HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 OCAK 2026, PAZARTESİ

ANNESİNİN EVLADI, HAYDAR HOCANIN TALEBESİ İRFAN AYDIN

11.01.2026 00:00
Bazı hayatlar vardır; sadece yaşanmaz, yaşatılır. Sadece bir insanın değil, bir duanın, bir öğretinin, bir ahlakın omuzlarında taşınır. İrfan Aydın'ın hayatı da tam olarak böyledir. O, annesinin dizinin dibinde büyüyen bir evlat, hocasının dizinin dibinde yoğrulan bir talebe, bu toprakların yükünü sırtına almış bir vicdan adamıdır. Onun hikâyesini anlamak için ne yalnızca gazeteciliğine ne de yaşadığı acılara bakmak yeterlidir. Asıl cevap, annesi Bakiye Aydın'ın yüreğinde ve merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikir dünyasında saklıdır.
Türkiye'de gazetecilik, çoğu zaman sadece bir meslek değil, bedel ödemeyi göze almayı gerektiren ağır bir toplumsal sorumluluk alanıdır. Bu sorumluluğu yıllardır istisnasız şekilde omuzlayan isimlerden biri de araştırmacı gazeteci İrfan Aydın'dır. Onun hayatına yakından bakıldığında, bu kararlı duruşun tesadüf olmadığı açıkça görülür. Aydın'ın mücadelesinin arka planında iki büyük güç kaynağı vardır: Birincisi, annesi Bakiye Aydın'ın dualarıyla yoğrulmuş şefkat ve vefa mirası; ikincisi ise merhum Prof. Dr. Haydar Baş'tan devraldığı fikir ve dava bilincidir. Bu iki damar, İrfan Aydın'ın kişiliğini ve gazetecilik anlayışını şekillendiren ana eksenlerdir.
İrfan Aydın için annelik, sadece biyolojik bir bağ değildir. Bakiye Aydın, oğlunun hayatında moralin, direncin ve teslimiyetin adıdır. Yıllar boyunca oğlunun maruz kaldığı tehditlere, saldırılara, yargılamalara ve yalnızlıklara rağmen, dimdik ayakta duran bir ana figürü vardır bu hikâyede. Özellikle 2019 yılında evinin önünde uğradığı silahlı saldırıdan sonra, kamuoyunun gözünde "cesur gazeteci" kimliği daha da belirginleşen İrfan Aydın'ın, bu yükü taşıyabilmesinin arkasında annesinin duası ve sarsılmaz desteği bulunur.
Bakiye Aydın, hayatının son yıllarını evde, bakıma muhtaç bir halde sürdürmesine rağmen, etrafına huzur saçan bir şahsiyetti. Oğlu için kullandığı "yarım canım" ifadesi, sadece bir anne şefkati değil, kader birliği yapmış iki ruhun yansımasıydı. İrfan Aydın, annesine bakmayı bir zorunluluk değil, bir şeref payesi olarak gördü. Gece gündüz demeden onun başucunda duran bir evlat profili, modern zamanların hız ve çıkar merkezli dünyasında unutulmaya yüz tutmuş bir vefa örneğidir.
13 Şubat 2005 gecesi saat 21.20'de Hak'ka yürüyen Bakiye Aydın, son nefesini oğlunun kollarında verdi. Dudaklarında Kur'an'dan dualar, dilinde ise hayatı boyunca kimseyi uğurlarken eksik etmediği "Hızır yarenin olsun" temennisi vardı. 14 Şubat 2005'te Örnekköy Mezarlığı'nda toprağa verilen bu mübarek ana, geride sadece bir evlat değil, bir duruş, bir ahlak ve bir inanç mirası bıraktı. İrfan Aydın'ın hayatındaki cesaret, biraz da bu annenin dizinin dibinde öğrenilmiş bir erdemdir.
