HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

Gazeteci Aydın'dan Çok Tartışılacak Bir İkaz! Çocuklarımızı Korumaya Din Kılıflı Sapkın Anlayışlara Savaş Açarak Başlayalım

10.02.2026 22:52
Gazeteci Aydın'dan Çok Tartışılacak Bir İkaz! Çocuklarımızı Korumaya Din Kılıflı Sapkın Anlayışlara Savaş Açarak Başlayalım
Gazeteci Aydın'dan Çok Tartışılacak Bir İkaz! Çocuklarımızı Korumaya Din Kılıflı Sapkın Anlayışlara Savaş Açarak Başlayalım
Araştırmacı Gazeteci İrfan Aydın, YouTube kanalımızda yaptığı Sansürsüz Canlı Yayında gündeme taşıdığı iddialar gündeme bomba gibi düştü. Kamuoyunda EPSTEİN DOSYASI olarak bilinen olaylarla ilgili olarak yaptığı Canlı Yayında " Buhari'nin hadis kitabında Hz. Peygamber Efendimize PEDOFİL! iftirası atılırken ve de yüzlerce yıldır bu iftira orada dururken mi çocuklarımızı koruyacağız! Önce din kılıfıyla bize yutturulan bu sapkınlıktan kurtulmamız gerek miyor mu?" diyerek çok tartışılacak bir konuya değindi.
Yayının ana ekseni, Hazreti Peygamber'e yönelik olarak bazı hadis kaynakları üzerinden üretilen ve yıllardır tartışma konusu olan iddialar oldu. Aydın, bu anlatıların yalnızca tarihsel bir yanlışlık değil, aynı zamanda bilinçli bir iftira ve teolojik bir tahrifat olduğunu dile getirdi.
HAZRETİ PEYGAMBER'E ATILAN EN AĞIR İFTİRA
İrfan Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı ve kamuoyunda "Sahihi Buhari" olarak bilinen hadis kitaplarında yer alan bazı rivayetlere dikkat çekerek, Hazreti Peygamber'in çocuk yaşta evlilikle ilişkilendirilmesinin açık bir iftira olduğunu ifade etti. Ayşe'nin 6 yaşında evlendiği ve 9 yaşında gerdeğe girdiği yönündeki anlatıların din adına topluma yutturulduğunu savunan Aydın, bunun İslam'a yapılmış en büyük kötülüklerden biri olduğunu belirtti.
Bu anlatıların, Hazreti Peygamber'i pedofili gibi göstermeye hizmet ettiğini söyleyen Aydın, bunun masum bir tarih tartışması değil, bilinçli bir zihinsel operasyon olduğunu dile getirdi. Aydın'a göre bu yaklaşım, dini değerleri yıpratmanın ve İslam'ı ahlaksızlıkla özdeşleştirmenin şeytani bir yöntemi olarak kullanılıyor.
İLMÎ VERİLERLE ORTAYA KONMUŞ GERÇEKLER
Aydın, bu konuda yıllar önce kapsamlı ilmî çalışmalar yapıldığını hatırlatarak, özellikle Yaşar Nuri Öztürk'ün ortaya koyduğu verilerin göz ardı edildiğini söyledi. Bu çalışmalarda Ayşe'nin evlilik yaşının 19 hatta bazı kaynaklara göre 27 olarak tespit edildiğini vurgulayan Aydın, klasik rivayetlerin sorgulanmadan dinin asli unsuru gibi sunulmasını sert bir dille eleştirdi.
Kaynakların açık olduğunu ifade eden Aydın, tarihsel verilerin bilinçli şekilde görmezden gelindiğini, bunun yerine din kisvesi altında çarpık bir algının yaygınlaştırıldığını savundu. Bu yaklaşımın hem İslam'a hem de Peygamber'in ahlakına açık bir saldırı olduğunu dile getirdi.
