HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 10 ŞUBAT 2026, SALI

MİGROS VE ŞEYTAN ÜÇGENİ..!

10.02.2026 00:00
Migros depo işçilerinin direnişi, yalnızca basit bir ücret talebinden ibaret değildir.Bu kayıp hak arama mücadelesinin 1968 ' den beri sendikal mücadeleninde işveren nezdinde ne kadar istenmemezlik kavramını iktidar gücüyle oynama hamlesidir.   Son yıllarda Türkiye'de taşeronlaşmanın en hızlı ve en görünmez biçimde yayıldığı alanlardan biri lojistik sektörü oldu. Taşeron firmalar aracılığıyla kurulan sistem, işçiyi ana işverenden koparırken sorumluluğu belirsizleştiriyor. Bugün Migros ve Bim depo işçilerinin ayağa kalkması, tam da bu köhne yapının yarattığı kronik sorunların bir sonucu olarak karşımızda duruyor.
İşçiler fiilen Migros için ter dökse de hukuken farklı taşeron firmaların bordrolarında kayıtlı görünüyor. Bu direniş sadece depo duvarları arasında hapsolmadı; farklı illere yayıldı, Meclis kürsülerine taşındı ve maalesef yer yer sert polis müdahaleleriyle karşılandı. Migros örneği, aslında Türkiye'deki tüm büyük perakende ve lojistik zincirlerinde biriken o devasa öfkenin bir prototipidir.
Migros işçileri 2026  yılında asgarai ücret üzerinden yüzde 1 lik zamma tepki göstermesiyle başladı herşey. Yedi ilde başlayan direniş Türkiyenin bir çok ilindeki depo işçilerinin katılımıyla 13 ilde  ortaklaşa bir mücadele serüvenini başlattı .Taşeronlaşma devam ederken Migros 7 binden fazla işçiyi kadroya alarak asıl fitili  bu yaktı, grevci işçilerden çok sayıda kişi işten çıkartıldı taleplerin geri adım atılması istendi.
Bunlar olurken , siyasi parti ve sendikalar  migros işçilerinin sesini duyurmal için ülke genelinde protestolarla işçilerin yanında olduklarını duyurdular. Migros işçilerinin direnişine destek olmak amacıyla ilk günden beri Migros marketlerine boykot çağrısı yaparak marketlerde kasaların kilitlenmesini sağlamaya çalıştılar.

Kar, kış demeden 12 Migros deposu önünde mücadelelerini sürdüren yaklaşık 5 bin depo işçisi, talepleri için direnmeye devam ediyor. İşçiler, direnişe artan desteklerle birlikte haklarını alana dek mücadelenin kararlılıkla süreceğini söylediler.

MİGROS adı, yarı toptancı manasına gelen Ml-GROS kelimelerinden meydana getirilmiştir. Memleketimizde, nakil vasıta ve imkânlarının azlığı ,iyi organize edilmiş bir piyasanın mevcut olmayışı, sermaye darlığı, uluslar arası tekellerin bu konuda aç karınlarının zil çalmasına neden olmuş ve bu Pazar derinliğini iyi kullanmışlardır.İşviçre kökenli olan yapı   isim hakkının bir kısım karlığı ile önce Vehbi KOÇ' a sonraki süreçte, Koç grubunun bu pazardan geri çekilmesi ile Anadolu grubuna satılmış ki , dönem kimliği  olarak bilinen bu grup Türkiyenin en büyük alkollü içecek üreticisidir.Migros `un baþarýlý bir operasyonla el deðiþtirmesini politik, ekonomik ve stratejik açýdan önemli bir geliþme olarak görüyorum. Bana göre bu satış Türk şirketlerinin marka evrimine olan inancının ifadesidir. İşgüzar bir anlayış sadece marka üzerinden, kamunun ahlakı onayı istismarı ve yüksek kar hırsıdır. 9 ayda 5,6 milyar TL'lik kâra rağmen enflasyonun altında zam alan Migros Depo işçileri eylemlerinin nedeni Tuncay Özilhan'ın  işçilerin kölelik esaretini sürdürmek ve daha çok kar etme sebebidir.
Peki Migros işçileri bu ucuz emek pazarında , köle gibi  çalışmaya direnmelerinin nedeni ne?
  • Maaþlara net yüzde 50 zam.
  • Banka promosyonlarý iþçilere eksiksiz ödenecek.
  • Vergi kesintilerinin iþveren tarafýndan ödenmesi.
  • Ayrýmsýz-þartsýz ve iþkolu deðiþmeksizin tüm Migros taþeronlarýna kadro.
Bütün durumun özeti bu dört maddeden ibaret, Sarý sendika         Türk –Ýþ dört kiþilik bir ailenin yoksulluk sýnýrýný 100 bin olarak belirlediði bir ülkede asgari ücret 28 binken, tek istedikleri bu rakamýn yarýsý kadar bir maaaþ hakký istemeleri, kýsaca 42  bin lira istiyorlar..Y a sen nerdesin diye sormazlarmý  sizi gidi sarý sendika kumar locasý hazneleri...

