HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 AĞUSTOS 2025, CUMARTESİ

Bir Milletin Varoluş Destanı 30 Ağustos

29.08.2025 00:00
Her milletin tarihinde, onun kaderini değiştiren, geleceğini yeniden şekillendiren günler vardır. Türk milleti için bu günlerden biri, hiç şüphesiz 30 Ağustos 1922'dir. Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla tarih kitaplarında yerini alan bu zafer, sadece bir askeri başarı değil; esaret zincirlerini parçalayarak özgürlüğüne kavuşan bir milletin yeniden doğuşunun sembolüdür.

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlarken, yalnızca 103 yıl önce kazanılmış bir zaferi hatırlamıyoruz; aynı zamanda o günlerin bize bıraktığı dersleri, fedakârlıkları ve bağımsızlığın bedelini de hatırlıyoruz. Çünkü 30 Ağustos, dünü anmak kadar yarını inşa etme sorumluluğunu da hatırlatan bir gündür.

1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, işgal altındaki bir ülkenin umutsuzluk girdabını dağıtmak için yola çıktılar. O günlerde millet yorgun, Anadolu köyleri fakir ve ordunun cephaneliği tükenmişti. Ancak yoksulluğa, imkânsızlıklara ve işgale rağmen milletin kalbinde bir şey hiç sönmedi: bağımsızlık tutkusu.

30 Ağustos, işte bu inancın, millet iradesinin ve Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinin eseri oldu. Afyon Kocatepe'de başlayan büyük taarruz, dört gün süren mücadele sonunda düşmanı kesin bir yenilgiye uğrattı. 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşu ise bu destanın zirvesi oldu. Bu süreç, kayıtsız şartsız bağımsızlık ilkesinin ete kemiğe büründüğü andır.

30 Ağustos, yalnızca geçmişte kalmış bir zafer değildir; bugüne ve yarına dair güçlü mesajlar da içerir. O mesaj şudur: Bağımsızlığını kaybeden bir milletin geleceği olmaz.

Bugün bizler özgürce bayrağımızı dalgalandırabiliyorsak, çocuklarımız okullarında hür iradeleriyle öğrenim görebiliyorsa, kadınlarımız, erkeklerimiz eşit yurttaşlar olarak varlık gösterebiliyorsa, bunun temelinde 30 Ağustos zaferi vardır.

Aynı zamanda bu gün, birlik ve beraberliğin de simgesidir. Farklı görüşlerden, farklı inançlardan milyonlarca insan, Anadolu'nun her köşesinden kalkıp aynı amaç uğruna omuz omuza savaşmıştır. 30 Ağustos bize, ayrışarak değil birleşerek kazanabileceğimizi gösterir.

Ne yazık ki bazen tarihin ağırlığını sadece törenlerde hatırlıyor, güncel yaşamın telaşında o dersleri unutabiliyoruz. Oysa 30 Ağustos'un öğrettikleri bugün her zamankinden daha değerlidir.

Bağımsızlık bir defa kazanılan değil, her gün korunması gereken bir değerdir. Ekonomiden siyasete, kültürden teknolojiye kadar her alanda kendi ayakları üzerinde duramayan milletler, tıpkı 1919'daki gibi dış müdahalelerin hedefi olur.

Birlik ve beraberlik vazgeçilmezdir. İç çatışmalarla, kısır kavgalarla vakit kaybeden toplumlar, dış tehditlere karşı savunmasız hale gelir.

Liderlik ve vizyonun önemi büyüktür. Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri dehası kadar, halkın güvenini kazanması, onu sadece bir komutan değil bir milletin umudu haline getirmiştir. Bugün de ülkenin sorunlarını aşmak, geleceğe yürümek için vizyon sahibi, dürüst ve halkıyla bütünleşmiş liderlere ihtiyaç vardır.

30 Ağustos Zafer Bayramı'nı sadece askeri geçitlerle, törenlerle sınırlamak bu büyük destana yapılacak en büyük haksızlıktır. Bu gün, gençlere bağımsızlığın kıymetini anlatma; çocuklara vatan sevgisini aşılamanın bir fırsatıdır.

Her evde, her okulda, her meydanda bu günün ruhu yaşatılmalıdır. Çünkü 30 Ağustos'u yalnızca resmi bir tatil olarak görürsek, asıl amacını ıskalamış oluruz. Bu bayram, bir milletin yeniden var oluşunu ve bu var oluşun hangi bedellerle sağlandığını nesilden nesile aktarmamız gereken bir mirastır.

Bugün gökyüzünde gururla dalgalanan ay yıldızlı bayrağımız, işte o günlerin hatırasıdır. 30 Ağustos, bize yalnızca geçmişi değil, geleceği de hatırlatır: Bağımsızlık ve özgürlük, Türk milletinin vazgeçilmez kaderidir.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

 
Enbiya Bakır / 'ZAFER' e Doğru / diğer yazıları
•Bir Milletin Varoluş Destanı 30 Ağustos 29 00:00:00.08.2025
•Depreme Hazırlıksız Orhangazi 20 00:00:00.08.2025
•Yeniköy Sahası Çürürken Kim Seyirci, Kim Sorumlu? 12 00:00:00.08.2025
•Bursa Mitinginde Milli Duruşun Fotoğrafı 05 00:00:00.08.2025
•Orman Yangınları ve Sınıfta Kalan Orman Bakanı 29 00:00:00.07.2025
•Bekir Aydın! Hani sporcunun dostu idin? 24 00:00:00.07.2025
•GENÇLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ORHANGAZİ’DE SOSYAL YAŞAM NEREDE? 15 00:00:00.07.2025
•Kerbela ve Hz. Hüseyin’den Öğrendiğim İlk Hakikat 05 00:00:00.07.2025
•GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE UNUTULAN BİR TARİH ILIPINAR HÖYÜĞÜ 02 00:00:00.07.2025
•Yaşamın Kökü mü, Kârın Dibi mi? 25 00:00:00.06.2025
•Yönetilemeyen İlçe Orhangazi 18 00:00:00.06.2025
•Çocukların Gözlerinde Saklı Bir Milletin Hikayesi 11 00:00:00.06.2025
•Bir Otelin Sessiz İhaneti 29 00:00:00.05.2025
•Bir Milletin Dirilişi ve Gençliğe Emanet Edilen Bir Cumhuriyet 18 00:00:00.05.2025
•Ekümeniklik İddiası ve Lozan Antlaşması 13 00:00:00.05.2025
•Bu Bir Gözdağı mı, Yoksa Sessiz Bir Keşif mi? 05 00:00:00.05.2025
•Milli Egemenlik, Göç Politikaları ve Tehdit Altındaki Türkiye 22 00:00:00.04.2025
•Şehitlerimizi Unutmak İhanettir, Anmak ise Vefa Borcudur! 16 00:00:00.04.2025
•Prof. Dr. Haydar Baş’ı Vefatının 5. Yılında Rahmetle Anıyoruz 14 00:00:00.04.2025
•Adaletin Peşinde: Tarihten Günümüze Adalet Mücadelesi 09 00:00:00.04.2025
•Orhangazi'nin Lojistik ve Depolama Potansiyeli: Değerlendirilmeyi Bekleyen Bir Fırsat 26 00:00:00.03.2025
•Çanakkale’de Kanla Yazılan Destan ve Orhangazi’nin Kahraman Evlatları 16 00:00:00.03.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.