İrfan Aydın'ı sıradan bir gazeteci olmaktan ayıran ikinci büyük damar, merhum Prof. Dr. Haydar Baş ile kurduğu derin manevi ve fikrî bağdır. Haydar Baş, Türkiye'de sadece akademik yönüyle değil, milli ve manevi değerleri merkeze alan özgün fikir dünyasıyla da bir ekol oluşturmuş bir isimdir. Onun talebesi olmak, salt bir öğrenci-öğretmen ilişkisi değil; bir duruşun, bir ahlakın ve bir mücadele biçiminin kuşaktan kuşağa aktarılması anlamına gelir.
İrfan Aydın'ın kaleminde görülen derinlik, olayları sadece aktarmakla yetinmeyip arka planını, tarihsel ve sosyolojik köklerini irdelemesi, Haydar Baş'ın Üçüncü Göz felsefesinin doğrudan yansımasıdır. Bu yaklaşım, yüzeysel habercilik yerine analitik ve sorgulayıcı bir gazeteciliği esas alır. Aydın'ın yazılarında sıkça rastlanan milli hassasiyet, adalet vurgusu ve bağımsız duruş, hocasından devraldığı bu düşünsel mirasın somut göstergesidir.
Dolandırıcılık dosyalarından yolsuzluk iddialarına, yerel iktidar ağlarından organize suç ilişkilerine kadar uzanan haber zinciri, İrfan Aydın'ın bu fikrî omurgadan aldığı güçle kaleme alınmıştır. Bu süreçte yaşadığı hapisler, tehditler ve baskılar, onun kalemini köreltmemiş; tam tersine daha da bilemiştir. Çünkü arkasında sadece mesleki bir iddia değil, manevi bir sorumluluk da vardır.
İrfan Aydın'ın hikâyesi, bir annenin duası ile bir hocanın fikrinin birleştiği nadir örneklerden biridir. Annesi Bakiye Aydın ona merhameti, sabrı ve vefayı öğretmiştir. Haydar Baş ise adalet duygusunu, milli bilinci ve mücadele ahlakını kazandırmıştır. Bu iki kaynaktan beslenen bir insanın, zor zamanlarda eğilip bükülmemesi, hakikatin yanında durması tesadüf değildir.
Bugün İrfan Aydın'ın kalemi, sadece haber yazan bir gazetecinin kalemi değildir. O kalem, bir annenin duasını, bir hocanın idealini ve bir evladın vefa borcunu aynı satırlarda taşır. Onun her yazısı, Bakiye Aydın'ın Hızır yarenin olsun duasının ve Haydar Baş'ın Üçüncü Göz çağrısının birlikte yankılandığı bir metindir.
Bu nedenle İrfan Aydın'ı anlamak, sadece bir gazetecinin biyografisini okumak değildir. Bu, annesinin evladı olmanın onurunu ve haydar hocanın talebesi olmanın sorumluluğunu aynı bedende buluşturmuş bir insanın mücadelesini okumaktır. Bu mücadele, Türkiye'nin yakın dönem basın tarihine düşülmüş güçlü ve silinmez bir nottur.
Evet bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü ve mücadelemizi bu yazı ile kaleme almaya çalıştım.
Mesleki kararlılığı, İrfan Aydın'ı yalnızca bireysel bir başarıya ulaştırmamış, aynı zamanda genç gazeteciler için bir rehber ve örnek haline getirmiştir. Onun mücadeleci ruhu, yeni kuşakların mesleğe olan bakışını olumlu yönde etkilemiştir.
Türkiye'de basına yönelik baskılar ve tehditler her geçen gün artarken, İrfan Aydın gibi cesur kalemler gazeteciliğin varlığını ve etkisini korumuştur. Bu dayanıklılık, toplumun hak ettiği bilgiye ulaşabilmesi açısından hayati önem taşır.
Gazetecilik; sadece haber yapmak değil, toplumun vicdanını ve adalet arayışını temsil etmektir. İrfan Aydın, bu misyonu eksiksiz yerine getirmiş, yaptığı her işte etik değerlere bağlı kalmıştır.
Onun mücadelesi, Türkiye'de özgür basının ve demokratik değerlerin korunmasında önemli bir mihenk taşıdır. İrfan Aydın, cesaret, vicdan ve adalet değerlerini kalemine ve yaşamına yansıtarak mesleğinin en önemli temsilcilerinden biri olmuştur.