Migros direnişi yeni değil tabiki, 4 yıl öncede aynı yaşamsal taleplerle greve gidilmiş, sendikalaşma faaliyetleri sonunda yüzlerce işçi kapı önüne bırakılmıştı. Kar, kış demeden 12 Migros deposu önünde mücadelelerini sürdüren yaklaşık 5 bin depo işçisi, talepleri için direnmeye devam ediyor. İşçiler, direnişe artan desteklerle birlikte haklarını alana dek mücadelenin kararlılıkla süreceğini söylediler. Eylemlerin düzenli ve kararlılıkla sürdüren işçiler, bir taraftan iktidar kolluk kuvvetleri göz altılar yapmakta ve bu direnişi kırmak için ellerinden geleni talimatla yapmaktadırlar. Eylemler de 90'ı işçi ve sendikacı olmak üzere çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltındaki isimlerin tamamına yakını emniyetten serbest bırakılırken, amacımız sadece '',Kimsenin şahsıyla ilgili bir şeyimiz yok ama bu kurumsal düzenle, bu adi düzenle sonuna kadar kavga etmeye devam edeceğiz. İnsanlar çoluk çocuk yetiştiriyorlar. 3 çocuk, 4 çocuk, 5 çocukları var. Bu ailelere 30-35 bin lira parayı, 'siz geçinebilirsiniz' diye dayatan akıl kötü bir akıldır" dediler.

Bir amaç belirlemekse tabiki işçi sınıfının üretimden gelen gücünün sağlıklı bir direniş ve örgütlenme sahalarının derinliğini irdelemekle geçer. Bu salt bir  lojistik işçi direnişi olmak değil, bütünü ve iç içe geçen sektör çalışanlarının bir birlerine olan desteği olmalı , Şimdi BİM ve A101 işçilerinin birlikte kılındıkları jak arama mücadelesi,nin sesleri duyulmak da ve bunu tekel bayilerinden gelen ortaklaşa bir ses rüzgarı kamu da karşılığı olarak mücadelenin analitik tanımınıda ortaya koyacaktır.
Bu sesin diğer bir ayağı ise tüketimden gelen gücün önüne geçilemez. Bu ülkenin 10 bin işçisi yarın bir emsal olarak yüz bin işçisi konumuna gelebilir.Demoklesin kılıcı gibi üzerimizde kalmaya devam edebilir . Ülkemin genç çocukları yani her ailenin bir taşeron işçi çocuğu olduğu gerçeği varsa, hatta evde oturan yalınız gençlerin  aileleri olarak , bu tüketimin gücü Patron ağa beyliğini ve bu bezirgan yapının üzerimize ölü toprağı sermiyeceği bir ülke yapmanın ermeini ortaya koymalı ve bu sermaye gücüne bir ders vererek PROTESTO etmelidir.
Emek sermaya çelişkisinin varlığı ve ispatı tartışılmaz artık,  Önce reflekssel şekillenen bu dünya kavganın ateşinde bilinç düzeyine sıçrar. Bu süreç sınıfın politik olarak şekillenmesine kadar uzanacak, merhalelerin önünü açar. Bu düzen kapılarında işaret fişeği yakmak değil , buunu örgütlenme ve bilincin teorik kalıbı oluşmasıyla olacaktır.Migros ve bu şeytan üçgeni çok çalış az maaş al ve benim yediklerimi seyret düzeninin artık yeter dedirtecek boyutudur. Yeni işçi sınıfı militanlığı, sıradan insanların sıra dışı başkaldırısını ifade ediyor. Dün Soma madencilerin yaptığı budur. Bugün aynı yoldan depo işçileri gitmektedir. 
Migros işçilerinin yağmur altında ki direnişi bir ücret pazarlığının ötesindedir.Bu direniş emeğin insan onuruyla bağını koparmaya çalışan bu düzene kollektif bir itirazdır. Yağmurdan ıslanan Migros isçisinin bedeni değildir.Sosyal devler iddasına itiraz eden yoksuluğun, kurumsal sorumluluk iddasıda ıslanmaktadır.
Migros depeo işçilerinin yanındayız..
Islanan bu ülkenin yoksul çocuklarının ,GÖZ YAŞIDIR..
 
