HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 OCAK 2026, PAZARTESİ

10 Ocak ve 3. Göz Medya

11.01.2026 00:00
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü; süslü mesajların, ezberlenmiş temennilerin, bir günlüğüne hatırlanıp ertesi gün unutulan kutlamaların günü değildir. Bu gün; tehditlerle, baskılarla, ilan ambargolarıyla, görmezden gelinerek cezalandırılma girişimleriyle, ekonomik kuşatmalarla geçen bir ömrün özetidir. Bu gün; masa başında yazı yazanların değil, sokağın tozunu yutanların, kapısı yüzüne kapatılanların, dosyalarıyla birlikte yalnız bırakılanların günüdür.
Orhangazi'de ve Bursa'nın birçok noktasında bu yükü yıllardır omuzlayan, bedel ödeyerek yol alan yapılardan biri 3. Göz Medya'dır. 3. Göz Medya, bir gazete isminden ibaret değildir. Bu yapı; bu kentin hafızası, bu halkın vicdanı, suskunluğa mahkûm edilmek istenen gerçeklerin adresidir. Resmi bültenlerin, tek merkezden servis edilen klişe açıklamaların arasına sıkışmayan; mahallenin, tarlanın, sanayi sitesinin, spor sahasının nabzını tutan bir yayıncılığın adıdır.
Bu cesur duruşun arkasında, sıradan bir kadro değil, bedel ödemeyi göze almış dev bir gazetecilik ekibi vardır. Araştırmacı gazeteci İrfan Aydın'ın yıllardır karanlıkta bırakılmak istenen dosyaları gün ışığına çıkaran uyarıları, Muharrem Değirmen'in yerel siyasetten tarıma, tarih ve arşiv derinliği ile spordan kent yönetimine uzanan derin analizleri, Yüksel Akbayrak'ın sahadaki refleksi ve habercilik disiplini, Yılmaz Aydeyer ile birlikte tüm köşe yazar kadrosu ile toplumsal meseleleri doğrudan halkın diliyle ele alan yazıları; 3. Göz Medya'yı sıradan bir yerel gazete olmaktan çıkarıp bir mücadele platformuna dönüştürmüştür.
10 Ocak'ın gerçek anlamı, işte bu isimlerde vücut bulur. Çünkü gerçek gazetecilik; davet edildiği salonlarda değil, çağrılmadığı sokak aralarında yapılır. 3. Göz Medya'nın köşe yazarları, Orhangazi'de konuşulması istenmeyen ne varsa yıllardır yazmaya devam ediyor. İmar oyunları, kamu kaynaklarının hoyratça kullanımı, spor kulüplerinin sahipsiz bırakılması, çiftçinin yok sayılan çığlığı, esnafın her geçen gün biraz daha küçülen umudu… Bu başlıkların her biri, bu kadronun kaleminden defalarca kentin gündemine taşındı.
Bu yüzden 10 Ocak, yalnızca bir kutlama değil, bir muhasebe günüdür. Bu kentte kaç dosya kapatıldı, kaç yanlışın üstü örtüldü, kaç sorunun adı dahi anılmadı; bunların hesabını tutan, arşivleyen, unutturmayan bir yapı varsa, o da 3. Göz Medya'dır. Bugün Orhangazi'de hâlâ tartışılan pek çok meselenin ilk kez bu gazetede gündeme gelmiş olması, tesadüf değildir. Bu, "ilişki gazeteciliği" yapanlarla, "kamu yararı gazeteciliği" yapanlar arasındaki farktır.
Çalışan gazeteci kavramı, bugün bir romantik tanım değil, ağır bir mesai tarifidir. Muhabirinden köşe yazarına, editöründen grafikçisine kadar herkes; aynı gün içinde sahada, bilgisayar başında, mahkeme koridorlarında ve kimi zaman da tehdit mesajlarının hedefinde çalışır. 3. Göz Medya'nın cesur kadrosu, bu gerçeği yıllardır yaşayarak biliyor. Bir manşetin ardından gelen telefonlar, ilan kesintileri, perde arkasında kurulan baskı mekanizmaları, kapalı kapılar ardında yapılan telkinler; hepsi bu kadronun meslek pratiğinin parçası haline gelmiş durumda.
