HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

BURSA’NIN GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ZAMANI

04.02.2026 00:04
BURSA’NIN GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ZAMANI
BURSA’NIN GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ZAMANI
Bursa'da kadına yönelik şiddet, artık münferit olaylarla açıklanamayacak kadar yaygın, yapısal ve çok boyutlu bir toplumsal sorun haline gelmiş durumda. T.C. Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 2021 yılı verileri esas alınarak oluşturulan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Risk Haritası 2022-2025", kentin sosyo-demografik yapısı ile şiddet arasındaki güçlü ilişkiyi ilçeler bazında tüm açıklığıyla ortaya koyuyor
BURSA'NIN DEMOGRAFİK GERÇEĞİ: KALABALIK, HIZLI GÖÇ VE SOSYAL GERİLİM
Bursa, 3 milyon 147 bin 818 kişilik nüfusuyla Türkiye'nin en büyük dördüncü ili konumunda bulunuyor. Kadın ve erkek nüfusu neredeyse bire bir dengede olsa da, bu denge ilçelere inildiğinde ciddi biçimde bozuluyor. Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer ve İnegöl; nüfusun, göçün ve ekonomik hareketliliğin en yoğun olduğu ilçeler olarak öne çıkıyor. Bu yoğunluk, beraberinde barınma sorunlarını, gelir adaletsizliğini, sosyal uyum problemlerini ve aile içi gerilimleri getiriyor.
Özellikle Osmangazi ve Yıldırım'da eski yerleşim alanlarının hâlâ yoğun biçimde kullanılması, dar gelirli ve göçmen nüfusun bu bölgelerde kümelenmesine yol açıyor. Konut kalitesinin düşük olduğu bu alanlarda sosyal destek mekanizmalarının zayıf kalması, kadınları çok daha kırılgan bir konuma itiyor. Nilüfer ise düzenli kentleşme, yüksek refah düzeyi ve planlı yaşam alanlarıyla Bursa'nın en "güvenli" ilçesi olarak tanımlansa da, artan nüfus ve kent baskısı burada da riskleri görünür kılıyor.
YAŞ DAĞILIMI VE GÖRÜNMEYEN TEHLİKE: GENÇLER VE YAŞLI KADINLAR
Bursa genelinde nüfusun büyük bölümü 18-59 yaş aralığında yoğunlaşırken, dağ ilçelerine doğru gidildikçe 60 yaş üstü nüfusun oranı ciddi biçimde artıyor. Keles, Harmancık, Büyükorhan ve Orhaneli'de yaşlı nüfus oranının yüzde 35'lerin üzerine çıkması, yalnız yaşayan ve sosyal destekten uzak kadınların sayısını artırıyor. Bu ilçelerde şiddet vakalarının az görünmesi, sorunun olmadığı anlamına gelmiyor; aksine, şiddetin daha çok gizli kaldığını ve bildirimin son derece düşük olduğunu düşündürüyor.
Öte yandan Yıldırım, İnegöl ve Gürsu gibi göç alan ilçelerde çocuk ve genç nüfusun yüksekliği, şiddetin sadece bugünün değil, geleceğin de sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Bu bölgelerde büyüyen çocukların şiddeti normalleştirme riski, uzun vadede daha derin bir toplumsal yara anlamına geliyor.
MEDENİ DURUM VE AİLE YAPISI: EVLİLİK GÜVENLİ Mİ, RİSK Mİ?
Raporda yer alan veriler, Bursa'da kadına yönelik şiddetin büyük ölçüde evlilik ve yakın ilişkiler içinde yaşandığını gösteriyor. Tüm ilçelerde evli bireyler nüfusun en büyük bölümünü oluşturuyor. Ancak bu durum, evliliğin koruyucu bir alan olmaktan ziyade birçok kadın için risk alanına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Nilüfer'de hiç evlenmemiş birey oranının yüksek olması, yaşam tarzı farklılıklarını yansıtırken; Mudanya'da boşanma oranlarının dikkat çekici biçimde öne çıkması, evlilik içi sorunların daha görünür hale geldiğini gösteriyor. Merkezden uzak ilçelerde ise eşi vefat etmiş kadın oranının yükselmesi, yalnızlık, yoksulluk ve bakım ihtiyacının kadınlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ortaya koyuyor.
ŞİDDETİN NÜFUSA ORANI: KÜÇÜK İLÇELERDE BÜYÜK RİSK
Kadına yönelik şiddet vakalarının nüfusa oranla dağılımı, en çarpıcı sonuçlardan birini ortaya koyuyor. Oransal olarak en riskli ilçenin Gemlik olduğu görülürken, Orhangazi ve Karacabey'in de bu tabloyu yakından takip ettiği dikkat çekiyor. Nüfus bakımından Osmangazi ilk sırada yer alsa da, küçük ve orta ölçekli ilçelerde şiddetin nüfusa oranla daha yoğun yaşanması, sosyal denetim mekanizmalarının yetersizliğini gözler önüne seriyor.