Bugün, Türkiye'nin demokratikleşme yolunda basın özgürlüğü mücadelesinde İrfan Aydın'ın adı saygıyla anılmaktadır. Onun ortaya koyduğu kararlılık, özgür ve bağımsız basının gerekliliğini her kuşağa hatırlatmaktadır.
İrfan Aydın'ın hayatı ve mesleki mücadelesi, gazetecilik mesleğinin ne denli kutsal, aynı zamanda zor bir görev olduğunu gösterir. O, cesaretle, vicdanla ve adaletle yoğrulmuş bir kalemin temsilcisidir.
İrfan Aydın, haksızlıklara, yolsuzluklara ve organize suçlara karşı dimdik duran, mesleğine, toplumuna ve adalet duygusuna bağlı bir gazetecidir. Onun verdiği mücadele, basın özgürlüğü ve Türkiye'nin demokratik geleceği için kritik bir mihenk taşıdır. Bu mücadele, her kuşağa ilham vermeye devam edecek, gazetecilik mesleğinin değerini ve anlamını her zaman canlı tutacaktır. 8 OCAK 2026
 
Muharrem DEĞİRMEN /GÖZLEM / diğer yazıları
•ANNESİNİN EVLADI, HAYDAR HOCANIN TALEBESİ İRFAN AYDIN 11 00:00:00.01.2026
•Belediye Başkanlığı mı, Husumet Merkezi mi? 07 00:00:00.01.2026
•Bu Kente Beş Soru Sorduk, Şimdi Sıra Cevaplarda 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPOR SESSİZCE TASFIYE EDİLİYOR 24 00:00:00.12.2025
•İznik Örnek, Orhangazi İbret! 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEMEYEN ORHANGAZİ: BOŞLUĞU ÇETELER DOLDURUYOR, BEDELİNİ ÜÇÜNCÜ GÖZ MEDYA VE İRFAN AYDIN ÖDÜYOR 10 00:00:00.12.2025
•BU İLÇEDE YÖNETİM ÇÖKMÜŞTÜR! 05 00:00:00.12.2025
•Bülent Bakış’tan siyaset üstü bir mücadele 04 00:00:00.12.2025
•KIRMIZIDAN SİYAHA: PAPA’NIN AYAKKABISINA GİZLENEN DİPLOMASİ 03 00:00:00.12.2025
•Çocuklar ölüyorsa hiçbir başarı anlamlı değildir 27 00:00:00.11.2025
•RUHSUZ KASABA ORHANGAZİ 19 00:00:00.11.2025
•Vefa Bitti, Gösteriş Kaldı! 11 00:00:00.11.2025
•ATATÜRK’E LAYIK OLABİLMEK! 10 00:00:00.11.2025
•Zeytin Dallarında Sessiz Bir Çöküş 05 00:00:00.11.2025
•Orhangazi’de Cumhuriyetin İlk Nefesi 29 00:00:00.10.2025
•29 Ekim Kutlamalarına BERNA İL mührü 29 00:00:00.10.2025
•Siyasetin Kör Noktasında ki ORHANGAZİ 22 00:00:00.10.2025
•Zeytin Para Edecek mi? Zeytinyağı Piyasasında Ne Olacak? 14 00:00:00.10.2025
•Bu torakların sesi BÜLENT BAKIŞ 12 00:00:00.10.2025
•HASTALARIN UMUDU, SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SABRI TÜKENİYOR 08 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’nin Canına Okuyanlara Son Uyarı 02 00:00:00.10.2025
•Suskunluğunuzun arkasında korku mu var, çıkar hesapları mı? 27 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’de Adaletin Yeni Rotası 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Gününü kutlamak “VEFA” ile başlar 18 00:00:00.09.2025
