3. Göz Medya'nın Yıllardır Dile getirdiği Başlıklar Türkiye Gündemine Taşınıyor
28.01.2026 13:31
Orhangazi'de uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan çevre, kentleşme, kamu arazileri ve şeffaflık tartışmaları, Kutlu Parti'nin kurumsal düzeyde konuya eğilmesiyle birlikte artık yalnızca yerel bir mesele olmaktan çıkıp Türkiye gündemine taşınmaya başladı. Başta Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu olmak üzere, parti yönetimi ve genel başkan yardımcıları Orhangazi'de yaşanan sorunlara duyarsız kalmayarak sahadan gelen uyarıları siyasal bir sorumluluk alanı olarak ele aldı. Bu süreçte özellikle Genel Koordinatörü İrfan Aydın'ın yıllardır kaleme aldığı, kamuoyuna taşıdığı ve bedel ödeyerek gündemde tuttuğu dosyaların Kutlu Parti tarafından kurumsal olarak sahiplenilmesi dikkat çekti. Parti yönetimi, Orhangazi özelinde dile getirilen iddiaları yalnızca yerel bir tartışma olarak değil, devletin malı, hukukun üstünlüğü ve kamu vicdanı başlıkları altında ele alınması gereken yapısal sorunlar olarak değerlendirdi. KUTLU PARTİ: "ORHANGAZİ'DEKİ DOSYALAR TÜRKİYE'NİN DOSYASIDIR" Kutlu Parti yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Orhangazi'de yaşananların benzerlerinin Türkiye'nin pek çok kentinde farklı başlıklar altında tekrarlandığına işaret edilerek, bu nedenle konunun ülke genelinde ele alınmasının bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Parti kaynakları, özellikle kamuya ait alanlar, inşaat projeleri, ihale süreçleri ve denetim mekanizmalarındaki zaafların Orhangazi örneği üzerinden somutlaştığını ifade etti. Genel Başkan Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun, "Devletin malı kutsaldır. Kimsenin siyasi gücüne, geçmişine ya da bağlantılarına bakılarak görmezden gelinemez" yönündeki yaklaşımı, parti kadrolarının Orhangazi dosyalarına bakışının temel çerçevesini oluşturdu. DR. HİKMET ÇIRA'DAN SERT AÇIKLAMA: "KUDU REZALETİ" Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Hikmet Çıra, Orhangazi'de kamuoyunda "KUDU inşaat ve terminal projesi" olarak bilinen süreçle ilgili yaptığı sert açıklamalarla tartışmayı ulusal boyuta taşıdı. Çıra, söz konusu projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "FETÖ çeteleri devletin mallarını yağmalamaya devam ediyor. Kriptolaşmış örgüt her yerde, koordineli ve organize. Buyurun Bursa Orhangazi'de KUDU rezaleti. Cesur insanları evlatlarıyla tehdit ederek sindirmeye çalışan şeytani bir yapıdan söz ediyoruz." Bu açıklama, yalnızca Orhangazi'deki bir projeye değil, devletin kurumları içinde varlığını sürdürdüğü iddia edilen yapılanmalara yönelik daha geniş bir siyasi ve hukuki tartışmanın da kapısını araladı. FETÖ İLE MÜCADELE VE YEREL MEDYANIN ROLÜ Kutlu Parti yönetimi, Orhangazi özelinde gündeme gelen başlıkların önemli bir kısmının FETÖ ile mücadele süreciyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Parti yöneticileri, bu mücadelede yalnızca resmi kurumların değil, bağımsız ve araştırmacı yerel medyanın da hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. Bu noktada İrfan Aydın'ın yıllardır sürdürdüğü gazetecilik faaliyetleri, kaleme aldığı yazılar ve kamuoyuna taşıdığı belgelerin, yerel baskılara ve tehditlere rağmen geri adım atmadan yürütülmüş olmasının altı özellikle çizildi. Kutlu Parti yetkilileri, bu tür gazetecilik faaliyetlerinin demokrasinin ve hukukun sigortası