HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 OCAK 2026, CUMA

Sözlerin Tükendiği, Sessizliğin Kurumsallaştığı Bir Yılın Anatomisi

02.01.2026 00:00
2025 yılı Orhangazi için sadece sorunların biriktiği değil, aynı zamanda bu sorunlara karşı suskunluğun da sistematik hale geldiği bir yıl olarak geride kaldı. İlçenin sokaklarında biriken öfke, kahvehanelerde yapılan konuşmalar, esnafın her gün biraz daha boşalan dükkânları, gençlerin sahipsiz kalan hayalleri; hepsi ortak bir cümlede buluşuyor: Orhangazi yalnız bırakıldı. Bu yalnızlık, tek bir kurumun ya da tek bir yöneticinin değil, bir bütün olarak siyaset kurumunun ürettiği bir sonuçtur. Belediye suskun, muhalefet etkisiz, Bursa Büyükşehir Belediyesi vaatlerini unutmuş, iktidar ve muhalefet milletvekilleri ise ilçenin yolunu bile bilmez halde.
2025 yılı boyunca Orhangazi'de konuşulan her mesele, dönüp dolaşıp aynı noktaya geldi. Söz var, icraat yok. Proje var, takvim yok. Açıklama var, hesap yok.
Bu yıl Orhangazi Belediyesi, kentin temel sorunları karşısında neredeyse görünmez bir yönetim anlayışı sergiledi. Trafikten altyapıya, spordan çevreye kadar onlarca başlıkta ya hiçbir somut adım atılmadı ya da geçici çözümlerle meselelerin üzeri örtüldü. Belediye meclisi toplantıları, kentin gerçek gündeminin tartışıldığı bir platform olmaktan çıkıp, rutin kararların sessizce geçirildiği, itirazın olmadığı bir formaliteye dönüştü. Muhalefet partilerinin belediye meclis üyeleri ise adeta yok hükmünde kaldı. Ne bir kapsamlı araştırma önergesi, ne halkı bilgilendiren bir rapor, ne de kamuoyunda yankı uyandıracak bir çıkış…
2025 yılı Orhangazi'de muhalefetin de muhalefetsizliğe teslim olduğu yıl oldu; çünkü belediye meclisinde yer alan muhalefet partilerinin temsilcileri, kentin can alıcı sorunları karşısında ne ortak bir duruş sergileyebildi ne de kamuoyunda karşılık bulan güçlü bir siyasi refleks ortaya koyabildi. Trafik, gölün çekilmesi, sanayi baskısı, tarımın çöküşü, spor kulüplerinin ayakta kalma mücadelesi, belediyenin mali yapısına ilişkin belirsizlikler gibi onlarca başlık aylar boyunca konuşulurken, muhalefet cephesinden ne kapsamlı bir araştırma önergesi, ne hesap soran bir rapor, ne de vatandaşın önüne koyulmuş somut bir yol haritası görüldü; belediye meclisi toplantıları, itirazın ve denetimin merkezi olması gerekirken çoğu zaman sessizce izlenen, kararların otomatikleştiği bir onay mekanizmasına dönüştü ve bu tablo, Orhangazi'de muhalefetin yalnızca sayısal olarak değil, işlevsel olarak da etkisizleştiğini, eleştirinin yerini konforlu bir suskunluğun aldığını acı biçimde ortaya koydu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ise Orhangazi'ye verdiği sözleri tek tek unuttu. Yıllardır gündeme getirilen ulaşım projeleri, alternatif yol planları, toplu taşıma entegrasyonu ve göl çevresi düzenlemeleri konusunda 2025 boyunca kayda değer tek bir somut adım atılmadı. Büyükşehir yöneticileri Orhangazi'ye geldiğinde protokol fotoğrafları çekildi, masa başında iyi niyet cümleleri kuruldu ama ilçenin en yakıcı sorunları yine Orhangazi'nin omuzlarına bırakıldı. Bursa merkezine yapılan yatırımların gölgesinde Orhangazi, adeta haritanın kenarına itilmiş bir ilçe gibi muamele gördü.