•Belirsizlik büyüdükçe kuşku haklılaşır! 17 00:00:00.09.2025
•MHP’li Bozoğlu’ndan Kaymakama İstiklal Marşı çıkışı 08 00:00:00.09.2025
•Orhangazi’nin gölü kendine küsmüşken 03 00:00:00.09.2025
•Hakikate Adanan Bir Ömür: 30 Ağustos’un Ruhuyla Haydar Baş’ın Vasiyeti 29 00:00:00.08.2025
•Orhangazi Kent Konseyi Ortak Akıl mı, Ortak Çıkar Kulübü mü? 20 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİMETRELİ ARKADAŞLAR… 18 00:00:00.08.2025
•Yurt Yerini kime neden sattın Bekir Aydın? 12 00:00:00.08.2025
•SİYASETİN UMUDU, HALKIN SESİ BERNA İL 05 00:00:00.08.2025
•Birinci Vazifen’ Bursa’da Birlik Ruhunun İmtihanı Kalem burada biter; meydan, umuda kalsın. 05 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’NİN PART TİME SİYASETÇİLERİ 29 00:00:00.07.2025
•Kırsalın Şehirleştirilmesi mi, Hafızasızlaştırılması mı? 15 00:00:00.07.2025
•ZALİMLERİN DEĞİŞMEYEN SOYU VE HÜSEYİNLERİN DİMDİK DURUŞU 05 00:00:00.07.2025
•Bir Selam Kadar Uzağımızda Ölüm Bizler hep birlikte İyiyiz 02 00:00:00.07.2025
•İKİ YÜZ KARASI AYNA: A HABER VE HALK TV 28 00:00:00.06.2025
•Fazıl Say ile "İznik Türküsü"nün Ardından 25 00:00:00.06.2025
•Ustadan Eser Kaldı, Senden Ne Kalacak? 18 00:00:00.06.2025
•Orhangazi Ziraat Şubesi’nde Ne Oluyor? 18 00:00:00.06.2025
•Partideki 'Biz'den Olmayanlar' Meselesi 18 00:00:00.06.2025
•Mahkumlar ve Yakınlarının Umutlarıyla Oynanan İnfaz Oyunu 11 00:00:00.06.2025
•İznik’ten Ankara’ya Giden Yol Kağan Mehmet Usta 29 00:00:00.05.2025
•“İstanbul’da Suç Olan, Orhangazi’de Neden Normalleştiriliyor?” 13 00:00:00.05.2025
•Hakikati Yazmanın Bedeli 05 00:00:00.05.2025
•Orhangazi’de Eski Mezar Taşlarının Sahipsizliği ve Korunma İhtiyacı: Tarih ve Kültürün Yok Olma Tehlikesi 28 00:00:00.04.2025
•Bursaspor’un Diriliş Öyküsü 16 00:00:00.04.2025
•Hakikat bayrağı düşmez Âşıklar ölmez 14 00:00:00.04.2025
•Cezaevlerinde Adalet Krizi ve Yaklaşan Tehlike 09 00:00:00.04.2025
•Siyaset Tartışıyor, Halk Geçim Derdiyle Boğuşuyor 26 00:00:00.03.2025
•Türkiye ve Orhangazi'de kadın cinayetleri 07 00:00:00.03.2025
•RAMAZANLAR DEĞİŞMEDİ, İNSANLAR DEĞİŞTİ 05 00:00:00.03.2025
•Orhangazi’de BESAŞ Fırtınası Ekmeğin ve Adaletin Hikâyesi 25 00:00:00.02.2025
•Adaletin Peşinde İki Farklı Perspektif 18 00:00:00.02.2025
•Cemal Öner: Orhangazi'nin Milli Görüş Davasına Adanmış İsmi 09 00:00:00.02.2025
•Araştırmacı Gazeteci İrfan Aydın ve 3. Göz Medya’nın Uyuşturucu ile Mücadelesi: Yargı Reformuna Yön Veren Rapor 03 00:00:00.02.2025
•Büyükbaş Hayvancılıkta Kriz: Her Kalemiyle Gerçekler Kurbanlık Büyükbaş Hayvanın Gerçek Bedeli 29 00:00:00.01.2025
•Neler bırakmadık ki 2024’te! 01 00:00:00.01.2025