Osmangazi'de 3 bin 141 vaka kayıtlara geçerken, Nilüfer'de 1 bin 707, Yıldırım'da 1 bin 527 vaka tespit edilmiş durumda. Orhangazi'de 367 vaka, ilçenin nüfusu dikkate alındığında son derece yüksek bir orana işaret ediyor. Bu durum, sanayi-tarım dengesi, göç ve konut baskısının Orhangazi'de ciddi bir sosyal gerilim yarattığını gösteriyor.
ŞİDDET NASIL ORTAYA ÇIKIYOR: BAŞVURU, İHBAR VE SESSİZ KALAN KURUMLAR
Şiddet vakalarının kolluk kuvvetlerine intikal şekli incelendiğinde, başvuruların büyük bölümünün doğrudan mağdur müracaatı yoluyla gerçekleştiği görülüyor. Bu tablo, kadınların hak arama bilincinin belirli ölçüde arttığını gösterse de, kamu kurumlarının ve üçüncü kişilerin ihbar oranlarının son derece düşük kalması ciddi bir zafiyete işaret ediyor.
Özellikle eğitim kurumları, sağlık birimleri ve sosyal hizmetlerin şiddeti erken aşamada tespit edip bildirme konusunda yeterince aktif olmadığı ortaya çıkıyor. Bu durum, şiddetin önlenmesi yerine çoğu zaman sonuçlarıyla yüzleşildiğini gösteriyor.
GÜNLER VE SAATLER: ŞİDDETİN ZAMANI VAR
Rapora göre Bursa genelinde kadına yönelik şiddetin en sık yaşandığı gün Pazar. Hafta sonlarının, aile bireylerinin uzun süre bir arada kaldığı zamanlar olması, gerilimin bu günlerde tırmandığını gösteriyor. İlçelere bakıldığında ise Orhangazi'de şiddetin en yoğun Perşembe günü yaşanması, ilçeye özgü çalışma ve yaşam düzeninin farklı etkiler yarattığını düşündürüyor.
Saat aralıkları incelendiğinde, şiddetin en çok akşam 18.00 ile gece yarısı arasında yaşandığı görülüyor. İnegöl ve Orhangazi'de olayların 22.00 civarında yoğunlaşması, iş çıkışı sonrası yorgunluk, ekonomik stres ve alkol kullanımının belirleyici faktörler olduğunu ortaya koyuyor.
ŞİDDETİN BİÇİMİ: PSİKOLOJİK YARA, FİZİKSEL İZ
Bursa genelinde en yaygın şiddet türü psikolojik şiddet olarak kayıtlara geçiyor. Fiziksel şiddet ikinci sırada yer alırken, ısrarlı takip ciddi bir tehdit unsuru olarak dikkat çekiyor. Cinsel şiddetin düşük oranlarda görünmesi ise gerçeğin tam yansıması olarak değerlendirilmiyor; aksine, bu alanda ciddi bir suskunluk olduğu vurgulanıyor.
Yıldırım, Gürsu ve Yenişehir'de fiziksel şiddetin psikolojik şiddetin önüne geçmesi, bu ilçelerdeki sosyal ve ekonomik baskının daha sert biçimde dışa vurulduğunu gösteriyor.
ORHANGAZİ: SANAYİ–TARIM DENGESİNDE YÜKSEK ŞİDDET ORANI
Orhangazi, 80 bin 216 kişilik nüfusuna rağmen 367 şiddet vakasıyla öne çıkmaktadır. İlçe, Bursa–İstanbul yolu üzerinde bulunması, sanayi tesislerinin yaygınlığı ve artan konut baskısı nedeniyle hızlı bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu dönüşüm, sosyal denetim mekanizmalarının zayıflamasına yol açmıştır. Orhangazi'de şiddetin en yoğun yaşandığı günün perşembe olması, ilçenin çalışma ve yaşam düzeninin farklı etkiler yarattığını göstermektedir. Olayların büyük bölümü gece 22.00 saatlerinde gerçekleşmektedir.
MAĞDURUN VE FAILİN PROFİLİ: EKONOMİ, ÖFKE VE BAĞIMLILIK
Şiddet mağdurlarının önemli bir kısmının hamilelik, yaşlılık, engellilik ve yabancı uyruklu olma gibi risk artırıcı özellikler taşıdığı görülüyor. Faillerin profiline bakıldığında ise öfke kontrol sorunu, işsizlik, ekonomik sıkıntılar, alkol ve madde bağımlılığı ile suç geçmişi öne çıkıyor. Bu tablo, kadına yönelik şiddetin bireysel değil, ekonomik ve sosyal politikalarla doğrudan ilişkili yapısal bir sorun olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.
BURSA'NIN GERÇEĞİYLE YÜZLEŞME ZAMANI
Bursa Kadına Yönelik Şiddet Risk Haritası, ilçeler arası farkları ortaya koyarken, ortak bir gerçeği de gözler önüne seriyor: Şiddet, yoksulluk, göç, plansız kentleşme ve sosyal destek eksikliğiyle besleniyor. Bu tablo, sadece kolluk tedbirleriyle değil; yerel yönetimler, sosyal politikalar ve toplumsal dönüşüm programlarıyla birlikte ele alınmadığı sürece değişmeyecek
MUHARREM DEĞİRMEN ÖZEL HABER / 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.