HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 OCAK 2026, CUMA

3.Göz’den Bursa ve Orhangazi’ye Açık Dosya: 5 Soru, 5 Gerçek Türkoğlu’ndan Bursa ve Orhangazi İçin Net Uyarı: Sahipsiz Şehir

02.01.2026 09:19
3.Göz’den Bursa ve Orhangazi’ye Açık Dosya: 5 Soru, 5 Gerçek Türkoğlu’ndan Bursa ve Orhangazi İçin Net Uyarı: Sahipsiz Şehir
3.Göz’den Bursa ve Orhangazi’ye Açık Dosya: 5 Soru, 5 Gerçek Türkoğlu’ndan Bursa ve Orhangazi İçin Net Uyarı: Sahipsiz Şehir
3. Göz Gazetesi olarak 2026 yılına girerken Bursa ve Orhangazi'nin geleceğini şekillendiren başlıkları bu kez doğrudan sahaya inerek, Genel Yayın Yönetmenimiz Muharrem Değirmen'in hazırladığı özel soru dosyasıyla muhataplarına sorduk. Şehrin siyasetinden yerel yönetimine, il teşkilatlarından ilçe başkanlıklarına, büyükşehir belediyesinden amatör sporun çatı kuruluşuna kadar Bursa'nın tüm karar verici aktörlerine aynı beş soruyu yönelttik ve kenti ilgilendiren temel sorunlara net yanıtlar istedik.
Bu çalışma kapsamında Bursa'daki tüm milletvekilleri, siyasi partilerin il başkanları, Orhangazi ilçe başkanları, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Bursa Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Çetin Yıldız'a sorular, herhangi bir aracı kullanılmadan, bizzat Genel Yayın Yönetmenimiz Muharrem Değirmen tarafından doğrudan iletildi. Böylece kamuoyuna karşı şeffaf, kayda geçen ve takip edilebilir bir yanıt süreci oluşturuldu. Amacımız polemik üretmek değil; Bursa ve Orhangazi'nin geleceğine dair net, ölçülebilir ve denetlenebilir beyanları kayıt altına almaktı.
Bu kapsamlı dosyamızın ilk yanıtı İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'ndan geldi. Türkoğlu'nun Bursa ve Orhangazi'ye ilişkin değerlendirmeleri, 2026'ya girerken kentin siyaset ve yerel yönetim gündeminin hangi başlıklar etrafında şekilleneceğine dair önemli işaretler barındırıyor. 3. Göz Gazetesi olarak bu yanıtları hiçbir müdahalede bulunmadan kamuoyuyla paylaşacak, verilen sözlerin takipçisi olmayı sürdüreceğiz.


İYİ PARTİ BURSA MİLLETVEKİLİ SAYIN SELÇUK TÜRKOĞLU'NUN SORULARINIZA VERDİĞİ YANITLAR
1. 2025 yılında Bursa ve Orhangazi'de halkın en çok şikâyet ettiği üç temel sorun ne oldu?
2025'te Bursa'da da Orhangazi'de de vatandaşın en çok dert yandığı konu geçim sıkıntısı oldu. Pazara çıkan, faturasını ödeyen, evine et alan herkes aynı şeyi söyledi: "Çalışıyoruz ama yetmiyor." Asgari ücret, emekli maaşı ve sabit gelirler hayat pahalılığı karşısında eridi. Bu, en yakıcı sorun olarak her görüşmemizde karşımıza çıktı.
İkinci büyük sorun işsizlik ve güvencesiz çalışma oldu. Özellikle gençler "okuduk ama iş yok", çalışanlar ise "yarın ne olacağımız belli değil" diyor. Bursa sanayi kenti ama istihdamın niteliği düştü, taşeronlaşma arttı, Orhangazi'de tarım ve sanayi arasında sıkışan gençler umutlarını başka illere bağlamak zorunda kaldı.
Üçüncü temel sorun ise altyapı ve çevre meselesi oldu. Ulaşım çilesi, bitmeyen yol çalışmaları, trafik, hava kirliliği ve özellikle İznik Gölü havzasındaki çevre tehdidi halkın ciddi tepkisini çekti. Orhangazi'de sanayi baskısı, tarım alanlarının daralması ve su kaynaklarının hoyratça kullanılması sık sık gündeme geldi. ABD menşeili Cargill'in ruhsatsız faaliyet devam ediyor. Aşırı su tüketimine dayalı, Albayraklar'a ait Varaka Fabrikası'nın yeri örneğinde olduğu gibi "özel sanayi bölgesi" ilanıyla bu hoyratlık sürüyor.
Bunlara ek olarak sağlıkta randevu bulamamak, eğitimde eşitsizlik ve barınma sorunu da vatandaşın dilinden düşmedi. Özellikle kiralar, genç aileleri ve emeklileri şehir dışına itmeye başladı.
Özetle 2025, Bursa ve Orhangazi için "çalışanın yoksullaştığı, gencin umutsuzlaştığı, çevrenin ise ihmal edildiği" bir yıl olarak hafızalara kazındı.