AHLAKIN ZİRVESİNDEKİ BİR PEYGAMBER ÇOCUKLA ANILIR MI
Canlı yayında duygusal ve sert bir ton kullanan İrfan Aydın, bir peygamberin ahlakın zirvesinde olması gerektiğini vurgulayarak, böyle bir şahsiyetin çocukla ilişkilendirilmesinin akıl ve vicdanla bağdaşmadığını ifade etti. Eğer böyle bir durum söz konusu olsaydı, Hazreti Peygamber'in istediği kadar genç kızla evlenebileceğini, buna kimsenin engel olamayacağını dile getirdi.
Aydın'a göre mesele, Peygamber'i korumak değil; tam tersine onu hedef alan bir zihniyetin din adına meşrulaştırılmasıdır. Bu anlayışın yarın Avrupa'da "Sizin peygamberiniz pedofiliymiş" suçlamasıyla karşılaşıldığında savunulamaz bir tablo ortaya koyacağını belirten Aydın, bunun İslam dünyası için büyük bir itibar ve inanç krizi yarattığını söyledi.
DİYANET'E AÇIK ÇAĞRI
Araştırmacı gazeteci Aydın, bu noktada Diyanet İşleri Başkanlığı'na da doğrudan çağrıda bulundu. Camilerde ve dini yayınlarda yer alan bu tür sahte ve iftira niteliğindeki kitapların kaldırılması gerektiğini savunan Aydın, toplumun buna sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı. Bu anlayışın din değil, dinsizlik ürettiğini ifade eden Aydın, "Hadismiş" denilerek her şeyin meşrulaştırılamayacağını söyledi.
Aydın'a göre bu rivayetleri savunan zihniyetler, dini kullanarak ahlaksızlığı normalleştirmekte ve asıl sapkınlığı bu yolla üretmektedir.
DİN, BAŞÖRTÜSÜ VE AHLAK TARTIŞMASI
Canlı yayında yalnızca dini metinler değil, siyasal ve toplumsal algılar da sert biçimde eleştirildi. Aydın, bir seminerde dile getirilen "Ecevit iyi bir Müslüman değildi" sözlerini örnek göstererek, dinin nasıl dar ve şekilci bir anlayışa indirgendiğini anlattı.
Bu iddiaya karşı çıkan Aydın, Bülent Ecevit'in başörtüsüne değil, türbanın siyasal bir simgeye dönüştürülmesine karşı çıktığını ifade etti. Ecevit'in Amerika'nın ve Siyonizmin dayatmalarına karşı durduğunu, haram yemediğini, çalmadığını, kamu malını koruduğunu ve Müslümanları ezdirmediğini hatırlatan Aydın, bütün bunların ahlaki bir duruşun göstergesi olduğunu söyledi.
ŞEKİLCİ DİNDARLIĞA SERT ELEŞTİRİ
İrfan Aydın, günümüzde bazı çevrelerin iyi Müslüman olmayı yalnızca başörtüsü, sakal ve görünür dini semboller üzerinden tanımladığını, buna karşın yolsuzluk, zina ve çocuk istismarı gibi ağır suçların görmezden gelinebildiğini dile getirdi. Bu anlayışa açıkça karşı çıkan Aydın, "Biz o Müslümanlardan değiliz" sözleriyle net bir duruş ortaya koydu.
Aydın'a göre din; ahlak, adalet ve kul hakkı üzerine kuruludur. Görünüşe indirgenmiş, iktidarla ve çıkarla iç içe geçmiş bir dindarlık anlayışı ise toplumu çürütmekten başka bir işe yaramamaktadır.
Canlı yayında yapılan bu açıklamalar, yalnızca bir dini tartışma değil; aynı zamanda Türkiye'de din, siyaset ve ahlak ilişkisine dair sert bir sorgulama olarak dikkat çekti. İrfan Aydın'ın sözleri, önümüzdeki günlerde kamuoyunda ve dini çevrelerde uzun süre tartışılacağa benziyor. ÖZEL HABER- 3. GÖZ HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.