niteliğinde olduğunu ifade etti. TEŞKİLAT BAŞKANI TULGA KESKİN: "BEDEL ÖDEYENLERE SAHİP ÇIKILMALI" Kutlu Parti Teşkilat Başkanı Tulga Keskin de konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de araştıran, sorgulayan ve bunun bedelini ödeyen gazetecilere ve medya kuruluşlarına daha güçlü bir toplumsal ve siyasal destek verilmesi gerektiğini dile getirdi. Keskin, özellikle 3. Göz Medya gibi yerel ölçekte faaliyet gösteren ancak ulusal ölçekte etkisi olan platformların yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Eğer bu ülke hukuk devleti olacaksa, gerçeğin peşinden giden insanlar yalnız kalmamalıdır" değerlendirmesinde bulundu. GENEL BAŞKAN YARDIMCILARI DA ORHANGAZİ BAŞLIKLARINI GÜNDEME TAŞIDI Kutlu Parti'nin Orhangazi'ye ilişkin yürüttüğü siyasi ve kurumsal takip, yalnızca genel merkez düzeyinde değil, genel başkan yardımcılarının alanlarına giren başlıklarda da somut açıklamalarla kamuoyuna yansımaya başladı. Parti yönetimi içinde özellikle çevre, şehircilik ve yaşam alanları konusunda yapılan değerlendirmeler, Orhangazi'de yaşananların münferit değil, yapısal bir sorun olduğuna işaret etti. ŞULE TUNTAŞ: "BU ARTIK SADECE ÇEVRE SORUNU DEĞİL, YAŞAM HAKKI MESELESİDİR" Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre, Şehircilik ve İskân Politikaları Başkanı Şule Tuntaş, Orhangazi'deki maden ve taş ocağı faaliyetlerine ilişkin yaptığı açıklamalarda sert ve net ifadeler kullandı. Tuntaş, Orhangazi'de maden faaliyetlerinin artık dağlık alanlarla sınırlı kalmadığını, yerleşim alanlarının içine kadar ilerlediğini belirterek, evlerin, okulların, camilerin ve tarım arazilerinin hemen yanı başında yürütülen faaliyetlerin ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, Orhangazi'de yaşanan tablonun yalnızca bir çevre tahribatı olarak ele alınamayacağına dikkat çekilerek, konunun doğrudan şehircilik ilkeleri, halk sağlığı ve yaşam hakkı ile bağlantılı olduğu ifade edildi. Tuntaş, ruhsat alanları ile yerleşim bölgeleri arasındaki mesafenin bazı noktalarda metrelerle ölçüldüğünü, bu durumun hem hukuki hem de vicdani açıdan kabul edilemez olduğunu dile getirdi. KUTLU PARTİ CEPHESİ: "ORHANGAZİ DOSYASI TAKİBİMİZDE" Kutlu Parti yönetimi, Şule Tuntaş'ın açıklamalarının parti politikalarıyla örtüştüğünü belirterek, Orhangazi'deki çevre ve şehircilik sorunlarının yalnızca rapor düzeyinde kalmayacağını, siyasi ve hukuki zeminde takip edileceğini bildirdi. Parti kaynakları, Orhangazi'de yaşananların denetimsizlik, plansızlık ve kamu yararı ilkesinden uzak uygulamaların somut bir örneği olduğunu vurguladı. Kutlu Parti'nin diğer genel başkan yardımcılarının da kendi sorumluluk alanları kapsamında Orhangazi başlığını gündemde tutmaya devam edeceği, eldeki verilerin ve saha tespitlerinin yeni siyasi ve hukuki girişimlere temel oluşturacağı ifade edildi. KUTLU PARTİ GENEL SEKRETERİ İRFAN ÇEP: "MÜCADELE EDENLERİN YANINDAYIZ" Kutlu Parti Genel Sekreteri İrfan Çep de Orhangazi dosyalarına ilişkin değerlendirmesinde, kamuoyunda sıkça dile getirilen şaşkınlık ve tepkiye dikkat çekerek net bir duruş ortaya koydu. Çep, Orhangazi'de yaşananları "Orhangazi'de bu kadar da olmaz ki demeyin; olmuş maalesef" sözleriyle özetlerken, meselenin artık inkâr ya da erteleme kaldırmadığını ifade etti. Başta Orhangazi olmak üzere, Türkiye'nin farklı kentlerinde kamu yararı için mücadele eden, haksızlıkların üzerine giden