HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 ŞUBAT 2026, ÇARŞAMBA

Bursa’nın Sessizliği, Orhangazi’nin Yükü ve Kutlu Parti’nin Açtığı Gedik

03.02.2026 00:00
Bursa'da siyaset uzun süredir garip bir konfor alanına sıkışmış durumda. Kentin kronikleşmiş sorunları herkesin malumu, Orhangazi'de yaşananlar yıllardır konuşuluyor, yazılıyor, belgeleniyor. Buna rağmen Bursa milletvekillerinin, Bursa'da siyaset yapan il başkanlarının ve etkili pozisyonlardaki birçok ismin bu dosyalara karşı sergilediği tutum değişmiyor: Görmezden gelmek, geçiştirmek, susmak. Oysa Orhangazi'de yaşananlar ne küçük bir ilçe meselesi ne de yerel bir polemik. Bu başlıklar, Bursa'nın yönetim anlayışını, denetim refleksini ve siyasi samimiyetini doğrudan ilgilendiriyor.
Tam da bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: Aynı şehirde siyaset yapanlar, aynı kenti temsil edenler, aynı Meclis sıralarında oturanlar neden bu kadar duyarsız? Orhangazi'de çevreyle, şehircilikle, kamu projeleriyle, kamunun malıyla ilgili bu kadar ciddi iddialar varken, Bursa'nın seçilmiş ve yetkili isimleri neden sürekli temkinli bir suskunluğu tercih ediyor? Bu sessizlik artık "bilgi eksikliği" ile açıklanamaz. Dosyalar ortada, uyarılar ortada, yaşananlar ortada.
Bu suskunluğun karşısında yıllardır başka bir hat var. Yerel ölçekte ama ulusal sorumluluk bilinciyle hareket eden  ve Genel Koordinatörü İrfan Aydın, Orhangazi'deki sorunları ısrarla gündemde tuttu. Bu ısrar, kişisel bir çıkıştan çok, siyasete yöneltilmiş açık bir çağrıydı: Gelin, bakın, sorun, takip edin. Ancak bu çağrıya uzun süre Bursa siyasetinden güçlü bir karşılık gelmedi. Milletvekilleri suskun kaldı, il başkanları risk almaktan kaçındı, dosyalar görmezden gelindi.
İşte tam bu boşlukta Kutlu Parti'nin Orhangazi ve Bursa başlıklarını açık biçimde sahiplenmesi, Bursa siyasetinde dengeleri sarsan bir gelişme oldu. Kutlu Parti'nin yalnızca Orhangazi'ye değil, Bursa genelinde çevre, şehircilik, kamu denetimi ve sosyal sorunlara dair yaptığı açıklamalar, siyasetin kaçındığı alanlara bilinçli bir giriş anlamı taşıyor. Parti yönetiminin, Orhangazi'de yıllardır dile getirilen meseleleri raporlar, basın açıklamaları ve siyasi değerlendirmelerle ulusal gündeme taşıması, şu gerçeği ortaya koydu: Bu sorunlar konuşulabiliyormuş; yeter ki konuşmak isteyen olsun.
Siyaset yaptığım dönemde tanıdığım Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, klasik siyasi kalıplara kolay sığmayan bir profildi. Onu farklı kılan yalnızca akademik birikimi ya da tarih alanındaki çalışmaları değildi; meseleye bakarken gösterdiği netlik ve tavizsiz duruştu. Konuşurken kelimelerini tartarak ama gerçeği de eğip bükmeden ifade ederdi. Siyasetin çoğu zaman gri alanlarda dolaşmayı sevdiği bir zeminde, Halaçoğlu'nun siyah ile beyazı ayırma konusundaki ısrarı dikkat çekiciydi. Devlet, millet, kamu malı ve tarih bilinci gibi kavramları birer slogan olarak değil, sorumluluk alanı olarak ele alırdı.
O dönemde edindiğim en güçlü izlenim şuydu: Yusuf Halaçoğlu için siyaset, kişisel kariyer ya da günü kurtarma sanatı değildi. Aksine, bedeli ne olursa olsun doğru bildiğini söyleme mecburiyetiydi. Popüler olana yaslanmak yerine, doğru olduğuna inandığı yerde durmayı tercih ederdi. Bu tavır, zaman zaman yalnız kalmasına yol açsa da onu geri adım atan biri yapmadı. Bugün geriye dönüp baktığımda, siyasette sıkça rastlanmayan bu tutarlılığın ve fikri omurganın, Halaçoğlu'nu tanımlayan en belirgin özellik olduğunu daha net görüyorum.