Bu kayıtsızlığın en ağır bedeli yine günlük hayatta ödendi. Orhangazi'nin yolları, özellikle sanayi trafiğinin yoğunlaştığı bölgelerde artık güvenlik riski oluşturur hale geldi. İlçe merkezinden geçen ağır tonajlı araçlar, dar sokaklar, bakımsız asfaltlar ve çözülemeyen kavşak sorunları, yıl boyunca kazaları da beraberinde getirdi. Buna rağmen ne Büyükşehir'den ne de milletvekillerinden Orhangazi'ye özgü bir ulaşım politikası duymak mümkün oldu. Seçim dönemlerinde ilçenin her mahallesine giren, her köyüne uğrayan iktidar ve muhalefet milletvekilleri, 2025'te Orhangazi'nin hangi yolunun çöktüğünü, hangi mahallenin toz içinde kaldığını, hangi kavşağın ölüm saçtığını bilmeyecek kadar ilçeden uzaklaştılar.
Milletvekillerinin Orhangazi ile ilişkisi 2025 yılında neredeyse tamamen protokol ziyaretlerine ve sosyal medya paylaşımlarına indirgenmiş durumda kaldı. İlçenin gerçek gündemi Ankara'nın kürsülerine taşınmadı. İznik Gölü'nün çekilmesi, sanayi tesislerinin yeraltı sularını kontrolsüz kullanması, çiftçinin artan borç yükü, amatör spor kulüplerinin kapanma noktasına gelmesi gibi başlıklar Meclis'te güçlü biçimde dile getirilmedi. Orhangazi'nin adı, 2025 boyunca TBMM tutanaklarında neredeyse hiç geçmedi.
İznik Gölü ise bu yıl da yalnız bırakıldı. Su seviyesi her ay biraz daha düşerken, göl çevresindeki tarımsal sulama ve sanayi kullanımı konusunda bağlayıcı bir plan ortaya konmadı. Gölün sadece Orhangazi'nin değil, bütün bölgenin ekolojik sigortası olduğu gerçeği, siyasi söylemlerde yer bulsa da icraata dönüşmedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çevre vizyonu, Orhangazi kıyılarına kadar uzanmadı. Belediye, göl kıyısındaki düzensiz yapılaşmaya, atık sorunlarına ve plansız kullanıma karşı etkin bir denetim mekanizması kurmadı.
Tarım cephesinde ise 2025 yılı üreticinin daha da yalnızlaştığı bir dönem oldu. Zeytin üreticisi, üzüm üreticisi, sebze eken çiftçi; hepsi artan maliyetler karşısında destek mekanizmalarının yetersizliğinden şikâyet etti. Marmarabirlik etrafında dönen tartışmalar, üreticiyle kurum arasındaki bağın ne kadar zayıfladığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak ne Orhangazi Belediyesi ne Bursa Büyükşehir Belediyesi ne de milletvekilleri bu tablo karşısında üreticiyi rahatlatacak, uzun vadeli bir tarım politikası ortaya koydu.
2025 yılı Orhangazi'de eğitim alanında da kronikleşmiş sorunların çözümsüz bırakıldığı bir yıl olarak geride kaldı; ilçede artan öğrenci sayısına rağmen yeni okul yatırımlarının yetersizliği, mevcut binaların bakım ve güçlendirme ihtiyaçlarının ötelenmesi, ikili eğitimin hâlâ tam anlamıyla sona erdirilememesi ve özellikle kırsal mahallelerden merkez okullara ulaşımda yaşanan servis sıkıntıları, velileri ve öğretmenleri yıl boyunca tedirgin etti. Meslek liselerinin fiziki ve teknik altyapısının çağın gerisinde kalması, gençlerin nitelikli eğitim yerine günü kurtaran bir sistemin içine itilmesine yol açarken, rehberlik hizmetlerinin yetersizliği ve sosyal faaliyet alanlarının darlığı öğrencilerin psikososyal gelişimini de olumsuz etkiledi; bütün bu sorunlar defalarca dile getirilmesine rağmen 2025 boyunca Orhangazi'de eğitimi merkeze alan bütüncül bir planlama ortaya konulmadı ve ilçe, çocuklarının geleceğini erteleyen bir anlayışla baş başa bırakıldı.