Bugün 10 Ocak vesilesiyle bu kentin, bu gazeteye ve bu yazarlara borcu vardır. Okunan her haberin, paylaşılan her köşe yazısının, tartışmaya açılan her dosyanın ardında, gecesini gündüzüne katan bir emek, çoğu zaman da yalnız kalmayı göze alan bir duruş vardır. İrfan Aydın'ın uyarıları, Muharrem Değirmen'in kararlılığı, Yüksel Akbayrak'ın sahadaki direnci, Yılmaz Aydeyer'in halktan yana kalemi; bu kentin belleğinde kalıcı izler bırakmıştır.
3. Göz Medya bugün Orhangazi'de yalnızca bir yayın organı değil, bir vicdan merkezidir. Bu merkez sustuğunda; gölün çekilişi konuşulmaz, tarımın çöküşü manşet olmaz, spor kulüplerinin feryadı duyulmaz, mahallelerin isyanı istatistiğe dönüşür. Bu yüzden 10 Ocak, yalnızca gazetecilerin değil, bu kentin kendisinin de
Ve bir kez daha altını çizmek gerekir: Gazetecilik, makamların gölgesinde değil, halkın ışığında yapılır. 3. Göz Medya ve onun dev cesur kadrosu, yıllardır bu ışığı Orhangazi'nin kararan sokaklarına tutmaya devam ediyor. Bu yüzden 10 Ocak, takvimdeki bir günden ibaret değildir. Bu gün; bu kentin hafızasına, onuruna ve geleceğine sahip çıkanların günüdür.

ENBİYA BAKIR OLARAK NASIL KÖŞE YAZISI YAZMAYA BAŞLADIM?
Uzun zamandan beri okumaya ve yazmaya meraklıydım. Daha çocukluk yıllarımdan itibaren kitaplarla, gazetelerle iç içe büyüdüm; kelimelerin insanın kaderini, toplumun yönünü değiştirebileceğine inandım. Ancak bu merak, uzun süre yalnızca içimde bir heves olarak kaldı. Ta ki çocukluğumdan beri tanıdığım, her zaman yol göstericiliğine güvendiğim Hürriyet Mahalsi ve Zebaniler Tribünün bana kattığı en büyük değer olan sevgili ağabeyim ve ustam Muharrem Değirmen bana "Sen yazarsın, yaparsın; 3. Göz Medya'da gençliğin sesi olabilirsin" diyene kadar. Bu cümle, benim için bir kapının aralanmasıydı. O gün, kalemimin sadece kendim için değil, bu kent için de bir anlamı olabileceğini hissettim.
Bu süreçte İrfan Aydın ağabeyimin yaşadığı zor dönemler ise benim için ayrı bir dönüm noktası oldu. Onun yıllarca hakikatin peşinde koşarken ödediği bedelleri, uğradığı haksızlıkları ve buna rağmen geri adım atmayan duruşunu yakından görmek, bana gazeteciliğin sadece yazı yazmak olmadığını öğretti. Muharrem abimin sohbetleri ile İrfan Aydın abimi, mücadelesini ve 3. Göz Medyayı daha iyi tanıdım. Zaten İrfan abim ile yollarımız ilk Haydar Baş Hocam sayesinde kesismişti ilk. Muharrem ağabeyimle yaptığımız uzun sohbetlerde, bu mücadelenin yalnızca birkaç kişinin omzunda taşınamayacağını, her dönemin kendi sesini, kendi sahiplenmesini üretmek zorunda olduğunu ve her birimizin bu süreçte İrfan Aydın olma, Haklı Olanın cesur sesi olmamız gerektiğini anladım.
İşte bu bilinçle 3. Göz Medya'da köşe yazıları yazmaya başladım. Amacım; gençlerin duygularını, itirazlarını ve umutlarını bu kentin gündemine taşımak, yaşananlara sadece uzaktan bakan değil, sorumluluk alan bir kuşağın sesi olmaktı. Bugün her yazıya oturduğumda, Muharrem Değirmen'in verdiği cesareti, İrfan Aydın'ın mücadeleyle örülü gazeteciliğini ve bu kente karşı hissettiğim sorumluluğu yeniden hatırlıyorum. Kalemim artık yalnızca benim değil; Orhangazi'de söz söylemek isteyen her gencin ortak sesi olma iddiasını taşıyor.