Kutlu Parti'nin bu yaklaşımı, Bursa'daki diğer siyasi aktörler için de rahatsız edici bir ayna işlevi görüyor. Çünkü artık "bu konu yerel", "bu mesele hassas", "zamanı değil" gibi bahanelerin geçerliliği kalmıyor. Orhangazi'de konuşulanlar Bursa'nın geneline dair uyarılar içeriyor. Çevre tahribatı, plansızlık, denetimsizlik ve kamu yararı tartışmaları, yalnızca bir ilçenin değil, tüm kentin geleceğini ilgilendiriyor. Kutlu Parti'nin yaptığı tam olarak bu bağlantıyı kurmak oldu.
Asıl sorgulanması gereken nokta da burada başlıyor. Aynı Bursa'da siyaset yapan diğer partiler ve temsilciler, neden bu netliği gösteremedi? Neden Orhangazi dosyaları Meclis'te güçlü biçimde dile getirilmedi? Neden Bursa'nın il başkanları, kent merkezinde yüksek perdeden konuşurken ilçelerde yaşanan somut sorunlara karşı aynı cesareti göstermedi? Bu sorular artık havada kalmıyor; Kutlu Parti'nin çıkışıyla birlikte daha yüksek sesle soruluyor.
Bugün Orhangazi üzerinden yürüyen tartışma, gerçekte Bursa siyasetinin vicdan testidir. Bir yanda yıllardır yazan, uyaran, bedel ödeyen yerel bir medya çizgisi; diğer yanda uzun süre sessiz kalan bir siyaset pratiği; ve şimdi bu sessizliği bozan, Orhangazi ve Bursa sorunlarını sahiplenen bir siyasi irade. Kutlu Parti'nin attığı adımlar, her şeyi bir anda çözmez. Ancak şunu net biçimde gösterir: İsteyen, risk alan ve sorumluluk üstlenen siyaset, yerel sorunları ulusal gündeme taşıyabilir.
Bursa için artık temel mesele nettir: Açılan bu gedikten kimler geçecek, kimler alışılmış suskunluk hattında kalmayı sürdürecek? Çünkü siyaset yalnızca kürsülerden yükselen cümlelerle değil, bilerek kurulmamış cümlelerle de kayda girer. Orhangazi'de yaşananlar geçici bir gündem değildir; görmezden gelinse de silinmez, ertelense de ortadan kalkmaz. Bursa'nın yapısal sorunları da aynı şekilde hafızaya yazılmıştır.
Bu noktada yıllardır ısrarla altı çizilmesi gereken bir gerçek daha vardır:  ve Genel Koordinatörü İrfan Aydın'ın ortaya koyduğu gazetecilik çizgisi, yalnızca haber üretmekten ibaret değildir. Bu çizgi, siyasete yöneltilmiş açık bir sorumluluk çağrısıdır. Bugün Orhangazi ve Bursa başlıklarının daha yüksek sesle konuşulabiliyor olması, bu ısrarın ve bedel ödemeyi göze alan duruşun doğal sonucudur. Tarih, her zaman olduğu gibi, kimlerin gerçeğin yanında durduğunu, kimlerin sessizliği tercih ettiğini ayırt edecek ve bunu kayda geçirecektir.
 
Yüksel AKBAYRAK / TERS KÖŞE / diğer yazıları
•Bursa’nın Sessizliği, Orhangazi’nin Yükü ve Kutlu Parti’nin Açtığı Gedik 03 00:00:00.02.2026
•Orhangazi’nin Geleceğini Karartan Zihniyet: İktidar da Aynı, Muhalefet de 28 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ BELEDİYESİ ŞİRKET GİBİ YÖNETİLMEZ 20 00:00:00.01.2026
•TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR? 15 00:00:00.01.2026
•Susmayan Kalemler, Direnen Vicdanlar 11 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE KRİZİN VE SORUNUN ADI: BEKİR AYDIN 07 00:00:00.01.2026
•Sözlerin Tükendiği, Sessizliğin Kurumsallaştığı Bir Yılın Anatomisi 02 00:00:00.01.2026
•ORHANGAZİ’DE SPORUN MEZAR KAZICIS: BEKİR AYDIN 24 00:00:00.12.2025
•Orhangazi’de Eğitimi Yerle Bir Eden Sessizlik 17 00:00:00.12.2025