herkesin yanında olduklarını vurgulayan Çep, Kutlu Parti'nin bu konularda geri adım atmayacağını, sorumluluk alan siyaset anlayışıyla sürecin takipçisi olacağını dile getirdi. NAZAN ÖÇALIR: "ORHANGAZİ'DE YAŞANANLAR SOSYAL ADALET VE TOPLUMSAL VİCDAN MESELESİDİR" Kutlu Parti Aile ve Sosyal Politikalar Başkanı Gazeteci-Yazar Nazan Öçalır'da Orhangazi'de gündeme gelen sorunlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, meselenin yalnızca teknik ya da idari başlıklardan ibaret olmadığını vurguladı. Öçalır, Orhangazi'de yaşananların doğrudan aile yapısını, sosyal huzuru ve toplumsal adalet duygusunu zedelediğine dikkat çekerek, "Bir kentte çevre tahrip ediliyorsa, kamu kaynakları tartışmalı biçimde kullanılıyorsa, insanlar baskı ve kaygı altında yaşıyorsa burada aileden, sosyal barıştan ve adaletten söz edemeyiz" ifadelerini kullandı. Bu nedenle Orhangazi'de dile getirilen sorunların arkasında duran, hak arayan ve bedel ödemeyi göze alan herkesin yanında olduklarını belirten Öçalır, Kutlu Parti'nin insanı ve toplumu merkeze alan bir siyaset anlayışıyla bu sürecin takipçisi olacağını dile getirdi. YERELDEN ULUSALA TAŞINAN BİR UYARI Kutlu Parti'nin Orhangazi'ye ilişkin bu çıkışı, yerel ölçekte dile getirilen sorunların ulusal siyaset gündemine taşınması açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle çevre, su kaynakları ve yaşam alanları konusunda yapılan bu açıklamalar, Orhangazi'de uzun süredir dile getirilen kaygıların artık görmezden gelinemeyeceğini ortaya koyuyor. ORHANGAZİ'DEN TÜRKİYE'YE UZANAN BİR SORUMLULUK ÇAĞRISI 3. Göz Medya ve İrfan Aydın'ın yıllardır yaptığı çağrıya verilen kurumsal yanıt Kutlu Parti'nin Orhangazi'ye yönelik bu yakın markajı, yerel sorunların ulusal siyasetle bağını yeniden hatırlatan önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Yıllardır dile getirilen, ancak çoğu zaman görmezden gelinen başlıkların artık kurumsal bir siyasi irade tarafından sahiplenilmesi, Orhangazi kamuoyunda da dikkatle izleniyor. Bu süreç, özellikle 3. Göz Medya ve Genel Koordinatörü İrfan Aydın'ın uzun yıllardır yaptığı sorumluluk çağrılarının, ilk kez bu ölçekte ve açık biçimde siyasal karşılık bulması açısından ayrı bir anlam taşıyor. İrfan Aydın'ın kaleme aldığı yazılar, hazırladığı dosyalar ve kamuoyuna taşıdığı belgelerle defalarca vurguladığı temel talep; kişisel ya da siyasal polemik değil, devletin malının korunması, hukukun işletilmesi ve kamu adına denetimin sağlanması yönündeydi. Kutlu Parti'nin Orhangazi dosyalarına yaklaşımı, bu çağrının bir "şikâyet" olarak değil, kurumsal ve siyasi bir sorumluluk alanı olarak ele alındığını ortaya koyuyor. Parti cephesinden yapılan değerlendirmelerde, yerel medyanın yıllardır üstlendiği bu uyarı görevine kayıtsız kalınamayacağı açık biçimde ifade ediliyor. Parti kaynakları, bu tutumun yalnızca Orhangazi'ye özgü bir hassasiyet olarak görülmediğini, benzer sorunlar yaşayan tüm kentler için emsal teşkil edebilecek bir yaklaşım olduğunu belirterek, "Bu mesele şahısların değil, devletin ve milletin meselesidir" vurgusunu yineliyor. 3. Göz Medya'nın ve İrfan Aydın'ın sorumluluk çağrısına verilen bu yanıtın, yerelden yükselen seslerin ulusal ölçekte karşılık bulabileceğini göstermesi bakımından da kritik bir dönüm noktası olduğu değerlendiriliyor. Haber-Muharrem Değirmen / 3. GÖZ HRA
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.