orhangazi’de Öğrenci Gerçeği 24 00:00:00.12.2025
•MÜDÜR BEY!... 17 00:00:00.12.2025
•İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ GERÇEKTEN YÖNETİYOR MU, YOKSA SADECE MAKAMI MI DOLDURUYOR? 10 00:00:00.12.2025
•Öğretmenevi peşkeş iddialarına karşı susamazsınız! 27 00:00:00.11.2025
•MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'Ü ANLAMAK 10 00:00:00.11.2025
•Futbolun Mezar Taşında Orhangazi Yazıyor! 05 00:00:00.11.2025
•Bir ülkenin gerçek yüzü, sokaklarındaki düzenle, meydanlarındaki bayraklarla değil; en savunmasız insanlarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Bugün bu ülkede, Aydın Söke Açık Cezaevi’nde, sessizce tükenen bir hayat var: Öztürk K. Öztürk K. %75 engelli. Talesemi majör hastası, aynı zamanda tip 1 diyabetli. Yani yaşamı boyunca düzenli kan nakline, insüline ve hijyenik ortama ihtiyaç duyan bir insan. Yürüyerek girdiği cezaevinde bugün artık yatalak hale gelmiş durumda. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, yürüyemiyor, elleri titriyor, bilinci kimi zaman gidip geliyor. Ve o hâlâ orada, duvarların arkasında “infaz” adı altında yaşam mücadelesi veriyor. Cezalandırmak, bir toplumu düzen içinde tutmanın aracıdır, denir. Ama insan onurunu korumayan bir ceza, artık adaletin değil, intikamın alanına girer. Bugün Türkiye’de, “hasta mahpuslar” başlığı altında yüzlerce insan, fiilen ölüm cezasına mahkûm edilmiş durumda. Her rapor “cezaevinde kalamaz” dese de, her dilekçe “uygun değildir” gerekçesiyle geri dönüyor. Peki, neye uygun değildir? Bir insanın yaşamasına mı? Bir devletin vicdanına mı? Öztürk K.’nin kardeşi, “Yürüyerek girdi, şimdi nefes bile alamıyor. Kimse duymuyor” diyor. Oysa devlet, her yurttaşının yaşam hakkını korumakla yükümlüdür — suçlu ya da suçsuz fark etmeksizin. Çünkü yaşam hakkı, hiçbir mahkemenin elinden alamayacağı bir haktır. Cezaevleri, yalnızca demir parmaklıkların ardındaki suçluların değil, dışarıdaki toplumun da aynasıdır. O aynada ne görüyoruz? Gözünü kapatmış bir sistem mi, yoksa el uzatmaya cesaret eden bir toplum mu? Bir devletin adaleti, güçlüye değil, güçsüze gösterdiği şefkatle ölçülür. Öztürk K.’nin durumu bir istisna değil, bir gösterge. Bir ülkenin sağlık sistemi, hukuk düzeni ve vicdanı burada kesişiyor. Ve biz, üçü arasında sıkışmış bir insanın her geçen gün eriyişini izliyoruz. Bu bir siyaset meselesi değil. Bu, insanlık meselesi. Bir insanın yaşamasına yardım etmek, bir partinin, bir ideolojinin, bir grubun meselesi değildir. Bu, hepimizin ortak sorumluluğudur. Yetkililere sesleniyorum: Adalet Bakanlığı’na, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne, İnsan Hakları Kurumları’na… Bu bir “dosya” değil, bir hayat. Ve o hayat, gün be gün elimizden kayıyor. Bir insanın ölüme terk edilmesi, hukukun değil, sessizliğin eseridir. Ve biz sustukça, adalet bir kelimeden ibaret kalır. Bir mahkûmun yatağında öylece çürüyüp gitmesi, hepimize dokunmalı. Çünkü bir gün, adaletin terazisi yeniden kurulacak. O gün geldiğinde, belki de en çok şunu sorgulayacağız: “Biz sustuğumuzda kim ölmüştü?” 29 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’nin Sınavı. ‎Eğitim mi, Ezber mi? 22 00:00:00.10.2025
•DÜŞÜNÜR KOLEJİ GERÇEĞİ. . . 14 00:00:00.10.2025
•KİM BU OKUL MÜDÜRÜ? 08 00:00:00.10.2025
•Uyuşturucu ile çürütülen nesil. . 02 00:00:00.10.2025
•Çocuklar Tarikatlara Teslim Edilmez, Edilmemeli! 25 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’de “Kırtasiye Parası” Oyunu 17 00:00:00.09.2025
•‎O günün öğrencileri açtı, üşüyordu 10 00:00:00.09.2025
•Orhangazi 2025-2026 Eğitim-Öğretimine Hazır mı(?) 03 00:00:00.09.2025
•DEFTER YERİNE SİLAH TUTAN ELLER.. . 29 00:00:00.08.2025
•OKULLARDA EK DERS YOLSUZLUKLARI 20 00:00:00.08.2025
•İmam Hatipler Neden Boş? 12 00:00:00.08.2025
•Muharrem Değirmen ve ÇPL 05 00:00:00.08.2025
•3.Göz Gazetesinin Orhangazi Eğitimine katkısı 29 00:00:00.07.2025
• “Fen Lisesi açtık” demekle olmuyor ‎ 24 00:00:00.07.2025
•ORHANGAZİ’DE LGS FİYASKOSU ve Orhangazi’de Eğitim Kıyımı 15 00:00:00.07.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.