 
Enbiya Bakır / 'ZAFER' e Doğru / diğer yazıları
•10 Ocak ve 3. Göz Medya 11 00:00:00.01.2026
•Yer sattın, üstüne “babalar gibi” havası attın Şeffaflık istiyorsan, yarın değil bugün açıklayacaksın 07 00:00:00.01.2026
•2025 Türk Tarımı İçin Üretmenin Değil, Dayanmanın Yılı 02 00:00:00.01.2026
•GENÇLİĞE SIRTINI DÖNEN BİR KENTİN HESABI 24 00:00:00.12.2025
•MİRASYEDİ ZİHNİYETİNİN GÖLGESİNDE KAYBOLAN BİR İLÇE 17 00:00:00.12.2025
•ORHANGAZİ’DE BİTMEYEN DENKLEM 10 00:00:00.12.2025
•GÜNCEL MESELELER IŞIĞINDA TÜRKİYE VE PAPA ZİYARETİ 03 00:00:00.12.2025
•ÇOCUKLUĞUN KIRIK DEFTERİ 27 00:00:00.11.2025
•Yerel Yönetimler ve Yönetim Kalitesinde Derin Açık 19 00:00:00.11.2025
•10 Kasım Bir Milletin Hafızasında Ölümsüzleşen Lider 10 00:00:00.11.2025
•TARIMDA AZALAN GENÇ NÜFUS: TOPRAĞIN GELECEĞİ TEHLİKEDE 05 00:00:00.11.2025
•Atatürk’ün Gençliğe Emanet Ettiği Sonsuz Işık 29 00:00:00.10.2025
•Kinin, İhmalin ve Sessizliğin Hikâyesinde Orhangazi 22 00:00:00.10.2025
•ORHANGAZİ’DE UMUT ARAYAN BİR NESİL 14 00:00:00.10.2025
•Yöneten Yok, Sorumlu Yok: Orhangazi Sahipsiz!.. 07 00:00:00.10.2025
•HANGİ TARIM POLİTKALARI? 02 00:00:00.10.2025
•ORHANGAZİ’NİN GELECEĞİ İPOTEK ALTINDA 25 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’nin Kurtuluşunda Tarih, Vefa ve Eksiklikler 17 00:00:00.09.2025
•Refik Atay ve Derviş Tarakçıoğlu 10 00:00:00.09.2025
•Gençlik Umudun ve Çıkmazların Kesişiminde 03 00:00:00.09.2025
•Bir Milletin Varoluş Destanı 30 Ağustos 29 00:00:00.08.2025
•Depreme Hazırlıksız Orhangazi 20 00:00:00.08.2025
•Yeniköy Sahası Çürürken Kim Seyirci, Kim Sorumlu? 12 00:00:00.08.2025
•Bursa Mitinginde Milli Duruşun Fotoğrafı 05 00:00:00.08.2025
•Orman Yangınları ve Sınıfta Kalan Orman Bakanı 29 00:00:00.07.2025
•Bekir Aydın! Hani sporcunun dostu idin? 24 00:00:00.07.2025
•GENÇLERİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ORHANGAZİ’DE SOSYAL YAŞAM NEREDE? 15 00:00:00.07.2025
•Kerbela ve Hz. Hüseyin’den Öğrendiğim İlk Hakikat 05 00:00:00.07.2025
•GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE UNUTULAN BİR TARİH ILIPINAR HÖYÜĞÜ 02 00:00:00.07.2025
•Yaşamın Kökü mü, Kârın Dibi mi? 25 00:00:00.06.2025
•Yönetilemeyen İlçe Orhangazi 18 00:00:00.06.2025
•Çocukların Gözlerinde Saklı Bir Milletin Hikayesi 11 00:00:00.06.2025
•Bir Otelin Sessiz İhaneti 29 00:00:00.05.2025
•Bir Milletin Dirilişi ve Gençliğe Emanet Edilen Bir Cumhuriyet 18 00:00:00.05.2025
•Ekümeniklik İddiası ve Lozan Antlaşması 13 00:00:00.05.2025
•Bu Bir Gözdağı mı, Yoksa Sessiz Bir Keşif mi? 05 00:00:00.05.2025
•Milli Egemenlik, Göç Politikaları ve Tehdit Altındaki Türkiye 22 00:00:00.04.2025
•Şehitlerimizi Unutmak İhanettir, Anmak ise Vefa Borcudur! 16 00:00:00.04.2025
•Prof. Dr. Haydar Baş’ı Vefatının 5. Yılında Rahmetle Anıyoruz 14 00:00:00.04.2025
•Adaletin Peşinde: Tarihten Günümüze Adalet Mücadelesi 09 00:00:00.04.2025
•Orhangazi'nin Lojistik ve Depolama Potansiyeli: Değerlendirilmeyi Bekleyen Bir Fırsat 26 00:00:00.03.2025
•Çanakkale’de Kanla Yazılan Destan ve Orhangazi’nin Kahraman Evlatları 16 00:00:00.03.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.