2. 2025'te Bursa'da vatandaşın devletten en fazla beklenti içinde olduğu alanlar nelerdi?
Vatandaşın devletten birinci beklentisi sahipsiz Bursa'ya sahip çıkılması oldu ancak bu konuda Bursa'nın kronik yalnızlığı devam etti. Ayrıca vatandaş adil bir ekonomi yönetimi ve insanca geçim standardı istedi. Vatandaşlar lüks istemedi; sadece "emeğimizin karşılığını alalım, ay sonunu görelim" dedi. Enflasyonun kontrol altına alınması, maaşların gerçek hayata göre belirlenmesi en temel talepti.
İkinci beklenti iş ve istihdam politikalarıydı. Gençler torpil değil fırsat, sadakat değil liyakat istedi. Bursa gibi üretim gücü yüksek bir şehirde gençlerin işsiz kalmasına kimse anlam veremedi. Orhangazi'de tarımı ve sanayiyi birlikte güçlendirecek planlar bekleniyor.
Üçüncü büyük beklenti adalet ve eşitlik duygusunun yeniden tesis edilmesi oldu. Vatandaş, "aynı suçu işleyene farklı muamele" görmek istemiyor. Hukuka güven, devlete güvenin temelidir ve bu güven ciddi şekilde sarsılmış durumda ve aynı sancı sürüyor.
Dördüncü alan sağlık ve sosyal hizmetler oldu. Hastane randevuları, ilaç fiyatları, yaşlı ve engelli bakımı konularında devletin daha fazla yanında olması istendi. Bu da gerçekleşmeyen hatta kangrene dönüşen bir sorun oldu.
Son olarak vatandaş, yerel sorunlara Ankara'dan kulak verilmesini bekledi. Bursa'nın yükünü çeken ama yeterli yatırım alamayan bir şehir olduğunu herkes söylüyor. Nitekim hızlı tren hala yalan oldu. Ali Osman Sönmez Hastanesi yine söz verilen tarihte bitirilemedi. Devletten beklenti çok netti: "Bizi görün, dinleyin ve hakkımızı teslim edin." Ama gören, duyan olmadı.