Gençlik ve spor başlığı ise 2025'in en dramatik alanlarından biri olarak hafızalara kazındı. Amatör spor kulüpleri ayakta kalabilmek için hayırseverlerin, gönüllülerin ve birkaç idealist yöneticinin çabasına mahkûm edildi. Belediye destekleri yetersiz kaldı, tesisler bakımsızlıktan adeta çürümeye terk edildi. Sporun gençleri sokaktan kurtaran bir güç olduğu gerçeği herkes tarafından dile getirildi ama Orhangazi'de bu sözlerin karşılığı sahada görülmedi. 2025, Orhangazi gençliğinin sahipsiz bırakıldığı yıl oldu.
Esnaf ise 2025'i borçla, kira baskısıyla ve düşen alım gücüyle kapattı. İlçede ekonomik çeşitliliği artıracak yeni yatırımlar yapılmadı, yerel ticareti koruyacak politikalar geliştirilmedi. Zincir marketler büyürken mahalle bakkalları bir bir kepenk kapattı. Esnaf odalarının uyarıları, çarşıdaki feryatlar, yine karar vericilerin gündeminde arka sıralarda kaldı.
Bu tabloyu ortaya çıkaran şey sadece ekonomik koşullar değildir. Asıl mesele, Orhangazi'nin sorunlarını sahiplenen bir siyasal iradenin 2025 yılında ortaya çıkmamış olmasıdır. Belediye başkanı kentin mali durumunu şeffaf biçimde ortaya koymadı, belediye meclisindeki muhalefet bu suskunluğu delmedi, Bursa Büyükşehir Belediyesi Orhangazi'yi öncelikli yatırım alanı olarak görmedi, milletvekilleri ilçeyi Ankara'da güçlü biçimde temsil etmedi.
2025 yılı Orhangazi için kayıp bir yıl olarak kayda geçtiyse, bunun sebebi sadece bütçe yetersizliği ya da ekonomik kriz değildir. Bu kaybın temel nedeni, sözlerin unutulması, sorumlulukların ötelenmesi ve sessizliğin siyaset haline gelmiş olmasıdır.
Orhangazi, yeni yıla girerken artık yeni vaatler değil, tutulan sözler görmek istiyor. Yollarının hangi yıl yapılacağını, gölünün nasıl korunacağını, gencinin hangi sahada spor yapacağını, çiftçisinin hangi destekle ayakta kalacağını bilmek istiyor. Bu ilçenin insanları, fotoğraf karelerinde hatırlanmak değil, karar masalarında ciddiye alınmak istiyor.
2025 bitti. Geride kalan şey, bir ilçenin sabrının sınırlarına dayandığını gösteren ağır bir bilanço oldu. Eğer 2026'da da aynı suskunluk, aynı vurdumduymazlık ve aynı sorumsuzluk devam ederse, Orhangazi sadece bir yılını değil, geleceğini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu uyarı artık bir köşe yazısının değil, bütün bir kentin ortak çığlığının özetidir. Yüksel Akbayrak
 
Yüksel AKBAYRAK / TERS KÖŞE / diğer yazıları
•Sözlerin Tükendiği, Sessizliğin Kurumsallaştığı Bir Yılın Anatomisi 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPORUN MEZAR KAZICIS: BEKİR AYDIN 24 00:00:00.12.2025
•Orhangazi’de Eğitimi Yerle Bir Eden Sessizlik 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEN DEĞİL OYALANAN ORHANGAZİ: MUSTAFA BOZBEY BİR YILDA NE YAPTI, NEYİ YAPMADI? 10 00:00:00.12.2025
•LOZAN’IN YÜZYILLIK DİRENCİ VE PAPA ZİYARETİ 03 00:00:00.12.2025
•ÇOCUK HAKLARI KÂĞITTA VAR, SAHADA EKSİK 27 00:00:00.11.2025
•Son Başbuğ’un Türklük Vurgusu ve 10 Kasım’ın Anlamı 10 00:00:00.11.2025