Kürşat CÜCÜK / diğer yazıları
•MİGROS VE ŞEYTAN ÜÇGENİ..! 10 00:00:00.02.2026
•MUJİCA’DAN, BİZE BİRŞEYLER KALSIN.! 03 00:00:00.02.2026
•TEFECİ BEZİRGAN VURGUN…! 28 00:00:00.01.2026
•VATANDAŞA GELİNCE, KURTLU ELMA ŞEKERİ…! 20 00:00:00.01.2026
•POLİTİK İLKESİZLİK: MATRUŞKA… 15 00:00:00.01.2026
•ONURLU GAZETECİLERE SELAM… 11 00:00:00.01.2026
•TEKNO FEODAL MAFYA ABD…! 07 00:00:00.01.2026
•İNSAN HALKINA BORÇLUDUR… 02 00:00:00.01.2026
•FUHUŞTURUCU REJİM/KİRLİLİĞİ… 24 00:00:00.12.2025
•DOĞA KATLİAMI KAPİTALİZMİN ESERİ.. 17 00:00:00.12.2025
•KÜRESEL ÇETE: CARGİLL .! 10 00:00:00.12.2025
•2,3 DAHA FAZLA VİETNAM… 03 00:00:00.12.2025
•KÜRT SİYASETİNİN, BİLİNMEZ ALGORİTMASI… 27 00:00:00.11.2025
•DEVRİMCİ KAHRAMAN ÖLÜMSÜZDÜR… 10 00:00:00.11.2025
•BAŞ DA TAKKE, ELİNDE BAHİS…! 05 00:00:00.11.2025
•YETER Kİ SEN UMUTLA YAŞA… 29 00:00:00.10.2025
•ALİ DESİDERO.! 22 00:00:00.10.2025
•TRUMP; ÇOK KERE’DEN Bİ’ŞEY OLMAZ..! 08 00:00:00.10.2025
•FİLİSTİN…SOSYALİSTLERİN KAZANIMIDIR.. 02 00:00:00.10.2025
•DEV-GİBİ GENÇLİKDİ… 25 00:00:00.09.2025
•MAFYA BİLE! ÇATLADI BU İŞE… 17 00:00:00.09.2025
•AH TRUMP..VAH TRUMP..AMA KATİL AMERİKA… 10 00:00:00.09.2025
•SOL LİBERAL NARSİZM.. 03 00:00:00.09.2025
•ŞAŞKIN ÖRDEK.. 20 00:00:00.08.2025
•KÜLHANBEY’İ MAFYA..KABADAYI HALK’DIR 05 00:00:00.08.2025
•KÜRESEL LEJYON, YEREL TROLL 15 00:00:00.07.2025
•KÜRESEL FAŞİZM ÇAĞI.. 02 00:00:00.07.2025
•BÜYÜK ORTADOĞU PAYLAŞIMI…! 25 00:00:00.06.2025
•Küçük Bur(Z)uva Kuşağı mı? 18 00:00:00.06.2025
•GODOT BİZİ BEKLERKEN… 11 00:00:00.06.2025
•EMPERYALİZME KARŞI ’’19 MAYIS 1919’’ 18 00:00:00.05.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.