HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 OCAK 2026, CUMARTESİ

Bir Milletin Kalbinde

10.11.2025 00:00
Yıl 2025. Takvim bir kez daha 10 Kasım'ı gösteriyor. Saatler 09.05'e yaklaşırken ülkede derin bir sessizlik… Ama bu sessizlik, bir yokluğun değil; bir varlığın yankısıdır. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, bir bedenden öte, bir fikir olarak yaşamaktadır.

Bir ulusun yeniden doğuşuna önderlik eden bu fikir, sadece bir savaş meydanında değil; bir okul sırasının başında, bir fabrikanın tezgâhında, bir köy öğretmeninin tebeşirinde, bir kadının oy pusulasında, bir çocuğun gözlerindeki merakta yaşamaktadır.

Atatürk, bir insandan daha fazlasıydı..

Bugün şehir meydanlarında, liselerde, fabrikalarda onun adı anıldığında, aslında sadece bir anma değil, bir sorgulama da yapılır:

"Onun bize bıraktığı emanete gerçekten sahip çıkabiliyor muyuz?"

Kılık kıyafetten eğitime, hukuktan bilime uzanan devrimlerinin temeli bir tek kelimeye dayanıyordu: "Akıl."

O, aklı rehber edinen bir toplumun çağları aşacağını biliyordu.

Ve bu yüzden en büyük savaşını cehalete karşı verdi.

Belki de bu yüzden 10 Kasım'lar sadece bir yas günü değil, bir farkındalık günü olmalıdır. Çünkü her 10 Kasım, bize bir kez daha "uyan" der.

Bilime dön, sanata dön, üretime dön…

Çünkü Atatürk'ü yaşatmak, sadece adını söylemekle değil, onun düşüncesini sürdürmekle mümkündür.

Bugün 10 Kasım'da sokaklara çıktığınızda, başı dik duran her çocuğun gözlerinde aynı ışığı görürsünüz:

Bağımsızlığın, özgürlüğün ve onurun ışığı.

Bir ulus, kurucusuna sadece anıtlar dikmez; karakterini onun mirasıyla yoğurur.

Atatürk'ün "en büyük eserim" dediği Cumhuriyet, hâlâ o mirasın en canlı ifadesidir.

Ve bizler o eserin bekçisiyiz.

10 Kasım'da sadece geçmişe bakmak değil, geleceğe nasıl yürümemiz gerektiğini de düşünmek zorundayız.

Bazı insanlar vardır, doğduğu toprakların ötesine geçer.

Atatürk onlardan biridir.

Onun adı sadece bir ülkenin kurucusu değil, bir insanlık ideali olarak anılır.

Bu topraklarda doğdu, tüm dünyaya aydınlanmayı öğretti.

Ve biz, her 10 Kasım sabahı 09.05'te başımızı eğdiğimizde, aslında minnetle değil; kararlılıkla eğilmeliyiz.

Çünkü Atatürk'ü anmak, Atatürk gibi düşünmeyi sürdürmektir.

 
Deniz Yılmaz UĞURLU / diğer yazıları
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.