•Hani otopark spor kulüplerine verilecekti? 25 00:00:00.12.2024
•Müslüman coğrafyasında "Müslüman" arar olduk..! 17 00:00:00.12.2024
•Çalışma hayatında öncü bir kadın ŞÜKRAN ÇOKLAR GÜNDÜZ 16 00:00:00.12.2024
•Özge Demir: Hak Mücadelesinin Güçlü Sesi 10 00:00:00.12.2024
•Orhangazi Tarımına Yön Veren Bir Lider: Dinçer Dimrit 06 00:00:00.12.2024
•PAŞAPINAR’A VE HİZMETE ADANMIŞ BİR HAYAT: CAVİT TAŞ 04 00:00:00.12.2024
•Eğitim, Sanayi ve Sosyal Kalkınmada Öncü Orhangazi TSO 03 00:00:00.12.2024
•Biri anlatsın Ne oluyor bu ülkede? 18 00:00:00.11.2024
•Topuklu Efe Çalışıyor, muhalifleri sahte hesaplarla uğraşıyor 06 00:00:00.11.2024
•BASKF için neden Çetin Yıldız ve ekibi? 31 00:00:00.10.2024
•OKURUMUZDAN MEKTUP VAR!!! 09 00:00:00.10.2024
•Rakı-Balıktan sporcu ile ilgilenmeye fırsat bulamayan Osman Kılıç 16 00:00:00.09.2024
•Sevdası TÜRKİYE olanların adresi 03 00:00:00.09.2024
•Bursa Gençlik ve Spor’da Gökay AZAK büyük bir şanstır 14 00:00:00.08.2024
•Gürle üzerine yazmak 20 00:00:00.07.2024
•Akçe, spor malzemeleri ve Cem Gençoğlu 29 00:00:00.06.2024
•Rakı-Balık Osman Kılıç!!! 24 00:00:00.06.2024
•Orhangazi’nin Sözde Abdulhamid Han Sevdalıları 15 00:00:00.06.2024
•Çetin Yıldız ve BASKF 07 00:00:00.06.2024
•Siyaset vefa ister, vefa başarıyı getirir 05 00:00:00.06.2024
•Kız Meslek dediler, Kimya Lisesi Projesi yaptılar 31 00:00:00.05.2024
•Orhangazi siyaseti sil baştan 23 00:00:00.05.2024
•Hatipoğlu’ndan açıklama var… 20 00:00:00.05.2024
•19 Mayıs öncesi gençlere yapılan kabul edilemez 18 00:00:00.05.2024
•YILDIZ PARLAMADI, BEYGİR ŞAHLANMADI, ŞİMDİ SIRA ARPA’DA! 12 00:00:00.05.2024
•MUHTARLIKLARDA NELER OLUYOR? 18 00:00:00.04.2024
•ORHANGAZİ’DE “GÜLÜMSEMEK” İSTİYOR 15 00:00:00.04.2024
•ORHANGAZİ'NİN BEKA SORUNU BAKİ BEKÂR 04 00:00:00.04.2024
•Seçimin 'etkisiz elemanları' DEVA, Saadet, DP ve Gelecek 04 00:00:00.04.2024
•NEREDEN NEREYE? 20 00:00:00.02.2024
•KALDI MI GİDERAYAK DEVREDİLMEYEN BİR ŞEY? 11 00:00:00.02.2024
•BÜYÜK ACININ 1. YILINDA BURSA VE DEPREM 06 00:00:00.02.2024
•1 NİSAN 2024 SABAHI 05 00:00:00.02.2024
•İRFAN AYDIN’DAN DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR İZNİK PAYLAŞIMI 05 00:00:00.02.2024
•ANKETLER BİTTİ, TARTIŞMALARI BİTMİYOR 05 00:00:00.02.2024
•Evet, ATATÜRK Ne Güzel Bir Geceydi! 01 00:00:00.02.2024
•MADEM SEVDANIZ "ORHANGAZİ"!!! 24 00:00:00.01.2024
•GAZETECİLİK VEFADIR VEFA… 16 00:00:00.01.2024
•HATİPOĞLU DP’DEN ORTAK ADAY MI? 12 00:00:00.01.2024
•EMRAH KEÇİCİ BAŞARISI 12 00:00:00.01.2024
•Neler bırakmadık ki 2023’te! 03 00:00:00.01.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.