•Milli Ekonominin Temeli Tarımdır 05 00:00:00.11.2025
•CUMHURİYET, dik durmanın, adam olmanın adıdır! 29 00:00:00.10.2025
• “İtin Havlamasıyla Çınar Sallanmaz” 22 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’de Siyaset: Menfaat mi, Memleket mi? 14 00:00:00.10.2025
•Velhasıl Bursa Sudan Değil, Susuzluktan İbarettir... 07 00:00:00.10.2025
•Hangi Gençlik? Hangi Ekonomi? Hangi Eğitim? 02 00:00:00.10.2025
•FUTBOL SAHADA DEĞİL, MONİTÖR BAŞINDA OYNANIYOR 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Günü’nün Gerçek Manası Üzerine 19 00:00:00.09.2025
•Halkın Gerçek Gündemi Nerede? 17 00:00:00.09.2025
•Bağımsızlık Bir Kimliktir 10 00:00:00.09.2025
•Boş Tencere Siyaseti Yıkar 03 00:00:00.09.2025
• Ağustos Türklüğün Zaferlerle Yoğrulmuş Ayı 29 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’DE SPORUN ÇÖKÜŞÜ: 20 00:00:00.08.2025
•Orhangazi: Kaybolan Potansiyelin Hikâyesi 12 00:00:00.08.2025
•Depremi unutan geleceğini gömer! 05 00:00:00.08.2025
•İklim Kanunu Sonrası Orman Yangınları ve Doğa Katliamları: Ülkemizin Vahim Tablosu ve Yasal Mücadeledeki Eksikler 29 00:00:00.07.2025
•Kağan Usta’dan Gençliğe Yatırım, Bekir Aydın’dan Ücretli Tesis! 24 00:00:00.07.2025
•Bir Ahırın Sessizliği 15 00:00:00.07.2025
•“Zulme Boyun Eğmeyenlerin Efendisi: Hz. Hüseyin” 05 00:00:00.07.2025
•Hücrede Doğan Siyasi Cazibe: Ümit Özdağ ve Yeni Neslin Sessiz Haykırışı 02 00:00:00.07.2025
•150 GÜNÜN ARDINDAN ORHANGAZİ 25 00:00:00.06.2025
•“Hedef Türkiye” Gerçeği: Bir Uyarının Gölgesinde 20 Yıl 18 00:00:00.06.2025
•Ekonomik Gerçekler ve Çözüm Arayışları 11 00:00:00.06.2025
•İznik’te Sessiz Ama Derin Bir Değişim 29 00:00:00.05.2025
•ADD Aile Şirketi Değildir, Egoların Gölgesi Hiç Değildir ADD: Açılımı Artık “Aile Dostları Derneği” mi? 21 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs bir uyanış, bir itiraz, bir meydan okumadır 18 00:00:00.05.2025
•Sadabat Paktı Krizler İçinde Doğunun Ortak Aklı 13 00:00:00.05.2025
•"Sadece Bir Kişiye Değil, Bir Duruşa Saldırıdır Bu" 05 00:00:00.05.2025
•Hayalden Hakikate 22 00:00:00.04.2025
•TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR DÖNEMEÇ İKLİM YASASI VE DEVLETİN STRATEJİK KARARLARI 16 00:00:00.04.2025
•Sosyal Devlet, Milli Devlet ve Atatürkçü Duruşun Mirasçısı 14 00:00:00.04.2025
•En yüce değer ADALET 09 00:00:00.04.2025
•İklim Kanunu’na Karşı Çıkmalıyız! 26 00:00:00.03.2025
•OĞUZ TÖRESİ VE ÇANAKKALE - ATATÜRK'SÜZ ZAFER OLMAZ! 18 00:00:00.03.2025
•Bir Milletin Ruhunu Yaşatan Tarihler 12 Mart ve 14 Mart 12 00:00:00.03.2025
•Oğuz Kağan'dan Atatürk'e Uzanan Kutsal Miras Türk Kadını 07 00:00:00.03.2025
•Güçlü Türkiye için: İklim yasasına hayır! 04 00:00:00.03.2025
•AYNI SENARYO, AYNI FİGÜRANLAR 24 00:00:00.01.2024
•CHP ORHANGAZİ’DE NEREYE KOŞUYOR? 12 00:00:00.01.2024
•HAKSIZLIKLARA ve BASKILARA RAĞMEN... 03 00:00:00.01.2024
•CHP’DE AKIL TUTULMASI MI YAŞANIYOR? 27 00:00:00.12.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.