HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 NİSAN 2026, ÇARŞAMBA

Tarihten Günümüze Egemenlik Mücadelesi

TÜRK BOĞAZLARI ÜZERİNDE YENİ TARTIŞMA: EGEMENLİK Mİ, KÜRESEL REKABET Mİ?
 
07.04.2026 22:35
Tarihten Günümüze Egemenlik Mücadelesi
Tarihten Günümüze Egemenlik Mücadelesi
Sevr Antlaşması ile egemenliğimizi tamamen İtilaf Devletlerine bıraktığımız, Lozan Antlaşması ile sınırlı egemenlik kazandığımız, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ise tam egemenliğimizi elde ettiğimiz Türk Boğazları hakkında "NATO üssü kuruluyor" iddiaları son dönemde sosyal medyada ve basında sıkça yer almaktadır.
Montrö: Türkiye'nin Stratejik Kilidi
Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türk Boğazlarının kontrolü tamamen Türkiye'ye bırakılmış; asker bulundurma, tahkimat kurma, savaş gemilerinin tonaj ve geçiş sürelerini belirleme yetkisi ülkemize verilmiştir. Bu sözleşme sayesinde özellikle Karadeniz'e kıyısı olan devletler kendilerini daha güvende hissetmiştir.
1946 Krizi ve NATO'ya Giden Yol
II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin 1946 yılında Türkiye'ye verdiği notalar krizlere yol açmış; bu baskılar 1952 yılında Türkiye'nin NATO'ya katılmasına zemin hazırlamıştır.
Bugünün Tartışması: NATO Karargâhı İddiası
1946'dan 2026'ya kadar geçen 80 yıl boyunca Türk Devleti'nin kontrolünde bulunan Boğazlar için, Türkiye'nin NATO kapsamında "çok uluslu kolordu karargâhı" kurmayı planladığı iddiaları gündeme gelmiştir.
Boğazlar: Küresel Gücün Anahtarı
Hürmüz ve Babülmendep Boğazlarında yaşanan gelişmeler, dar su yollarının stratejik önemini yeniden göstermiştir. Boğazlar, bir ülkenin güvenlik kilididir ve bu kilidin anahtarı o boğaza sahip olan devlettedir. Türk Boğazları da bu açıdan kritik bir konumdadır.
Egemenlik Tartışması: Ortak Karar mı, Tam Yetki mi?
Yetkililer "Türkiye'de yabancı komuta altında bir NATO üssü kurulması söz konusu değildir." açıklamasını yapsa da şu sorular gündeme gelmektedir:
Bu durum egemenlik haklarının paylaşılması anlamına gelir mi?
Karar mekanizmalarında ortaklık doğurur mu?
Güç rekabeti Karadeniz'e taşınır mı?
Montrö'nün Kırmızı Çizgileri
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin temel hükümleri:
Boğazların kontrolü tamamen Türkiye'dedir.
Savaş gemilerinin geçişi sınırlıdır.
Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkeler için:
Tonaj sınırlaması vardır
Kalış süresi en fazla 21 gündür
Karadeniz'de Yeni Güç Dengesi Arayışı
Bazı değerlendirmelere göre NATO'nun amacı:
Orta Doğu'daki güç rekabetini Karadeniz'e taşımak
Rusya'nın bölgedeki etkisini dengelemek
Ukrayna savaşı sonrası bölgeyi kontrol altında tutmak
Bu çerçevede Karadeniz'in bir "NATO gölüne" dönüştürülmesi stratejik hedef olarak görülmektedir.
Rusya Açısından Hayati Hat
Türk Boğazları Rusya için:
Karadeniz Filosu'nun çıkış kapısıdır
Akdeniz'e erişim yoludur
Suriye'deki askerî varlığının lojistik hattıdır
Boğazlarda NATO'ya ait kalıcı bir güç konuşlandırılması, Rusya tarafından doğrudan tehdit olarak algılanabilir ve Soğuk Savaş benzeri krizlere yol açabilir.
Türkiye'nin Kritik Rolü: Denge Devleti
Türkiye'nin temel stratejik öncelikleri:
Montrö'yü korumak (egemenlik meselesi)
NATO'daki hak ve yetkilerimizi sürdürmek
Rusya ile doğrudan ya da dolaylı çatışmaya mahal vermemek
Bu çerçevede Türkiye'nin politikası net olmalıdır:
 "Boğazların kontrolü bendedir; kalıcı yabancı askerî varlığa asla izin verilmez."
Dr. Salih Güngör
Kutlu Parti Denizcilik Politikaları Başkanı
Kutlu Parti Basın İletişim Merkezi
3. Göz HRA
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.