•YÖNETİLEN DEĞİL OYALANAN ORHANGAZİ: MUSTAFA BOZBEY BİR YILDA NE YAPTI, NEYİ YAPMADI? 10 00:00:00.12.2025
•LOZAN’IN YÜZYILLIK DİRENCİ VE PAPA ZİYARETİ 03 00:00:00.12.2025
•ÇOCUK HAKLARI KÂĞITTA VAR, SAHADA EKSİK 27 00:00:00.11.2025
•Son Başbuğ’un Türklük Vurgusu ve 10 Kasım’ın Anlamı 10 00:00:00.11.2025
•Milli Ekonominin Temeli Tarımdır 05 00:00:00.11.2025
•CUMHURİYET, dik durmanın, adam olmanın adıdır! 29 00:00:00.10.2025
• “İtin Havlamasıyla Çınar Sallanmaz” 22 00:00:00.10.2025
•Orhangazi’de Siyaset: Menfaat mi, Memleket mi? 14 00:00:00.10.2025
•Velhasıl Bursa Sudan Değil, Susuzluktan İbarettir... 07 00:00:00.10.2025
•Hangi Gençlik? Hangi Ekonomi? Hangi Eğitim? 02 00:00:00.10.2025
•FUTBOL SAHADA DEĞİL, MONİTÖR BAŞINDA OYNANIYOR 25 00:00:00.09.2025
•Gaziler Günü’nün Gerçek Manası Üzerine 19 00:00:00.09.2025
•Halkın Gerçek Gündemi Nerede? 17 00:00:00.09.2025
•Bağımsızlık Bir Kimliktir 10 00:00:00.09.2025
•Boş Tencere Siyaseti Yıkar 03 00:00:00.09.2025
• Ağustos Türklüğün Zaferlerle Yoğrulmuş Ayı 29 00:00:00.08.2025
•ORHANGAZİ’DE SPORUN ÇÖKÜŞÜ: 20 00:00:00.08.2025
•Orhangazi: Kaybolan Potansiyelin Hikâyesi 12 00:00:00.08.2025
•Depremi unutan geleceğini gömer! 05 00:00:00.08.2025
•İklim Kanunu Sonrası Orman Yangınları ve Doğa Katliamları: Ülkemizin Vahim Tablosu ve Yasal Mücadeledeki Eksikler 29 00:00:00.07.2025
•Kağan Usta’dan Gençliğe Yatırım, Bekir Aydın’dan Ücretli Tesis! 24 00:00:00.07.2025
•Bir Ahırın Sessizliği 15 00:00:00.07.2025
•“Zulme Boyun Eğmeyenlerin Efendisi: Hz. Hüseyin” 05 00:00:00.07.2025
•Hücrede Doğan Siyasi Cazibe: Ümit Özdağ ve Yeni Neslin Sessiz Haykırışı 02 00:00:00.07.2025
•150 GÜNÜN ARDINDAN ORHANGAZİ 25 00:00:00.06.2025
•“Hedef Türkiye” Gerçeği: Bir Uyarının Gölgesinde 20 Yıl 18 00:00:00.06.2025
•Ekonomik Gerçekler ve Çözüm Arayışları 11 00:00:00.06.2025
•İznik’te Sessiz Ama Derin Bir Değişim 29 00:00:00.05.2025
•ADD Aile Şirketi Değildir, Egoların Gölgesi Hiç Değildir ADD: Açılımı Artık “Aile Dostları Derneği” mi? 21 00:00:00.05.2025
•19 Mayıs bir uyanış, bir itiraz, bir meydan okumadır 18 00:00:00.05.2025
•Sadabat Paktı Krizler İçinde Doğunun Ortak Aklı 13 00:00:00.05.2025
•"Sadece Bir Kişiye Değil, Bir Duruşa Saldırıdır Bu" 05 00:00:00.05.2025
•Hayalden Hakikate 22 00:00:00.04.2025
•TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR DÖNEMEÇ İKLİM YASASI VE DEVLETİN STRATEJİK KARARLARI 16 00:00:00.04.2025
•Sosyal Devlet, Milli Devlet ve Atatürkçü Duruşun Mirasçısı 14 00:00:00.04.2025
•En yüce değer ADALET 09 00:00:00.04.2025
•İklim Kanunu’na Karşı Çıkmalıyız! 26 00:00:00.03.2025
•OĞUZ TÖRESİ VE ÇANAKKALE - ATATÜRK'SÜZ ZAFER OLMAZ! 18 00:00:00.03.2025
•Bir Milletin Ruhunu Yaşatan Tarihler 12 Mart ve 14 Mart 12 00:00:00.03.2025
•Oğuz Kağan'dan Atatürk'e Uzanan Kutsal Miras Türk Kadını 07 00:00:00.03.2025
•Güçlü Türkiye için: İklim yasasına hayır! 04 00:00:00.03.2025
•AYNI SENARYO, AYNI FİGÜRANLAR 24 00:00:00.01.2024
•CHP ORHANGAZİ’DE NEREYE KOŞUYOR? 12 00:00:00.01.2024
•HAKSIZLIKLARA ve BASKILARA RAĞMEN... 03 00:00:00.01.2024
•CHP’DE AKIL TUTULMASI MI YAŞANIYOR? 27 00:00:00.12.2023
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
logo

   E-posta: bilgi(@)ucuncugozgazetesi.com
Tüm hakları Üçüncü Göz Gazetesi adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.