HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 MART 2026, ÇARŞAMBA

Bu Kuyruk Çok Şey Anlatıyor

04.03.2026 08:55
Bu Kuyruk Çok Şey Anlatıyor
Bu Kuyruk Çok Şey Anlatıyor
Bu kareler sıradan bir sosyal yardım organizasyonunun fotoğrafları değil; bir dönemin ekonomik fotoğrafıdır. Orhangazi Cumhuriyet Meydanı'nda kurulan çadırın önünde uzayan kuyruk, yalnızca ücretsiz pide almak için bekleyen insanları değil, Türkiye'de derinleşen yoksulluğun ve çaresizliğin somutlaşmış halini gösteriyor. Bu fotoğraflara dikkatle bakıldığında bir gerçeğin altı kalın çizgilerle çiziliyor: İnsanlar artık ihtiyaçlarını karşılamak için sıraya girmek zorunda bırakılıyor.
Kuyrukta kimler var? Gençler var ama çoğunluk değil. Çocuklar var ama asıl yük onların omzunda değil. Kuyruğun büyük kısmını emekliler ve anneler oluşturuyor. Yani bu ülkenin en kırılgan, en korunması gereken kesimleri. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, bu ülkenin yükünü sırtlamış emekliler bugün bir pide için sıraya giriyorsa ortada bir sosyal yardım başarısı değil, açık bir ekonomik çöküş vardır. Evlatlarını doyurma derdine düşmüş annelerin o soğukta beklediği bir tabloyu "hizmet" diye sunmak ise gerçeklikle bağını koparmış bir yönetim anlayışının göstergesidir.
Orhangazi Belediyesi ve Belediye Başkanı Bekir Aydın'ın bu görüntüleri gururla paylaşması ise işin en çarpıcı, en rahatsız edici tarafıdır. Çünkü bu kareler bir başarı hikâyesi değildir. Tam tersine, yönetilemeyen bir ekonominin, yanlış politikaların ve yerelde bunun normalleştirilmesinin ilanıdır. Sosyal belediyecilik, insanları yardıma muhtaç hale getirdikten sonra o yardımı dağıtmak değildir. Sosyal belediyecilik, o kuyruğu ortadan kaldırmaktır.
Bugün Orhangazi'de yaşanan tablo, Türkiye genelindeki ekonomik gerçekliğin küçük bir yansımasıdır. Artan hayat pahalılığı, eriyen maaşlar, özellikle emeklilerin ve dar gelirli ailelerin yaşam mücadelesini her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Pazara çıkanın eli boş dönüyor, market rafları artık birçok vatandaş için sadece bakılan bir vitrine dönüşmüş durumda. Hal böyleyken bir pide kuyruğunu "hizmet" diye pazarlamak, halkın aklıyla alay etmekten başka bir anlam taşımıyor.
Bu fotoğraflarda bir başka gerçek daha var: Onur. İnsanların yüzlerine dikkatli bakıldığında, yalnızca ihtiyaç değil, aynı zamanda mahcubiyet ve sessiz bir kırgınlık da görülüyor. Kimse isteyerek kuyruğa girmez. Kimse bir pide için beklemeyi tercih etmez. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. İşte bu zorunluluğu görmezden gelip, bunu bir organizasyon başarısı gibi sunmak, yönetim ile halk arasındaki kopuşun en net göstergesidir.
Yerel yönetimlerin görevi, vatandaşın gündelik ihtiyaçlarını karşılayacak geçici çözümler üretmek değil; kalıcı refahı sağlamak için politikalar geliştirmektir. İnsanların cebine giren para ile temel gıdasını alabileceği bir düzen kurulamıyorsa, orada dağıtılan her yardım aslında sorunun üzerini örtmekten başka bir işe yaramaz. Üstelik bu tür görüntüler, zamanla yoksulluğun kanıksanmasına, normalleşmesine ve hatta bir yönetim başarısı gibi sunulmasına yol açar ki bu, en tehlikeli eşiktir.
İslam ahlakı, yardımın gösterişe dönüştürülmesini değil, gizliliğini ve vakarını esas alır. "Bir elin verdiğini diğer el görmemeli" anlayışı, sadakanın ve yardımın riya aracı yapılmaması gerektiğini açıkça ortaya koyar. Ancak bugün gelinen noktada, yapılan yardımların bizzat belediyenin kendi eliyle servis edilmesi, kuyruk görüntülerinin paylaşılması ve bunun bir başarı gibi sunulması, bu temel ilkenin tam tersine işaret ediyor. Yardımın özünde olması gereken mahremiyet ve insan onuruna saygı, yerini teşhir ve algı yönetimine bırakmış durumda.
Bekir Aydın'ın bir yandan dini hassasiyetlere vurgu yapan bir profil çizmesi, diğer yandan yardımı bu şekilde görünür ve propagandaya açık hale getirmesi ciddi bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Eğer gerçekten İslam'ın emrettiği bir anlayışla hareket ediliyorsa, insanların ihtiyaçlarını karşılamak sessizce ve onurlarını zedelemeden yapılır; kamera önünde, sosyal medya vitrininde değil. Bugün ortaya çıkan tablo ise ne sosyal belediyecilikle ne de dini hassasiyetle açıklanabilir; bu daha çok yoksulluğun yönetildiği ve aynı zamanda teşhir edildiği bir anlayışın ürünüdür.
Orhangazi Cumhuriyet Meydanı'ndaki bu kuyruk, yalnızca bir pide kuyruğu değildir. Bu kuyruk; yanlış ekonomik tercihlerinin, yetersiz sosyal politikaların ve yerelde bunun alkışlanmasının kuyruğudur. Bu kuyruk; "yardım" ile "yoksulluk yönetimi" arasındaki farkın net bir göstergesidir.
Gerçek başarı, insanların yardıma ihtiyaç duymadığı bir düzen kurabilmektir. Gerçek belediyecilik, vatandaşın cebini, sofrasını ve onurunu koruyabilmektir. Bugün Orhangazi'de gördüğümüz tablo ise bunun tam tersidir.
Bu yüzden bu fotoğraflara bakarken kimse kendini kandırmasın. Bu kareler bir hizmetin değil, bir gerçeğin fotoğrafıdır. Ve o gerçek şudur: İnsanlar artık geçinemiyor. YORUM HABER MUHARREM DEĞİRMEN 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.