3. 2026'ya girerken Bursa ve Orhangazi için tek bir umut cümlesi kursanız, bu ne olurdu?
 "2026, Bursa'nın ve Orhangazi'nin üretenin kazandığı, gençlerin kaçıp gittiği değil, umutla kaldığı severek yaşadığı bir şehir olduğu yıl olsun." olurdu.
Bu cümlenin altını önce ekonomiyle doldurmak lazım tabi. Üreten sanayici, alın teri döken işçi, tarlasına sahip çıkan çiftçi kazanmalı. Borçla değil emekle ayakta durulan bir Bursa ve Orhangazi mümkün ama iktidarın politikası bu hedefe asla uygun değil.
İkinci olarak gençlerle ilgili dileğim olur. Üniversite bitiren gencin hayali başka şehre kaçmak değil, kendi memleketinde kök salmak olmalı. Orhangazi'de de Bursa merkezde de gençlere gerçek fırsatlar sunulmalı.
Üçüncü olarak adalet ve güven duygusunu vurgulamak isterim. İnsanlar yarınından korkmadan konuşabilmeli, hakkını arayabilmeli. Devlet, vatandaşına mesafeli değil, adil olmalı.
Dördüncü olarak çevre ve doğa bilinciyle önem çıkarırım. İznik Gölü'nü, Uludağ'ı, tarım alanlarını korumayan bir şehir geleceğini de asla koruyamaz.
Son olarak umutla doldururum. Çünkü umut varsa mücadele vardır, mücadele varsa değişim mümkündür. Hayat devam ediyorsa da umut her zaman vardır.
4. 2025 boyunca milletvekili olarak Bursa ve Orhangazi adına Meclis'te neler yaptınız, 2026 planınız nedir?
2025 yılı boyunca Meclis'te Bursa ve Orhangazi'nin sorunlarını soru önergeleri, araştırma önergeleri ve kürsü konuşmalarıyla sürekli gündemde tuttum. Geçim sıkıntısından çevre sorunlarına, sanayi işçilerinden çiftçilere kadar birçok başlığı ısrarla takip ettim.
Özellikle iş güvenliği, taşeron çalışma ve emek sömürüsü konularında Bursa'daki somut örnekleri Meclis tutanaklarına taşıdım. Orhangazi'de tarımın ve sanayinin birlikte yaşadığı sorunları, İznik gölündeki kuraklık tehlikesini, ruhsatsız fabrikaları bakanlıklara doğrudan sordum.
Çevre konusunda İznik Gölü havzası, sanayi atıkları ve hava kirliliği başlıklarında hem kamuoyu oluşturdum hem de resmi girişimlerde bulundum. "Bursa'nın kaderi bu değildir" diyerek susmadım.
2026 için planım yine sahaya dönük bir siyaset. Daha çok köy, daha çok fabrika, daha çok esnaf ziyareti. Sorunu yerinde görüp Meclis'te takip eden bir anlayışı güçlendirmek istiyorum.
Ayrıca 2026'da Bursa için somut çözüm paketleri sunan, laf değil yol haritası ortaya koyan çalışmalarla mücadeleyi büyütme kararlılığındayım.

5. 2025'te Bursa'nın hangi ilçesi için hangi somut projeyi bizzat takip ettiniz, ne sonuç aldınız?
2025'te özellikle Orhangazi için tarım alanlarının korunması ve çiftçinin desteklenmesi konusunda yoğun bir takip yürüttüm. Sanayi baskısı altında kalan tarım arazileriyle ilgili resmi girişimlerde bulundum ve konuyu defalarca gündeme taşıdım. Sadece İznik Gölü'nü bekleyen kuruma tehlikesi için ilgili bakanlıkların hepsine soru önergeleri verdim. Özellikle de Cargill'e ve Varaka Kağıt'a tanınan ayrıcalığı Meclis kürsüsünde ısrarla dile getirdim.
İznik Gölü havzasıyla ilgili yaptığımız uyarılar sonucunda kamuoyunda ciddi bir farkındalık oluştu. Sorun çözülmedi ama artık gizlenemez hâle geldi. Bu bile önemli bir kazanımdır.
Bursa merkezde ise işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yaşanan ihmalleri takip ettim. Bazı işletmelerle ilgili denetimlerin artması sağlandı, çalışanlardan olumlu geri dönüşler aldık.
Ulaşım ve altyapı sorunlarıyla ilgili vatandaş şikâyetlerini raporlaştırarak ilgili bakanlıklara ilettim. "Bitti" denilen ama bitmeyen projelerin Ali Osman Sönmez Hastanesi'nin bitmeyen inşaatı ve Bursa Şehir Hastanesi'ndeki yolsuzlukların takipçisi oldum. Nitekim konu tutuklamalara ve başhekim değişikliğine kadar gitti.
Sonuç olarak; mucize yaratmadık ama unutulanı hatırlattık, görmezden gelineni görünür kıldık. 2026'da bu takibi daha da büyütmekte kararlıyım.
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.